Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin yarattığı kirlilik bölge insanının sağlığını olumsuz etkiliyor.
Greenpeace’in 2019 tarihli Afşin’de Kömürlü Termik Santrallerin Bedeli raporuna göre bölgedeki mevcut kömürlü termik santraller (Afşin A ve Afşin B), PM2.5 ve NO2 maruziyetine bağlı 17 bin erken ölüme neden oldu.
Temiz Hava Hakkı’nın 2022 Kara Raporu, Afşin Elbistan A Termik Santrali kurulduğu tarih olan 1984’ten 2020’ye dek hava kirliliğinin 9 bin 123 bebeğin erken doğumuna yol açtığını ve neden olduğu sağlık maliyetinin ise 380,11 milyar TL olduğunu ortaya koydu. Buna karşın iki yeni ek ünite yapılması planlanıyor.
Greenpeace Türkiye, “Kahramanmaraş’ta yeni bir termik santrale yer yok” kampanyasını sürdürürken yöre sakinleri ile birlikte hukuki mücadeleyi de devam ettiriyor. Greenpeace Türkiye ve 11 yöre sakini, Sağlık Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurusuyla Afşin-Elbistan bölgesine ait halk sağlığı verileri, sağlık hizmetleri altyapısı ve kapasitesi, çevre sağlığı izleme ve denetimi, önleyici ve koruyucu sağlık politikaları, kanser erken teşhis ve tarama hizmetleri konusunda bilgi ve belgelerin verilmesini talep etti.
Bakanlık verilerin erişime açık şekilde yayınlandığı, kurumların ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ve analiz sonucu elde edebilecekleri bilgilere ilişkin başvuruların olumsuz sonuçlandırıldığı söyledi. Hava kalitesi ölçümlerine ilişkin yetki ve sorumluluğun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na ait olduğunu belirterek bilgi edinme başvurusunu reddetti.
Başvurunun reddinin ardından açılan davada Ankara 10. İdare Mahkemesi talep edilen bilgilerin paylaşılmamasının hukuka uygun olmadığı kararı verdi.
Mahkeme, talep edilen bilgiye doğrudan, kolay ve anlaşılır şekilde erişiminin sağlanmasının esas olduğunu hatırlattı. Bakanlığın söz konusu verilere fiilen sahip olduğu ve bunlara kolaylıkla erişebildiğinin başka bir dosyaya sunduğu belgelerle sabit olduğuna dikkat çekti.

Greenpeace: Afşin'de Termik Santraller 17 Bin Erken Ölüme Sebep Oldu
“Kömürden adil çıkış için adım atılmalı”
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, termik santrallerin sağlık üzerindeki etkilerini yöre sakinlerinin günlük hayatlarında deneyimlediklerini hatırlattı:
“Çevredeki hastanelerde doktorlar Afşin ve Elbistan’dan gelenleri ciğerlerinden tanıyor. Her ailede kanser öyküsü dinliyoruz. Bilgi edinme başvurumuz santralin sağlık etkileri hakkında büyük resmi görebilmek için. Mahkemenin bilgi edinme hakkını koruyan tutumundan memnunuz. Talebimiz Bakanlığın verileri en kısa sürede kamuoyuyla paylaşması. COP31 başkanlığını yürütecek olan Türkiye’nin kömürlü termik santrallerin yarattığı etkileri göz önüne koyup başta ek ünite planlarının iptali olmak üzere kömürden adil çıkış için derhal adım atması gerekiyor.”
Greenpeace Türkiye avukatı Gökhan Candoğan da kararın uygulanması için tekrar başvuru yapacaklarını belirterek “Bu dava yalnızca bilgi edinme hakkıyla sınırlı değil. Devletin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde üstlendiği pozitif yükümlülükler, çevresel zararın en yoğun biçimde hissedildiği yörelerde yaşayanlara yönelik proaktif sağlık koruma süreçlerinin kurulmasını gerektirir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 30 Ocak 2025 tarihli Cannavacciuolo/İtalya kararı, kirliliğe maruz kalan nüfus için ‘yeterince ciddi, gerçek ve tespit edilebilir’ risk yeterli sayılarak devletin epidemiyolojik izleme, halkı bilgilendirme ve önleyici tedbir alma yükümlülüğünü ortaya koydu. Sağlık verilerinin paylaşılması, bu pozitif yükümlülüğün ne usuli bir uzantısı ne de tercihe bağlı bir uygulaması; bizatihi yükümlülüğün özü anlamına gelir.” dedi.
(HA)








