Türkiye, hapis cezaları ve tutuklamalarla Avrupa birincisi oldu
Avrupa Konseyi ile Lozan Üniversitesi tarafından hazırlanan “Avrupa’da Hapishaneler ve Mahpuslar 2025: SPACE I Araştırması” raporunu yayınladı. Avrupa Konseyi üyesi 46 ülkedeki 51 hapishane idaresinden toplanan verileri içeren rapor, Türkiye’nin mahpus oranı, hapishane yoğunluğu, hapse giriş oranı ve personel başına düşen mahpus sayısı bakımından Avrupa’nın en yüksek değerlerine sahip ülkesi olduğuna yer verdi.
ÖHD’den Marmara hapishaneleri raporu: Ayrımcı infaz politikalarına ve tecride son verilsin
Her 100 bin kişiden 458’i mahpus
Gündem Hapishane’nin yer alan habere göre, 31 Ocak 2025 itibarıyla Türkiye hapishanelerinde bulunan toplam tutuklu ve hükümlü sayısı 392 bin 456 olarak kaydedildi. Her 100 bin kişiye düşen 458,1 mahpus oranıyla Türkiye, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor.
Avrupa genelinde ortalama mahpus oranı her 100 bin kişide 127 seviyesinde. Türkiye’yi 271 mahpus oranıyla Azerbaycan, 245 ile Moldova ve 232 ile Gürcistan takip ediyor. Buna karşılık, listenin en altında yer alan Norveç’te bu oran 54, Hollanda’da 55, Finlandiya’da ise 58.
Son 10 yılda iki katından fazla artış
Rapordaki uzun dönemli eğilimler, Türkiye’de hapishane nüfusunun son yıllarda belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor. 2015 yılında her 100 bin kişiye düşen mahpus sayısı 223,3 iken, 2025 yılında bu sayı 458,1’e yükseldi. Böylece son 10 yılda hapsedilme oranında yüzde 105’in üzerinde bir artış gerçekleşti.
İHD’den ‘kuyu tipi’ hapishaneler için kapatma çağrısı: "Bu mimari bir işkencedir"
Pandemi döneminde çıkarılan infaz düzenlemeleri ve tahliyeler nedeniyle 2020 yılında 257,2’ye kadar gerileyen mahpus oranı, sonraki yıllarda yeniden yükselişe geçti. 2020-2025 dönemindeki artış oranı yaklaşık yüzde 78 olarak hesaplandı. Veriler, Türkiye’deki mahpus nüfusundaki artışın son yıllarda Avrupa ortalamasının belirgin biçimde üzerinde seyrettiğine işaret ediyor.
Hapishanelerde yoğunluk Avrupa’nın en yüksek seviyelerinde
Rapordaki uzun dönemli eğilimler, Türkiye’de hapishane nüfusunun son yıllarda belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor. 2015 yılında her 100 bin kişiye düşen mahpus sayısı 223,3 iken, 2025 yılında bu sayı 458,1’e yükseldi. Böylece son 10 yılda hapsedilme oranında yüzde 105’in üzerinde bir artış gerçekleşti.
Hapishane doluluk oranı yüzde 133'ü aştı
Pandemi döneminde çıkarılan infaz düzenlemeleri ve tahliyeler nedeniyle 2020 yılında 257,2’ye kadar gerileyen mahpus oranı, sonraki yıllarda yeniden yükselişe geçti. 2020-2025 dönemindeki artış oranı yaklaşık yüzde 78 olarak hesaplandı. Veriler, Türkiye’deki mahpus nüfusundaki artışın son yıllarda Avrupa ortalamasının belirgin biçimde üzerinde seyrettiğine işaret ediyor.
Hapishanelerde yoğunluk Avrupa’nın en yüksek seviyelerinde
Türkiye’deki ceza infaz kurumlarının resmi kapasitesi 299 bin 880 kişi olarak bildirildi. Ayrıca hapishanelerde bulunan toplam mahpus sayısı 392 bin 456. Bu durum, her 100 kişilik kapasiteye karşılık 130,9 mahpusun bulunduğu anlamına geliyor. Avrupa genelinde ortalama hapishane yoğunluğu ise 86 seviyesinde bulunuyor.
Rapora göre Slovenya (yüzde 134), Türkiye (yüzde 130,9) ve Fransa (yüzde 130,9) hapishane yoğunluğu bakımından Avrupa’nın en yüksek değerlerine sahip ilk üç ülke. Bu ülkeleri Hırvatistan (yüzde 122,5) ve İtalya (yüzde 120,7) izliyor.
