BİANET'TE STAJYER OLMAK
“Neler oluyor hayatta?”: Üçüncü göz olmayı öğrenmek
Gerçek olan ve olmayan rüyalar üzerine.
bianet’te staj yapmak birçok sıfatla tarif edilebilir bir tecrübe. Benim için bunlardan birinin “rüya gibi” olduğunu söylemek hata olmaz. Bir ay boyunca haber merkezinin kalbinde olmak çok besleyici bir deneyimdi.
Ofise geldiğim ilk günden itibaren bianet’in habercilik sürecine birinci elden tanık olma şansı elde ettim. Ofisteki küçücük ekip tam anlamıyla harıl harıl çalışıyordu ama bir yandan herkes işine öylesine aşıktı ve tutkuyla çalışıyordu ki ofiste ne kadar büyük işler bitirildiğini fark etmek için siteye bakmam gerekti. Resmen editörler şen şakrak masalarında başındayken internet sitesinde dünyalar kadar haber yazılmış, çevrilmiş. Bu çalışma şevki, ve bianet gazetecilerinin işlerine olan sevgisi beni ilk günden büyüledi.
Bu dünyanın içine girmenin çok zor olacağını ve fazla antrenman gerektireceğini düşündüm ilk başta, sonuçta kendine gazeteci diyebilmek zaten zorken gazetecilik yapmak daha da zordur diye varsaydım. Ofiste geçireceğim bir ay boyunca stereotipik bir staj deneyiminde olduğu gibi “burnumu sürteceğimi” düşündüm aslında. Daha sonra ise katıldığım ilk gündem toplantısında bana neler üzerine çalışacağım ve gündemimi nelerin kapladığı soruldu. Başka bir yerde bir stajyer olarak bu kadar ciddiye alınmayacağımı biliyorum.
Bu bir ay boyunca kendimi bir stajyerden ziyade gazeteci adayı gibi hissettim. Gündem toplantılarında üzerine çalışmak istediğim haberlerden bahsettiğimde hiçbiri için “Senin boyunu aşar.” denmedi. Aksine, daha ilk haftamda telefon numaraları iletildi bana, röportajlar yaptım. Bu bana o kadar özgüven kattı ki, bu işi gerçekten yapabileceğimi düşündüm ve ciddiye alındığımı iliklerime kadar hissettim. Burada kimse beni “toy bir stajyer” olarak görmedi ve ben de bu güvenle hiçbir zaman ne soru sormaktan ne de öğrenmekten çekindim. Stajım boyunca sayamayacağım kadar insandan görüş aldım; onlara sorular hazırladım, objektif şekilde görüşmeye gayret ettim, seslerini kaydettim, kayıtları defalarca dinledim, yazıya geçirdim, bağlamından koparmadan haberlerimde kullandım. Bütün bu süreç bana iyi bir amaca hizmet ettiğimi hissettirdi. Bir nevi gazeteci taklidi yaptım, zamanla yaptığım şeyden emin olmaya başlayıp kendimi gazeteci gibi bile hissettim.
Stajımdan önce gazetecilik benim için çok güçlü bir meslekti. Hala da gazetecilerin çok güçlü olduklarını düşünüyorum. bianet’teki ikinci günümde basın mensubu olmak benim çok değerli ve güzel bir ana tanıklık etmemi sağladı: Ağır Ceza Mahkemesi’ne elimi kolumu sallayarak girip bir sosyalistin tahliyesini izledim. Üçüncü bir göz olarak her an her yerde bulunabilme hakkına sahip olmak benim için en kıymetli ayrıcalıklardan biri. Kendim pek deneyimlememiş olsam da zorluklarını görmezden gelmeye değecek bir ayrıcalık bence. Adliyede insanların stresine, direnişine tanık oldum, ardından da sevinçlerine.
Gazetecilik bana sorulursa bir çeşit tanıklık. Masamın başında oturup yurt dışından haberler yaparken de elim Kenya’ya, Bolivya’ya ve Yunanistan’a uzadı. Masamdan kalkmadan yaptığım tanıklık bile bana dokundu, bir an kendimi Kenya’daki protestolara gözüm dolmuş halde buldum. Sonra da tanıklığımı başkalarına aktardım. Bana gazeteciliğin rüya gibi gelen kısmı da zaten tanıklıklarıma başkalarının tanıklık edip fikir oluşturmaları. bianet hakkı odağına alarak benimsediği gazetecilikle insanlara fikir veriyor ve onlarda tepki oluşmasını sağlıyor. Bence bu saydıklarımdan daha değerli güçlere gazetecilerden başka kimse sahip değil.
Gazeteciliğin benim için bu kadar keyifli olacağını yapana kadar bilmiyordum. Tanıklığın yanı sıra sesimi duyurabiliyor olmak benim için çok etkileyici. Yazdıklarımı birilerinin okuyor olması bende devam etmek için büyük bir heves bıraktı. Bir sesim olduğunu insanlar okuyana kadar fark etmemiştim gibi neredeyse. İşin en güzel kısımlarından biri ise ana dilimde sese kavuşabilmekti sanırım. bianet’te Kürtçe çeviri yapma fırsatım oldu ve ben nasıl ki ana dilimde ses çıkarabildiysem insanlar da ana dillerinde bu sesi dinleyebildi. Bu alışveriş beni çok heyecanlandırıyor, gördüğüm kadarıyla gazeteciliğin kalbinde de bu alışveriş yatıyor.
Benim için gazetecilik duygu yüklü ve ağır sorumluluklara sahip olunan bir işmiş, bunu gördüm. bianet’te geçirdiğim bir ay gerek öğrendiklerimle gerekse tanıştıklarımla unutulmayacak bir tecrübeydi.
Ji bo her tiştî gelek spas. Bi silaven û hezkirin ji bo hemû cîhanê! (Her şey için çok teşekkürler. Tüm dünyaya selamlar ve sevgilerle!)
(EK/NÖ)
İstanbul’da “cüce keçi” furyası
Kentsel ısı adaları: İstanbul’da sıcaklık da sınıfsal
Eski futbolcu lider halkı dışarıdan yardım istemeye mi zorluyor?
Kenya’da protesto gösterilerinde ölenler için tazminat
Bolivya'da hükümet protestocuların üzerine orduyu sürmeye hazırlanıyor: İstisna Yasası geçti