CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Altunhisar ilçesinde çilek üreticileriyle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları dinledi.
Artan girdi maliyetleri, işçilik giderleri ve zirai don tehlikesi nedeniyle üreticilerin zor günler geçirdiğini belirten CHP’li Gürer, üreticinin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Gürer, bölgede çiftçilerin bazı ürünlerde yeni sezon ekimlerine başladığını belirterek, farklı ürünlerin ise kendini göstermeye başladığını ifade etti.

Üreten suçlu, yöneten mağdur
Silifke’den gelen çileğin Niğde pazarlarında tezgâhta ortalama 100 lira civarında satıldığını belirten Gürer, şunları kaydetti:
“Bölgemizde çiftçilerimiz bazı ekimlerini yapmaya başladılar. Farklı ürünlerde de ekilen ürünler kendini gösteriyor. Silifke çileği şu an raflarda 100 lira civarında bir fiyatla alıcıyla buluşuyor. Bölgemizde de çilek üretimi son yıllarda arttı. Niğde çileği ise bir aya kadar pazarda yer bulur. Ancak girdi maliyetlerindeki artış üreticiyi de zorluyor. Gübresi, ilacı, fidesi, bakımı, işçiliği, nakliyesi derken çilek üreticileri de geçtiğimiz dönemlerde kazandığımız parayı artık kazanamayacağız. Tüketici de para olmayınca girdi artışı ile ürettiğimiz ürün fiyatı artması sürümü azaltıyor diyorlar.”
“Durumlar işler acısı”
Çilek üreticisi Ali Kirazcı artan maliyetler nedeniyle üretimi sürdürmekte zorlandıklarını anlattı. Girdi maliyetlerinin sürekli arttığını ifade eden üretici Ali Kirazcı, “Durumlar içler acısı. Girdiler pahalı. Gübre desek ona keza, mazotun hakkından gelemiyoruz. İşçilik ise büyük problem. Burada normalde ortalama 2,5 liraya işçi istiyor. Çilek üreticisi destek almıyor. Şimdilik üretimi sürdürüyoruz. Bugün yine fide gelecek, onu bekliyoruz. Fide 10 lira. Geçen yıl 8 liraydı. O da tanıdık olduğu için iki ay önce ödedim, sipariş verdim.” diye konuştu.
Üretici Ali Kirazcı gübre fiyatlarının da ciddi şekilde arttığını belirterek, “Gübrede çok arttı fiyat. Geçen sene ortalama 34’e kapatıyordum. Şimdi 60. Mazotun hakkından gelemiyoruz zaten. Yani neredeyse ben devredeceğim. Bu işi bu sene de bir deneyeceğim. Olmazsa bırakacağım. Vallahi iyi olacağı da yok sayın vekilim, yok” ifadelerini kullandı.

Tarımsal ürün fiyatları piyasa tanrılarına emanet
“Tarlam elimden gitti”
Bankadan kredi kullanmaktan çekindiğini belirten üretici Kirazcı, yaşadığı sorunları şöyle anlattı:
“Bankadan kredi kullanmıyorum. Daha önce krediyi ödemekte zorlandım. Gübreyi alırken bile, öderken bile zorlanıyoruz ki kredinin içinden çıkamayız. Bu şartlar altında, bu faizle bankaya kolunu kaptırdığın zaman gövden gidiyor. Çünkü ben daha evvel oldu, tarlam elimden gitti. Battık, tarlamı satışa çıkarttılar biri ucuza kapattı gitti. Onun için daha kredi kullanmadan hayatta kalmaya çalışıyorum.”
Don tehlikesi ve artan riskler
Çilek üreticisi, don riskinin de üretimi tehdit ettiğini belirterek, “Daha bu ayın 20’sinin kadar zirai don tehlikesi var. Onun için maliyet ile ilgili bir şey diyemiyorum. Geçen sene aşağı yukarı 15.000 fidem iptal oldu. Dondu” dedi.
Üretici, girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir çiftçi olarak bunların girdi maliyetlerini düşürmesi için gübreye sübvansiyon yapması lazım. Bize imkân sağlanması lazım. Mazotu da düşük vermesi. Yani yatlara verdiği mazot gibi bize vermesi lazım. Yat ile benim aramda fark olması lazım” diye konuştu.

