P&G işçileri: “Bayramı evimizde kutlamayı tercih ederdik”
Fairy, Ariel ve Alo gibi markalar için deterjan üretimi yapan ABD sermayeli Procter and Gamble (P&G) işçileri, işverenin yüzde 5 zam dayatması nedeniyle 15 gündür grevde.
DİSK’e bağlı Lastik-İş Sendikası’na üye işçiler yeni bir toplu iş sözleşmesi (TİS) için enflasyon oranında zam talep ediyor.
12 Mayıs’tan beri grevde olan işçiler, grev öncesindeki çalışma koşullarını, grev sürecindeki hak ihlallerini ve tanıklıklarını bianet’e anlattı.
“Zam değil, ücretlerimizi korumak istiyoruz”
P&G fabrikasında çalışan Emre Güler* zam istemediklerini belirtirken tek amaçlarının ücretlerini korumak olduğunu anlattı:
“Dört buçuk aylık bir müzakere süreci yaşandı. Bu sürecin sonunda işverenin teklifi enflasyonun yanına bile yaklaşmıyordu. Biz ise enflasyon ne ise onu istiyoruz. Zam istemiyoruz aslında. Ücretlerimizi korumak istiyoruz. Bu noktada fedakârlık da yaptık. Normalde sendikamız ENAG verilerine göre hareket ediyor ancak biz devletin açıkladığı orana da tamamız şu an.”
Maaşlarının piyasadaki diğer işletmelerin üstünde olması nedeniyle eleştirilere maruz kaldıklarını da belirten Güler, yaptıkları işin karşılığının daha fazlası olduğunu savundu:
“Burada çalışan sayısı minimumda olduğu için maaşlar piyasanın üstündedir. Çünkü normalde 5 kişinin yaptığı işi biz tek başımıza yaparız. Ben normalde makine operatörüyüm ancak burada hem makinenin bakımını hem kalite kontrolünü hem mühendisliğini kendim yapıyorum. Hâl böyle olunca piyasanın üstünde maaş almamız da doğal olmalı. Ancak işveren maaşlarımızı piyasa düzeyine çekmeye çalışıyor. Biz ise verdiğimiz emeğin karşılığını korumaya çalışıyoruz.”
10 yıldan fazla süredir P&G fabrikasında çalışan Güler, 10 sene önceki alım gücü ile şu anki arasında fark olduğunu da belirtti:
“10 yıldır bu fabrikada çalışıyorum. 8 sene önce evimi aldım, 6 sene önce evlendim. Şu an olsa bunları asla yapamam. Çünkü 10 sene önceki maaşımın ederi ile şu anki arasında dağlar kadar fark var. Ancak artık bunları bile konuşamıyoruz. Çünkü patron artık maaşlarımızı piyasa düzeyine çekmeye çalışıyor. Koşullar bu olunca biz de 10 yıl öncesi için değil piyasa koşullarının bir tık üstünde kalmak için mücadele ediyoruz. Çünkü yaptığımız işin ederi bu. Patron ödeyemiyorum diyorsa versin tazminatımızı gidip piyasadaki sıradan bir yerde çalışalım. 5 kişinin yaptığı işi tek başına da yapmamış oluruz böylece.”
“Tuvaletleri kullanmamız bile engellendi”

Grev sürecinin kendisine sınıfsal farklılıkları gösterdiğini belirten Güler, yaşadıkları hak ihlallerini de bianet’e anlattı:
“İş kültürü gereği bugüne kadar fabrika müdürü de dahil tüm beyaz yakalar ile iletişim halinde idik. Halimizi hatrımızı sorarlardı ama bunların hepsi yapaymış. Greve çıktığımız gün tüm haklarımız kesildi. İşyeri tuvaletini kullanmamıza bile izin verilmedi. Şu an her tuvalet ihtiyacımızda birkaç kilometre yol yürümek zorundayız. Ayrıca eskiden, ürettiğimiz ürünlerden alma hakkımız vardı. Toplu sözleşme sürecinde bu hakkımız da elimizden alındı. Sorsalar hepimiz aynı gemideyiz fakat 10 yıllık süreçte bizim ekmeğimiz küçülürken bizim üstümüzdekiler için durum asla böyle olmadı.”