Türkiye tarafından rapora iletilen açıklamada, kapasite aşımının ek yatak ve ranzalarla yönetildiği, buna rağmen tüm tutuklu ve hükümlüler için gece barınma imkanının yasalar doğrultusunda sağlandığı belirtiliyor.
Ayrıca rapor metodolojisinde yüzde 110 barajının üzeri “ciddi aşırı kalabalık” olarak sınıflandırılıyor ve bu ilk 10 ülkenin tamamı söz konusu kritik eşiği aşmış durumda.
Kuyu tipi hapishaneler: Tecritin ve izolasyonun derinleştiği yeni cezaevi rejimi
Kadın mahpus oranı Avrupa ortalamasının altında
Türkiye’deki hapishane nüfusunun yüzde 4,4’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu oran, yüzde 5,8 seviyesindeki Avrupa ortalamasının altında kalıyor. Raporda Türkiye, kadın mahpus oranı bakımından Avrupa geneline göre düşük orana sahip ülkeler arasında yer alıyor.
Avrupa’da kadın mahpus oranının en yüksek olduğu ilk 5 ülke sırasıyla şunlardır: Andorra (yüzde 12,5), İzlanda (yüzde 12,1), Monako (yüzde 10,5), San Marino (yüzde 9,5) ve Liechtenstein (yüzde 9,1).
Bu sıralamayı nüfusu 1 milyonun üzerindeki ülkeler bazında incelediğimizde ise ilk üç sırada Macaristan (yüzde 8,8), Çekya (yüzde 8,6) ve İsveç (yüzde 7,9) var.
Yabancı mahpus oranı düşük
Türkiye’de yabancı uyruklu mahpusların toplam hapishane nüfusu içindeki payı yüzde 3,8 olarak kaydedildi. Avrupa genelinde yabancı mahpus oranı ortalaması yüzde 26,4 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde Türkiye oldukça düşük bir orana sahip.
Avrupa’da yabancı mahpus oranının en yüksek olduğu ilk 5 ülke şu şekilde sıralanıyor: Liechtenstein (yüzde 100), Monako (yüzde 89,5), Lüksemburg (yüzde 78,1), İsviçre (yüzde 72,5) ve Andorra (yüzde 72,2). Nüfusu 1 milyonun üzerindeki ülkeler arasında ise İsviçre’yi yüzde 53 ile Avusturya, yüzde 52 ile Slovenya ve Yunanistan takip ediyor.
Hapishanelerde 3 bin 890 çocuk bulunuyor
Türkiye’deki ceza infaz kurumlarında bulunan 18 yaş altı çocuk ve genç mahpus sayısı 3 bin 890. Bunların 479’u çocuk eğitimevlerinde tutuluyor.
Rapora göre ayrıca 0-6 yaş arası 944 çocuk, anneleriyle birlikte hapishanelerde yaşamını sürdürüyor. Bu sayı, veri paylaşan Avrupa Konseyi ülkeleri arasında en yüksek mutlak değer olarak öne çıkıyor.
Suç türlerinde yöntem farkı dikkat çekiyor
Türkiye’de hükümlülerin suç dağılımı incelendiğinde uyuşturucu suçları yüzde 39,8 ile ilk sırada yer alıyor. Hırsızlık suçları yüzde 33,2, cinayet ve cinayete teşebbüs suçları ise yüzde 11,1 oranında görülüyor. Ancak raporda bu verilerin diğer ülkelerle doğrudan karşılaştırılmaması gerektiği konusunda metodolojik bir uyarı var.
Avrupa ülkelerinin büyük bölümü istatistiklerinde yalnızca kişinin aldığı en ağır cezayı yani “ana suçu” esas alırken, Türkiye bir kişinin hüküm aldığı tüm suçları kayıt altına alıyor. Raporda Türkiye’de hükümlü başına ortalama 1,4 suç düştüğü belirtiliyor. Bu yöntem farklılığı, belirli suç kategorilerindeki oranların diğer ülkelere kıyasla daha yüksek görünmesine neden olabiliyor.
Tutuklu oranı Avrupa ortalamasının altında
Türkiye’de cezası henüz kesinleşmeyen tutukluların toplam cezaevi nüfusu içindeki oranı yüzde 14,4 olarak hesaplandı. Avrupa genelinde ortalama tutukluluk oranı ise yüzde 30,3 seviyesinde bulunuyor.
