Kolombiya'da 31 Mayıs'ta 14 adayın gireceği başkanlık seçimleri öncesinde ülkenin güneybatısında sivillere ve askeri üslere yönelen bir dizi saldırı, güvenlik kaygılarını artırdı; seçimlerde seçmenlerin en büyük kaygılarının başında saldırılar geliyor.
Savunma Bakanlığına göre, isyancı gruplar geçtiğimiz cumadan bu yana el yapımı patlayıcılar ve insansız hava araçlarıyla 26 saldırı düzenledi. Cumartesi günü Cali ve Popayan kentleri arasındaki otoyolda meydana gelen patlamada ölü sayısı pazartesi günü 21'e yükseldi.
FARC-EMC'nin güç gösterisi
Bölgede uzun zamandır yasadışı gruplar, yasadışı madencilik ve uyuşturucu kaçakçılığı da dahil, faaliyetleri açısından stratejik gördükleri bölgeyi on yıllardır kontrol altında tutmaya çalışıyor. Kokainin hammaddesi olan koka yaprağının yetiştirilmesi bu faaliyetler arasında başı çekiyor.
Yetkililer, patlamadan FARC-EMC olarak bilinen grubu sorumlu tutuyor. Grubun lideri, 2016'da Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetlerinin (FARC) Kolombiya hükümetiyle yaptığı barış anlaşmasını tanımayan grubun eski savaşçılarından, Iván Mordisco adıyla tanınan Nestor Vera.
AP'nin haberine göre, siyasi yorumcu Sergio Guzmán Mordisco'nun eylemlerinin amacını FARC-EMC’nin güç göstererek kendisini gelecekteki müzakereler için konumlandırmaya ve seçimlerden çıkacak yeni Kolombiya hükümeti tarafından “ciddiye alınma"ya yönelik olarak değerlendiriyor.
Guzmán, saldırıların önemli bir bölümünü grubun “geleceğe dönük bir kaldıraç oluşturma” çabası kapsamında değerlendiriyor.
Arka plan
Kendisi de eski bir gerilla grubu üyesi olan Başkan Gustavo Petro yönetimindeki Kolombiya hükümeti, “tam barış” olarak adlandırdığı stratejiyle ülkedeki, henüz silah bırakmayan isyancı gruplarla barış görüşmeleri yapmaya çalışıyor.
Hükümet, barış görüşmelerini teşvik amacıyla çeşitli gruplara ateşkes teklifinde bulundu. Ancak yorumcular bu stratejinin başarısız olduğunu, grupların ateşkesleri, yeniden örgütlenmek, silahlanmak ve yerel topluluklar üzerinde kontrollerini artırmak amacıyla kullandığını söylüyor.
FARC-EMC gibi grupların, kontrolleri altındaki bölgelerde yaşayanlardan vergi aldıkları ve gençleri zorla saflarına kattıkları söyleniyor.
Hükümet eleştirilere karşın barış politikasını sürdürecek
Kolombiya'nın Externado Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Javier Garay, "Hükümetin barış politikasının safiyane” olduğunu söylüyor. Garay hükümetin "Bu gruplara karşı küçümseyici tavır sergileyerek olumlu bir yanıt alacağını düşündüğünü” iddia ediyor.
FARC-EMC, Kolombiya hükümetiyle 2023 sonlarında barış görüşmelerine girmişti. Ancak Mordisco’nun başını çektiği grup Nisan 2024'te görüşmelerden çekildi ve o zamandan beri Kolombiya hükümetiyle savaşıyor.
Uluslararası Kriz Grubu'nda Kolombiya uzmanı olan Elizabeth Dickinson, Mordisco grubunun özellikle Cauca ve Valle del Cauca illerinde güçlü olduğunu ve burada uyuşturucu kaçakçılığı yollarını ve yasa dışı altın madenlerini denetim altında tutmak için mücadele ettiğini söyledi.
Son iki yıl boyunca Mordisco grubu, Kolombiya ordusunun FARC-EMC kontrolündeki, koka tarlalarıyla kaplı ücra Micay Kanyonu bölgesine yönelik saldırılarına insansız hava araçları ve bomba yüklü araçlarla karşılık verdi.
Dickinson, Kolombiya'nın güneybatısındaki son saldırıların, grubun hükümete karşı "asimetrik savaş" sürdürebileceğini göstermeye yönelik olduğunu söyledi.
Kolombiya Savunma Bakanı Pazar günü yaptığı açıklamada, hükümetin önlemleri sayesinde Cauca'da isyancı grupların yerel topluluklara yönelik kaçırma ve abluka olaylarının geçen yıl azaldığını belirtti.
Hükümetin topyekûn barış stratejisi, muhalefetin eleştirileriyle karşı karşıya; muhalefetin başkan adayları, ülkenin güvenlik sorunlarını konu ederek suça karşı daha sert bir siyaset izleme vaadinde bulunuyor.
Başkan Petro, Kolombiya anayasası gereği bir dönem daha aday olamıyor. Ancak partisinin adayı Iván Cepeda, isyancı gruplarla barış görüşmelerine devam edeceğine söz verdi.
Cepeda, X’ten yaptığı açıklamada, Kolombiya'nın güneybatısındaki son saldırıları reddettiğini ve yetkililerin bunların seçimlere müdahale etme girişiminin bir parçası olup olmadığını araştırmaları gerektiğini söyledi.
Cepeda, "Bu terörist eylemlerin, siyasi projemize bolca destek bulunan bir bölgede gerçekleşmesi endişe verici," dedi.
Cepeda, Petro'nun "tam barış" stratejisinin devamını savunurken, muhafazakâr rakipleri barış görüşmelerine yeniden başlamadan önce isyancı gruplarla yüzleşmeyi ve onlara daha fazla askeri baskı uygulamayı savunuyorlar.
Guzmán, bu hafta sonu yaşanan saldırıların Kolombiya'daki güvenlik durumuyla ilgili "rahatsızlığı derinleştirdiğini" söylerken (geçen yıl bir başkan adayı öldürülmüştü), her iki tarafın da bu yeni şiddet dalgasından faydalanmaya çalışacağını belirtti.
Guzmán, "Hükümet destekçileri, saldırıları tam da bu yüzden (isyancı) gruplarla acil anlaşmalara varmamız gerektiğini söylemek için bir fırsat olarak kullanacaklar, karşıtlarıysa bu yüzden onlara daha agresif bir şekilde saldırmamız gerektiğini söyleyecekler." dedi.
(AEK)