25 yıllık P&G işçisi Can Erol* ise fabrika için verdiği emeğin karşısında bugün şahit olduğu durumun kabul edilemez olduğunu savundu:
“Ben 25 yıldır burada çalışıyorum. Dört buçuk aylık bir sürecin sonunda greve çıktık. İşverenin grevimizi kırmaya yönelik girişimleri de oldu. Yurt dışındaki bazı fabrikalardan ürün sevk etmeye, Çek Cumhuriyeti’nden Türkiye pazarına deterjan getirmeye çalışıyor. Yasal olarak mümkün olsa da iş etiğine baktığımızda grev kırıcı bir hamledir. Ayrıca greve çıktığımız ilk gün özel sağlık sigortalarımız da kesildi. Tedavisi devam eden işçi çocukları, hasta olan aile yakınlarımız var, en azından onların sigortalarına dokunmayın dedik ama inat ettiler. Sorsan büyük bir aile idik ama şu ana dek yaşadıklarımız bunun aksini gösteriyor.”
“Emeğimize sahip çıkmak zorundayız”
Greve çıkmalarının kendi istekleri değil şartların bir zorunluluğu olduğunu belirten Erol, kaybedecek bir şeyleri olmadığını söyledi:
“P&G 10 sektörde 65 markaya sahip çok uluslu bir şirket. Çok uzun mülakat süreçlerinden geçerek burada çalışmaya başlarsınız. Eğitimsiz insan bulamazsınız. En az lise mezunudur. Makinenin operatörlüğünü de kalibrasyonunu da bakımını da kendiniz yaparsınız. Üretimin sorumluluğu tamamen size aittir. Sosyal medyada yorumları okuyoruz. İnsanlar bazen içerideki koşulları bilmeden yorum yapabiliyorlar. Üzülüyoruz doğal olarak, oysa atla deve değil istediklerimiz. Emeğimizin karşılığı. Enflasyon ne ise onu istiyoruz.
Bulaşık grubunda çalışan 65 kişiyiz. 20 kişilik de kâğıt grubu var içeride. Onlar Öz Ağaç-İş Sendikasına bağlılar. Onların toplu sözleşme görüşmeleri de bitmek üzere. Onlar için konuşmak doğru olmaz ama kimse için durum çok iç açıcı değil. Grev kimsenin istediği bir şey değil. Biz de çıkmamak için elimizden geleni yaptık. Sabah 10’da başlayacak grev için 8’de buradaydık. 2 saat boyunca çağrılarımız sürdü ama o günden beri işveren tarafı ile herhangi bir görüşme olmadı. İkramiyemizi alıp bayramı ailemizle geçirmek isterdik ama emeğimize sahip çıkmak zorundayız. Biz kazanırsak emeğiyle geçinen her vatandaş kazanır. Biz kaybedersek bir nebze iyi ücretlere çalışan herkes asgari ücrete mahkûm olur. Bu yüzden tüm kamuoyunu da mücadelemize destek olmaya çağırıyoruz.”
Ne olmuştu?
19 Aralık 2025’te KİPLAS İşverenleri Sendikası’na bağlı Procter and Gamble (P&G) işletmesi yetkilileri ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Lastik-İş Sendikası arasında başlayan toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine arabulucu süreci başlatılmıştı.
30 Mart 2026’da Lastik-İş Sendikası’na ulaştırılan Resmi Arabulucu Raporu’na rağmen uyuşmazlığın sürmesi sonucunda 6 Nisan 2026 tarihinde grev kararı işyerine asılmıştı.
11 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen son görüşmenin anlaşma ile sonuçlanmaması üzerine, Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) ve Şekerpınar adreslerinde kurulu bulunan Procter and Gamble işyerlerinde 12 Mayıs 2026 itibariyle grev başladı.
Ariel, Fairy ve Alo gibi markalar için üretim yapan P&G fabrikasında çalışan 89 işçi; ücretlerine enflasyon oranında zam talep ediyor.
İki haftayı aşkın süredir grevde olan işçilere yapılan son teklif ilk 6 ay için yüzde 5 zam, sonraki dönemlerde ise enflasyonun yüzde 40’ı olurken işçiler ise TÜİK verilerine göre açıklanan enflasyon oranını talep ediyor.
Greve çıktıkları günden (12 Mayıs) bu yana herhangi bir görüşme yapılmadığını belirten işçiler, bayram sonrası anlaşma sağlanmasını bekliyor.
*İşçilerin ismi kendi isteği doğrultusunda değiştirilmiştir.
Bilgi Üniversitesi öğrencileri: “Geleceğimiz bir gecede karartılamaz”
Barış Akademisyeni Gül Köksal 9,5 yıl sonra üniversiteye döndü
Teneffüs zilinin ilahi olmasını eleştiren veli serbest bırakıldı
Bahar Taş soruşturmasında çelişkiler: Deliller neden toplanmadı?
Kocaeli Kadın Platformu’ndan Hemşire için basın açıklaması