Marmara hapishanelerinde üç ayda 1249 hak ihlali gerçekleşti
Bununla birlikte rapor, Türkiye’de ilk derece mahkemesinde ceza almış ancak dosyası istinaf veya Yargıtay incelemesinde bulunan “hükümözlü” kişilerin resmi olarak “hükümlü” kategorisinde değerlendirildiği belirtiliyor. Bu nedenle tutuklu oranlarına ilişkin uluslararası karşılaştırmaların dikkatli yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Uzun süreli hapis cezaları öne çıkıyor
Türkiye’de cezası kesinleşmiş mahpusların önemli bir bölümü uzun resmi sürelerle hapis cezası çekiyor. 10 ila 20 yıl arasında hapis cezası bulunan kişi sayısı 70 bin 263 olarak kaydedildi. 20 yıl ve üzeri ceza alanların sayısı 57 bin 347’ye ulaştı. Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunan mahpus sayısı ise 13 bin 50 olarak açıklandı.
Personel başına düşen mahpus sayısında Avrupa’da zirve
Türkiye, ceza infaz kurumu personeli üzerindeki yük bakımından da Avrupa’nın en yüksek oranına sahip ülkesi konumunda. Avrupa genelinde bir personele düşen ortalama mahpus sayısı 1,7 iken, Türkiye’de bu sayı 4,6.
Açlık grevleri 145 günü aştı: Kuyu Tipi Hapishaneler kapatılsın
Başka bir ifadeyle Türkiye’de bir personelin sorumluluğundaki mahpus sayısı Avrupa ortalamasının yaklaşık 2,7 katı düzeyinde bulunuyor. Personel üzerindeki iş yükü sıralamasında Türkiye’yi 2,6 ile Sırbistan, 2,5 ile Yunanistan ve 2,4 ile Polonya takip ediyor.
Bir yılda 457 bin kişi hapishaneye girdi
Rapordaki bir yıllık akış verileri, Türkiye’nin yalnızca yüksek mahpus nüfusuna değil, aynı zamanda Avrupa’nın en yoğun hapishane giriş trafiğine sahip ülkesi olduğunu ortaya koyuyor. 2024 Ocak ve 2025 Ocak arasında Türkiye hapishanelerine toplam 457 bin 175 giriş gerçekleşirken, 345 bin 89 tahliye işlemi yapıldı.
Her 100 bin kişi başına düşen 534 giriş oranıyla Türkiye, Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. Bu hareketlilik sonucunda ceza infaz sisteminin yıllık devir oranı yüzde 45,4 olarak açıklandı.
Hapishanelerde 745 ölüm, 54’ü intihar
2024 yılı boyunca Türkiye ceza infaz kurumlarında toplam 745 ölüm gerçekleşti. Bu ölümlerin 54’ü intihar, 2’si ise cinayet kaynaklı olarak kaydedildi. Her 10 bin mahpus başına düşen intihar oranı Türkiye’de 1,4 olarak hesaplandı. Bu değerle Türkiye, Avrupa’nın düşük intihar oranına sahip ülkeleri arasında yer alıyor.
Avrupa genelinde ortalama genel ölüm oranı her 10 bin mahpusta 11,3 iken, ortalama intihar oranı ise 11,3 seviyesinde. Rapora göre Avrupa’da her 10 bin mahpusta ölüm oranının en yüksek olduğu ilk 5 ülke şunlar: Andorra (138,9), Bulgaristan (105,5), Kuzey Makedonya (71,2), Arnavutluk (70,6) ve Azerbaycan (63,6).
Avrupa’da her 100 bin mahpusta intihar oranının en yüksek olduğu ilk 5 ülke ise şu şekilde sıralanıyor: Andorra (138,9), İzlanda (71,4), Litvanya (29,2), Danimarka (19,1) ve Fransa (17,2).
Resmi kayıtlara göre 8 firar
Türkiye, bir yıllık süreç için toplam 8 firar vakası bildirdi. Rapordaki metodolojik notta, açık hapishanelerden veya çocuk eğitimevlerinden izinli ya da izinsiz ayrılmaların Türkiye’de teknik olarak “firar” olarak değil, disiplin ihlali kapsamında değerlendirildiği belirtiliyor. Bu nedenle firar verilerinin diğer ülkelerle karşılaştırılmasında tanım farklılıklarının dikkate alınması gerekiyor.
(FY)