Limter-İş’in önceki Genel Başkanı Kamber Saygılı tahliye edildi
DİSK’e bağlı Liman, Tersane, Gemi Yapım ve Onarım İşçileri Sendikası’nın (Limter-İş) önceki dönem Genel Başkanı Kamber Saygılı, 3 Şubat’ta sosyalistlere yönelik düzenlenen operasyonda tutuklanmasının ardından bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.
Limter-İş, saat 11.00’de başlayan duruşma öncesinde devrimci ve demokratik kurumlarla sendikalara dayanışma çağrısı yaptı.
Mahkeme, savunmaların ardından Saygılı’nın tahliyesine karar verdi.
“Sendikal faaliyetler suçlamaya dayanak yapıldı”
Saygılı, savunmasında 24 yıldır kamuoyunun ve emniyet birimlerinin bilgisi dahilinde sendikal faaliyet yürüttüğünü belirterek şöyle konuştu:
“Şimdi ise aynı faaliyetler, hiçbir somut değişiklik olmaksızın, bir anda ‘örgüt üyeliği’ iddiasına dayanak yapılmaktadır. Bu iddianın hukuki değil, siyasi bir değerlendirme olduğu açıktır.”
2008’e kadar tersanelerde işçi olarak çalıştığını anlatan Saygılı, tersanelerdeki iş cinayetlerine, hak gasplarına ve asbestli gemilerin Türkiye’ye getirilmesine karşı mücadele ettiklerini kaydetti.
Direnişlere katıldığı ve işçilerin haklarını savunduğu için 2008’den sonra tersanelerde iş bulamadığını belirten Saygılı, “Eğer bugün yargılanacaksam bunun nedeni işçilerin yaşam hakkını savunmam, iş cinayetlerine karşı mücadele etmem ve ülkenin karasularının kirletilmesine karşı çıkmamdır” dedi.
“İddianamede siyasi bir kurgu oluşturuldu”
Saygılı, iddianamede sendikal faaliyetlerin suç gibi gösterildiğini savundu:
“2002 yılından 2024 yılına kadar Limter-İş Sendikası’nın faaliyetleri dışında herhangi bir bildiri dağıtmadım, herhangi bir afiş çalışması yürütmedim. Buna rağmen polis, sendikamızı işlevsiz hâle getirmek amacıyla sendikal faaliyetleri suç gibi göstermeye çalışan bir denklem kurmuştur.”
Limter-İş’in işçi haklarının yanı sıra ekolojik yıkıma, kadın cinayetlerine ve emek sömürüsüne karşı mücadele yürüttüğünü söyleyen Saygılı, iddianamede sendikanın tarihi ve mücadele geleneğinin de çarpıtıldığını ifade etti.
Süleyman Yeter’in öldürülmesini hatırlattı
Saygılı, 1999’da gözaltında işkence sonucu öldürülen Limter-İş Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter’in iddianamede ele alınışına da tepki gösterdi.
İddianamede Yeter’in “gözaltında rahatsızlanarak yaşamını yitirdiği” yönünde bir ifade bulunduğunu belirten Saygılı, şunları söyledi:
“Süleyman Yeter gözaltında işkence sonucu katledilmiştir. Boynunun kırıldığı Adli Tıp raporlarıyla ortaya konulmuş, bu olay nedeniyle sorumlu polisler yargılanmıştır. Kesinleşmiş olguların dahi bu şekilde çarpıtılması, iddianamenin nasıl bir anlayışla hazırlandığını göstermektedir.”
Beraatini istedi
Dosyanın, polis fezlekesinin sorgulanmadan iddianameye dönüştürülmesi üzerine kurulduğunu savunan Saygılı, sendikal faaliyetlerin anayasal bir hak olduğunu vurguladı:
“Yıllardır herkesin gözü önünde yürütülen meşru sendikal mücadele kriminalize edilmektedir. Oysa sendikal faaliyet anayasal bir haktır ve suç değildir. Bu nedenle hakkımdaki suçlamaların hukuki hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum.”
Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dosyada “itirafçı” olarak yer alan Mustafa Bozali de katıldı.
Bozali’nin beyanlarına yanıt veren Saygılı, söz konusu eylemin BEDAŞ işçilerinin Enerji-Sen’de örgütlendiği bir direniş olduğunu belirterek, “İtirafçının belirttiği gibi bir eylem olamaz. Dışarıda illegal örgüt üyesi kalmadı da bu iş Kamber Saygılı’ya mı kaldı?” dedi.
Mahkeme heyeti, Saygılı’nın tahliyesine karar verdi.
Ne olmuştu?
3 Şubat 2026 Salı sabahı polis 22 kentte Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Kaktüs Genç Kadın Derneği, DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası, Liseli Öğrenci Birliği (LÖB), Polen Ekoloji, Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) ve Etkin Haber Ajansı (ETHA) ile çeşitli kurumlara yönelik operasyon düzenledi.
Savcılık bu kurum ve kuruluşların MLKP'nin yapılanması olduğunu iddia etti. Ev baskınlarında 100’den fazla kişi gözaltına alındı. “Örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla 80'den fazla kişi tutuklandı.
Politikacı, gazeteci, ekolojist ve sendikacılara operasyon: 96 kişi gözaltında
ESP’ye yönelik operasyonda toplam 77 kişi tutuklandı
(HA)