15 Ocak 2025’te yürürlüğe giren “7538 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, Ekim 2008 öncesinde sigortalı olan engellilerin emeklilik sisteminde önemli bir değişiklik yaptı.
Düzenlemeyle, engellilik nedeniyle vergi indiriminden yararlanarak emekli olma yolu kaldırıldı, bunun yerine Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan çalışma gücü kaybı değerlendirmesi esas alınmaya başlandı.
15 Ocak 2025’ten önce vergi indirimi kapsamında yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının ödenmesine devam edilmesi öngörülüyor. Ancak daha önce emekli olmuş bazı engelliler, kontrol muayeneleri sonrasında yapılan yeni değerlendirmeler nedeniyle aylıklarının kesildiğini söylüyor.
Emeklilik başvurusu yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından sonuçlananlar ise eski sistemde sahip olduklarını düşündükleri emeklilik koşullarının değiştiğini belirterek hak kaybı yaşadıklarını ifade ediyor.
Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), düzenlemenin yarattığı sonuçlara karşı hukuki girişimlerde bulunduklarını ve konuyu uluslararası mekanizmalara da taşıdıklarını belirtiyor.
“Ağır hastalıklarımıza rağmen çalışmaya mecbur bırakılıyoruz”
EMED Başkanı Nazlı Pınar Tetik de düzenlemeden etkilendiğini söyleyen isimlerden. Kanser tedavisi gören Tetik, emekli aylığının kesildiğini SMS ile öğrendiğini anlattı.
bianet’in ulaştığı Tetik, düzenlemenin yarattığı sonuçları “Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal hak gaspı” olarak nitelendirdi.
Tetik, SGK ve Yüksek Sağlık Kurulu değerlendirmelerinde ret oranlarının çok yüksek seviyelere ulaştığını, düzenlemeden etkilenenlerin önemli bir bölümünün ise emeklilik koşullarını tamamlamış ya da emekliliğine kısa süre kalmış kişiler olduğunu söyledi.
İç hukuk yollarının ardından konuyu Birleşmiş Milletler’e (BM) taşıdıklarını söyleyen Tetik, BM’de inceleme sürecinin başladığını aktardı. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun da henüz sonuçlanmadığını belirtti.
Bakanlık ve SGK’nin yeterli veri paylaşmadığını, görüşme taleplerinin karşılanmadığını söyleyen Tetik, 2008 öncesi sigortalılar bakımından eski sistemin kapsamındaki grubun yıllar içinde zaten sona ereceğini ifade ederek daha kademeli bir geçiş düzenlemesi yapılabileceğini savundu.
Tetik, sağlık durumları nedeniyle çalışma yaşamında güçlük yaşayan engellilerin yeni düzenlemeden özellikle etkilendiğini belirtti.
Sağlığımız elverse zaten çalışırız; ancak ağır hastalıklarımıza rağmen çalışmaya mecbur bırakılıyoruz.
Ahmet: “İki günle kaybettirdiler”
Tip 1 diyabet hastası Ahmet (soyadını vermek istemiyor), emeklilik sürecinde gerekli belgenin SGK’ye ulaşmasıyla yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi arasındaki iki günlük fark nedeniyle eski sistem üzerinden emekli olamadığını söylüyor.
2019’da yüzde 44 oranında engelli raporu bulunan Ahmet, hastalığının ilerlemesi üzerine 2024’te yüzde 71 oranında süresiz engelli raporu aldı. Ankara Vergi Dairesi tarafından onaylanan vergi indirimi belgesi ise SGK’ye 17 Ocak 2025’te ulaştı. 7538 sayılı Kanun iki gün önce, 15 Ocak’ta yürürlüğe girmişti.
Ahmet’in anlatımına göre SGK, vergi indirimi belgesi kuruma ulaşmadan emeklilik işlemini sonuçlandırmadı, belge ulaştığında ise başvurusu yeni düzenlemedeki çalışma gücü kaybı kriterlerine göre değerlendirildi.
