Sine-Sen: Dizi teşvikleri yapımcıya değil, emekçiye güvence sağlamalı
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Sinema Emekçileri Sendikası Sine-Sen ile birlikte hazırladığı soru önergesini 24 Şubat 2026’da TBMM Başkanlığı’na sundu.
Önergede, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın dizi yapımcılarıyla yaptığı toplantının ardından açıkladığı yeni teşvik modelinin, sektördeki çalışma koşulları ve istihdam sorunları gözetilmeden hazırlandığı belirtildi.
Bayhan; uzun çalışma saatleri, düzensiz ücret ödemeleri, eksik sigorta, güvencesiz sözleşmeler, gece çalışmaları ve riskli sahnelerin set emekçileri açısından yarattığı tehlikelere dikkat çekti. Kamu desteğinin istihdam, sosyal haklar ve işçi sağlığına ilişkin bağlayıcı şartlar içermediğini söyledi.
Kadıköy Tiyatroları Platformu’ndan kamusal sahneler için çağrı
Teşvik için üç kıta ve 10 ülke ölçütü
Sine-Sen’in aktardığına göre Sinema Genel Müdürlüğü’nün verdiği yanıtta, teşvikten yararlanacak dizilerin en az üç kıtada ve 10 ülkede yayımlanması öngörülüyor.
Dizilerin Türkiye turizmine katkısı, izlenme oranları ve yurt dışı satış tutarlarının da değerlendirme ölçütleri arasında yer alacağı belirtiliyor.
Sendika, bu şartların hâlihazırda uluslararası pazara açılmış ve yüksek gelir elde etmiş büyük yapım şirketlerini destekleyeceğini savundu.
Kürt sinemasında tarih, hafıza ve dayanışma için yeni perde: Kürt Sinemacılar İnisiyatifi
“Yeni istihdam yaratmayacak”
Sine-Sen, üretilmiş ve yurt dışına satılmış yapımlara kamu kaynağı aktarılmasının yeni setlerin kurulmasını ya da sektördeki istihdamın artmasını garanti etmediğini belirtti.
Sendikaya göre teşvik modeli, bağımsız ve küçük yapım şirketlerinden çok sektörde güçlü konumda bulunan büyük şirketlerin yararına işleyecek.
Bayhan’ın önergesinde de destek programında istihdam artışı, set sayısı, yerli yapım hacmi ve bölgesel üretim gibi ölçütlerin bulunup bulunmadığı soruldu. Ayrıca teşviklerin üretimi ve iş hacmini artıracak biçimde yeniden tasarlanıp tasarlanmayacağına ilişkin açıklama istendi.
Bakanlığın “görev alanı” yanıtına eleştiri
Sine-Sen’in açıklamasına göre Bakanlık, çalışma mevzuatına uyumun kendi görev alanına girmediğini bildirdi.
Sendika, Bakanlığın dizi üretimini yakından takip ettiğini söylemesine karşın setlerdeki iş kazaları, can kayıpları, meslek hastalıkları ve ağır çalışma koşulları hakkında veri sunmadığını belirtti.
Soru önergesinde, desteklenen yapımlarda sigorta primlerinin eksiksiz yatırılması, ücretlerin zamanında ödenmesi ve işçi sağlığı ile iş güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin teşvik şartı olup olmadığı sorulmuştu.
Önergede ayrıca iş kazaları ve işçi ölümlerine ilişkin Bakanlığın istatistik tutup tutmadığı, setlerin hangi kurumlarca ve ne sıklıkla denetlendiği ile kayıt dışı çalışmanın önlenmesi için ortak bir denetim sistemi kurulup kurulmayacağına ilişkin sorular yer aldı.
Set işçisinin şüpheli ölümü: Ahmet Emin Yavuk'a ne oldu?
Sine-Sen iki emekçinin ölümünü hatırlattı
Sendika, açıklamasında geçen yıl bir dizi setindeki yangının ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Serkan Takı ile sette çalışırken dövülerek öldürülen Ahmet Emin Yavuk’u hatırlattı.
Sine-Sen, bu ölümler ve setlerdeki güvenlik açıkları hakkında sorumluluk alınmazken yapımların reytingleriyle yurt dışı satışlarının teşvik programının temel ölçütleri arasında bulunmasına tepki gösterdi.
İş kolu ve yıpranma payı da soruldu
Bayhan’ın önergesinde sinema ve televizyon çalışanlarının, yaklaşık 4,5 milyon çalışanın bulunduğu 10 No’lu “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” iş kolunda yer almasına da değinildi.
Bu yapının sendikal barajın aşılmasını zorlaştırdığı, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarının kullanılmasını engellediği belirtildi. Sinema ve televizyon alanının ayrı bir “Güzel Sanatlar İş Kolu” olarak tanımlanması talep edildi.
Sektörün “tehlikeli iş” sınıfında bulunmasına rağmen fiilî hizmet süresi zammı, diğer adıyla yıpranma payı kapsamında olmadığı da hatırlatıldı. Bakanlığa, erken emeklilik ve meslek hastalıklarına ilişkin bir çalışma yürütülüp yürütülmediği soruldu.
“Susma Bitsin”den kültür-sanat kurumlarına çağrı: “Faillere sahne vermeyin”
Sansür ve sanatsal özerklik vurgusu
Sine-Sen, sektördeki daralmanın yalnızca ekonomik nedenlerden kaynaklanmadığını, sansür baskısının da üretimi ve istihdamı olumsuz etkilediğini savundu.
Sendika, kamu desteklerinin büyük yapım şirketleri yerine bağımsız ve küçük ölçekli yapımcılara yönlendirilmesini ve harcamaların sıkı biçimde denetlenmesini istedi.
“Her kamu desteğine emekçi koşulu getirilsin”
Sine-Sen, dağıtılacak kamu desteklerinin işçi sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulması, iş kazalarına karşı önlem alınması, istihdamın artırılması, taban ücretlerin ödenmesi ve yasal çalışma sürelerinin uygulanması şartlarına bağlanmasını talep etti.
Sendika, teşvik sürecini takip edeceğini ve set emekçilerinin haklarına ilişkin taleplerinden vazgeçmeyeceğini açıkladı.
(NÖ)