Kadın Koalisyonu: Nafaka hakkı kadınların yaşam güvencesidir
Kadın Koalisyonu, nafaka düzenlemesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı ve kamuoyundaki tartışmalar hakkında bir açıklama yayımladı. Açıklamada, kadınların uzun yıllara yayılan mücadelesiyle kazanılmış haklara yönelik girişimlerin sürdüğü ifade edildi.
Koalisyon, Türkiye’de kadınların şiddete maruz kaldığını, boşanma sürecinde olan kadınların dahi öldürülebildiğini belirterek, kadın haklarının ciddi bir tehdit altında olduğunu vurguladı.
Açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin Medeni Kanun’da yer alan nafaka düzenlemesindeki “süresiz” ibaresine ilişkin kararına değinildi. Bu ifadenin “nafakanın koşulsuz ve sonsuza dek ödeneceği” anlamına gelmediği belirtilirken, yalnızca ihtiyaç sürdüğü sürece geçerli bir güvenceyi ifade ettiği kaydedildi.
Koalisyon, nafakanın zaten yoksulluk ve kusur gibi koşullara bağlı olduğunu, ihtiyaç ortadan kalktığında ise kaldırılabildiğini hatırlattı. Buna rağmen düzenlemenin “haksız bir ayrıcalık” gibi sunularak iptal edilmesini eleştirdi.
Açıklamada ayrıca söz konusu kararın, kadınların evlilik sürecinde üstlendikleri karşılıksız emek, çocuk bakımı, ev içi iş yükü ve kariyerden vazgeçme gibi durumların hukuki karşılığı olduğu ifade edildi. Bu düzenlemenin kaldırılmasının kadınların ekonomik bağımsızlığını zayıflatacağı ileri sürüldü.
Koalisyon, bazı aile politikaları ve söylemler üzerinden kadının toplumsal rolüne ilişkin tartışmalara da değinerek, kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçsüzleştirildiği yönünde eleştirilerde bulundu.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Kadınların mücadelesinin onlarca yıllık emeğiyle kazanılmış haklara yönelik saldırılar durmak bilmiyor. Her yıl sayısız kadının şiddete maruz kaldığı, katledildiği, boşanma davası açan kadınların öldürüldüğü ülkemizde kadın haklarına bir darbe de Anayasa Mahkemesi’nden geldi.
Anayasa Mahkemesi, Medeni Kanun'da yer alan nafakada "süresiz" ibaresini sanki koşulsuz ve ebedi gibi empoze eden erkek egemen aklın ve iktidarın talebine paralel biçimde iptal kararı verdi. "Süresiz" ibaresi, nafakanın sonsuza dek ödeneceği anlamına gelmez; yalnızca ihtiyaç devam ettiği sürece korunan bir güvenceyi ifade eder.
AYM, zaten sınırlı koşullara bağlı olan bu düzenlemeyi, sanki haksız bir ayrıcalıkmış gibi göstererek iptal etmiştir. Oysa ağır kusurlu olmamak ve yoksulluğa düşmek koşuluyla nafaka verilir. Nafakaya ihtiyaç olmadığı ispat edildiğinde nafaka kaldırılır. Bu karar kadınların ekonomik bağımsızlığını hedef alan, erkek egemen siyasi iradenin yargıya yansımasıdır.
İptal edilen şey bir ayrıcalık değil; evlilik boyunca kadının sırtına yüklenen karşılıksız emeğin, doğumun, çocuk bakımının, ev işlerinin ve vazgeçilen kariyer fırsatlarının hukuki karşılığıdır. Gerekçe yayınlanmamış olsa da gerçek amacın “kadın evlensin, çocuk yapsın, tüm bakım ve ev işi yükünü üstlensin ve şiddet görse dahi itaat etsin” olduğunun farkındayız. "Aile yılı" ve "ailenin güçlendirilmesi" söylemlerinin arkasındaki politika budur: Kadının emeğini gasp etmek, ekonomik bağımsızlığını kırmak, onu bağımlı ve itaat eden biri olarak evde tutmak. Ailenin güçlendirilmesinden anladıkları, kadının güçsüzleştirilmesidir.
Bu karara, bu siyasi iradeye ve kadın haklarına yönelik bu saldırılara karşı herkesi birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Susmuyoruz
İtaat etmiyoruz"
(EMK)