Genç LGBTİ+ Derneği’nin önceki dönem yönetim ve denetim kurullarında yer alan 11 hak savunucusunun, derneğin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar üzerinden “müstehcenlik” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmayı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, Türkiye İşçi Partisi (TİP) temsilcileri, İzmir Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu üyeleri ile İnsan Hakları Merkezi ve diğer ilgili yönetim kurulu üyeleri takip etti.
Sivil toplum temsilcilerinden 17 Mayıs Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Adalet İçin Hukukçular, Af Örgütü, Barış İçin LGBTİ+, Kaos GL, Lambda İstanbul, Mülteci-Der, SPoD, TİHV, ÜniKuir ve diğer birçok dernek temsilcisi de duruşmada hazır bulundu.

Genç LGBTİ+ Derneği “müstehcenlik” iddiasıyla kapatıldı
Hak savunucularının savunmaları
Duruşmada haklarında dava açılan hak savunucuları, söz konusu paylaşımların suç değil, dernek faaliyetleri ve temel haklar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bir hak savunucusu “Burada yargılanan eylemler değil, varoluşumuzdur,” dedi. Derneğin insan hakları ve LGBTİ+ hakları alanında, özellikle ayrımcılığa uğrayan gençlere destek verdiği ve paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında olduğu belirtildi.
Savunmalarda Genç LGBTİ+ Derneği’nin tüzüğüne uygun faaliyet yürüttüğü, sergi ve etkinliklerin derneğin amaçlarıyla bağlantılı olduğu ve uzun süredir resmi süreçlerden geçtiği vurgulandı.
Hakim ve avukatların değerlendirmeleri
ÜniKuir’de yer alan habere göre, hakim, hak savunucularına dernekte karar alma süreçleri ve sosyal medya paylaşımları hakkında sorular yöneltti.
Avukat İrem Revşen Yıldız, derneğin 2016’da gençlerin barınma, eğitim ve ayrımcılıkla mücadele ihtiyaçları doğrultusunda kurulduğunu anlattı ve sürecin LGBTİ+ derneklerine yönelik idari ve bürokratik taciz boyutuna dikkat çekti.
Avukat Sena Yazıbağlı ise davanın, “rahatsızlık” temelinde açıldığını ve LGBTİ+ görünürlüğünü hedef aldığını belirterek Genç LGBTİ+ Derneği’nin uzun süredir hak mücadelesi içinde yer aldığına dikkat çekti.
Yazıbağlı, savunmasının sonunda, “Toplanmadığını düşündüğüm bir delil vardı, onu da yanımda getirdim,” diyerek LGBTİ+ bayrağını açtı. Bayrağın LGBTİ+’ları simgeleyen bir sembol olduğunu belirten Yazıbağlı, birazdan dışarıda yapılacak basın açıklamasında da bu bayrak nedeniyle müdahale riskiyle karşı karşıya kalınabileceğini söyledi.
Mahkeme, dosyadaki eksiklerin tamamlanması için çeşitli kurumlardan bilgi ve belge talep ederek davayı 14 Ekim 2026 tarihine bıraktı.

LGBTİ+ hakları savunucuları için dünya çapında Acil Eylem başlatıldı
İlk soruşturmada takipsizlik kararı
Genç LGBTİ+ Derneği’nin feshi süreci 2024’te İçişleri Bakanlığı’nın denetimiyle başladı. Denetleme raporunda, derneğin sosyal medya paylaşımlarının TCK’nin “müstehcenlik” hükmüne ve Anayasa’nın 41. maddesine aykırı olduğu iddia edildi. 10 Aralık 2024’te İzmir Valiliği, savcılığa suç duyurusunda bulunarak fesih talep etti.
2025 başında dernek yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında “müstehcen yayınlara aracılık” ve “yasaklı amaçlarla dernek kurma” suçlamasıyla soruşturma açıldı. 3 Şubat’ta İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi fesih davası açtı; ilk duruşmaya dernek tebligat eksikliği nedeniyle katılamadı, ikinci duruşmada savunmasını sundu.
Mart 2025’te aynı iddialarla ikinci bir soruşturma başlatıldı. Ağustos 2025’te ilk soruşturma takipsizlikle kapatıldı, ikinci soruşturma devam etti ve 28 Ekim’de 11 yönetici hakkında iddianame düzenlendi. 11 Aralık 2025’te mahkeme, sosyal medya paylaşımlarının toplumun ahlâki değerlerine aykırı olduğu gerekçesiyle derneğin feshine karar verdi, dernek temyize başvurdu. (TY)