CHP’li Ömer Fethi Gürer’den ‘zirai don’ uyarısı
“Çiftçilik yapan sayısı azalıyor”
Üretici Kirazcı, tarımdan kopuşun arttığını belirterek, “Çiftçilik yapan sayısı her sene düşüyor. Çoğu küçük işletme, ahırlar da boşalmışlar” ifadelerini kullandı.
CHP’li Ömer Fethi Gürer de üreticilerin yaşadığı sorunları dile getirmeye devam edeceklerini belirterek, “Biz bunları anlatıyoruz. Duysunlar diyoruz. Gelsinler baksınlar, üreticiye destek olsunlar. Kaç yıldır bu işi yapıyorsun?” diye sordu.
Yaklaşık 35-38 yıldır üretim yaptığını belirten çiftçi Ali Kirazcı, “Böyle bir dönem hiç yaşamadım. Hele hele şu dönem vallahi çok zorlanıyoruz. Çok aşırı yani. Emin ol çoğu zaman ekmek parası bile cebimizden problem çıkıyor. Kredi kartları patladı patlayacak. Ancak asgarisini ödüyoruz. Birden fazla kredi kartıyla dönmeye çalışıyoruz. İki kredi kartım var. Ahmet’in borcu Mehmet’e, Mehmet’in borcu Ahmet’e gidiyor. Bakalım nereye kadar gideceğiz” dedi.

Çiftçinin borcu 1 trilyon TL’yi aştı
“Ailenin tüm fertleri çalışıyor ama kazanç yok”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticilerin desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Tabii biz istiyoruz ki üreticimiz desteklensin. Üretim artsın. Maliyetler düşsün. Vatandaşımız uygun fiyata ürün alabilsin” diye konuştu.
Çilek üreticisi ise maliyetlerin düşmesi halinde vatandaşın da daha uygun fiyata ürün alabileceğini belirterek, “Benim maliyetim düşsün, ben vatandaşa ürünü ucuz vereyim. Mazotumu düşürsün, gübremi düşürsün. Şu anda organik gübre. Sanayi gübresi yok burada. Bunlar da aldı başını gidiyor. Gübreye yetişemiyoruz” dedi.
Ailenin tüm fertlerinin üretimde çalıştığını belirten üretici Hacı Kirazcı, “Ailenin tüm fertleri burada çalışıyoruz. Geçen sene çok içeri girdim. İşçi de kendinsin, eşi de işçi, çiftçi de sensin. Sigorta yaptırdık ama karşılığını alamadık. Bu yüzden artık sigorta da yaptırmıyoruz. Sigortada çok büyük sorun var” ifadelerini kullandı.

KURAKLIK, DON VE VERİMSİZLİK BİTKİSEL ÜRETİMİ VURDU
Türkiye 2025'i tahılda yüzde 12,3, meyvede yüzde 30,9 üretim düşüşüyle kapattı
“Kirazı, şeftaliyi söktü, şimdi çilekten de vazgeçebilir”
Üretici Kirazcı, daha önce farklı ürünlerden de vazgeçmek zorunda kaldığını belirterek şunları söyledi:
“290 kiraz ağacını söktüm. Burada 300 tane nektarin, şeftali vardı. Onu da söktük. Kirazı, şeftaliyi söktüm. Çileğe döndüm. Şimdi de bundan para kazanamıyorum. Bundan böyle giderse bunu da sökeceğiz.”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, banka ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 400 milyar lira borcu olan çiftçinin, piyasa borçlarıyla birlikte 1 trilyon 500 milyar lirayı bulan borç yüküyle üretim yapmaya çalıştığını belirtti.
Gürer, “Kazanmak değil, ayakta kalmaya çalışıyor. Yapacak başka işi de yok ama haciz gelir traktör, tarla da giderse ortada kalıyor. İktidar sürecin seyircisi. Yeterli ve gerekli desteği tarım kesimine vermiyor” diye konuştu.
(VC)


