SELAHATTİN DEMİRTAŞ 10 YILDIR CEZAEVİNDE
Kılıçdaroğlu “pişman değilim” dedi, Özel’in özür sözleri gündeme geldi
*Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de yayımlanan programda, 2016 yılında Selahattin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde verilen oy nedeniyle pişman olmadığını açıkladı.
*Kılıçdaroğlu, milletvekili fezlekeleri geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını ilke olarak savunduğunu belirtti.
*Bu açıklama, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 4 Kasım 2025'te TBMM'de yaptığı ve CHP'nin o dönemki tutumu için özür dilediği konuşmayı yeniden gündeme getirdi.
*Özel, partinin 2016'daki dokunulmazlık oylamasında kusuru olduğunu kabul ederek Türkiye'den özür dilemişti. Kılıçdaroğlu, 2016'da düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bulmasına rağmen destekleyeceklerini açıklamıştı. Demirtaş ve Yüksekdağ, AİHM'in serbest bırakılma kararına rağmen 10 yıldır tutuklu bulunuyor.
Mahkeme hararı ile CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecine ilişkin “Pişman değilim” açıklaması, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçmişte yaptığı özür konuşmasını yeniden gündeme taşıdı.
Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’de Senem Toluay Ilgaz’ın moderatörlüğünde yayımlanan programda, Sözcü TV Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu ve gazeteci Barış Terkoğlu’nun sorularını yanıtladı.
Özel: Bizim de kusurumuz var
Programda kendisine, 2016 yılında Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu bazı siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde verilen oy nedeniyle pişman olup olmadığı soruldu.
Kılıçdaroğlu, “Hayır değilim” yanıtını verdi. Dokunulmazlık konusundaki yaklaşımının değişmediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Milletvekili fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim. Benim ilkem budur. Dokunulmazlıklar kaldırılsın, kişi aklansın. Selahattin Bey’le ilgili verdiğimiz dokunulmazlık kararının arkasındayım. Pişman değilim” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun bu açıklaması, Özgür Özel’in 4 Kasım 2025’te TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı ve CHP’nin geçmişteki tutumuna ilişkin özeleştiri içeren konuşmayı yeniden gündeme getirdi.
Özel'den özeleştiri
Özgür Özel, söz konusu konuşmasında Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Osman Kavala’nın tutukluluk süreçlerine değinerek, bu süreçte iktidarın yanı sıra CHP’nin de kendi tutumunu değerlendirmesi gerektiğini söylemişti.
Özel, dokunulmazlıkların kaldırılması sürecine ilişkin şöyle demişti:
“Dün bunları yapmakla övünenler, Selahattin Demirtaş’ı içeri atmakla övünenler, Figen Yüksekdağ’ı içeri atmakla övünenler, Osman Kavala’yı AİHM kararına rağmen içeride tutmakla övünenlere soruyorum. Bugün ‘Hayırlısı bu’ diyorsanız, dönüp de bir özür borcunuz yok mu acaba?”
CHP’nin de o dönemki süreçte sorumluluğu bulunduğunu belirten Özel, “Açık söyleyeyim. Bizim de var. Her ne kadar o zaman 120 milletvekilinin 100’ü ret oyu verse de, her ne kadar o dönem bizler partide buna karşı bir mücadele vermiş olsak da, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı oylarında bu partinin de kusuru var” diye konuşmuştu.
Özel, CHP Genel Başkanı olarak geçmişteki tutum nedeniyle özür dileyerek, “Partinin bugünkü Genel Başkanı olarak tarih önünde o günkü kusur için tüm Türkiye’den, Türk milletinden özür diliyorum” demişti.
2016’da Kılıçdaroğlu’ndan “Anayasa’ya aykırı ama destekleyeceğiz” açıklaması
Tartışmaların odağındaki süreç, 2016 yılında dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifine dayanıyor.
Dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 13 Nisan 2016’da yaptığı açıklamada, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtmesine rağmen teklife destek vereceklerini açıklamıştı.
CNN Türk’te yayımlanan Tarafsız Bölge programında konuşan Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin yaptıklarının sorumluluğunu taşıması gerektiğini belirterek, “Dokunulmazlık zırhının ardına asla saklanmak istemiyoruz” diye konuşmuştu.
Kılıçdaroğlu’nun son açıklamasıyla birlikte, 2016’daki dokunulmazlık oylaması ve Özel’in bu sürece ilişkin yaptığı özeleştiri CHP içinde ve siyasi kamuoyunda yeniden tartışılmaya başladı.
Selahattin Demirtaş yazdı: Sürecin kilit kavramı silah değil, kardeşliktir
(EMK)