Sevk edildiği sağlık kuruluşlarından aldığı raporların ve yaptığı itirazların sonucu değiştirmediğini söyleyen Ahmet, “15’inde yasa çıktı, 17’sinde kâğıt geldi. İki gün kaybettirdiler bana” dedi.
Tip 1 diyabet nedeniyle gözlerinden tedavi gördüğünü, ayaklarında his kaybı bulunduğunu ve düzenli ilaç kullandığını anlatan Ahmet, yüzde 71 oranındaki engellilik raporuna rağmen SGK’nin çalışma gücü kaybı değerlendirmesinde emeklilik için gerekli şartları sağlayamadığını söyledi.
Engellilik oranı ile SGK’nin emeklilik bakımından esas aldığı çalışma gücü kaybı oranı aynı değerlendirme sistemine dayanmıyor.
Emekli olamadığı için çalışmaya devam ettiğini belirten Ahmet, “Hayatımı çalışarak devam ettirmeye çalışıyorum. Çünkü bugün çalışmadım mı, yarın açım” dedi.
Kanser tedavisi gördü, emekli aylığı kesildi
Feridun Sağlam ise düzenleme sonrasında kontrol muayenesine sevk edilen ve aylığının kesildiğini söyleyen mevcut emeklilerden.
2024’te kanser teşhisi konulan Sağlam, ameliyat ve kemoterapi tedavisinin ardından yüzde 84 oranındaki engellilik raporuyla vergi indirimi kapsamında emekli olduğunu anlattı.
Sağlam, 2025’te SGK tarafından kontrol muayenesine sevk edildiğini, bu süreçte sağlık kurulu raporundaki engellilik oranının yüzde 68 olarak belirlendiğini ve SGK’nin yaptığı çalışma gücü kaybı değerlendirmesinin ardından emekli aylığının kesildiğini söyledi.
Kanser nedeniyle akciğerinin bir bölümünün alındığını, kemoterapi sonrasında kemik erimesi ve mikro kırıklar yaşadığını, dizlerinden ameliyat olduğunu ve geceleri oksijen cihazı kullandığını anlatan Sağlam, buna rağmen emeklilik bakımından yeterli çalışma gücü kaybının bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını aktardı.
Emekli aylığının kesilmesinin ardından düzenli gelirinin kalmadığını söyleyen Sağlam, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini ödemekte zorlandığını ve sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için gelir testi ve GSS kapsamındaki seçeneklere başvurduğunu anlattı.
“Çalışamıyoruz. Çalışamayınca para... Bekleyecek bir zamanımız yok bizim” diyen Sağlam, sağlık sorunları nedeniyle çalışmakta zorlanmasına rağmen geçimini sağlayacak düzenli bir gelirinin bulunmadığını söyledi.
İş kazası geçirdi, emeklilik başvurusu reddedildi
Cuma (soyadını vermek istemiyor) ise iş kazasının ardından yıllarca emeklilik için gerekli sigortalılık süresini tamamlamayı beklediğini, ancak başvuru zamanı geldiğinde sistemin değiştiğini anlatıyor.
12 Aralık 2014’te Antep’te bir fabrikada parke ve kilit taşı makinesi operatörü olarak çalışırken iş kazası geçiren Cuma, sağ elini kaybetti.
Cuma’nın anlatımına göre üniversite hastanesi kaza sonrasında yüzde 72 oran belirledi; SGK ise yüzde 65 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağladı.
İş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı ile engellilik nedeniyle yaşlılık aylığında esas alınan çalışma gücü kaybı değerlendirmesi birbirinden farklı hukuki ve tıbbi kriterlere dayanıyor.
2005’teki sigorta başlangıcı nedeniyle kendisine 20 yıllık sigortalılık süresi ve gerekli prim gününü tamamlaması gerektiğinin bildirildiğini söyleyen Cuma, bu koşulları sağladıktan sonra Mayıs 2025’te emeklilik başvurusu yapmak üzere SGK’ye gitti.
Ancak bu tarihte 7538 sayılı Kanun yürürlükteydi. Cuma, SGK yetkililerinin vergi indirimi üzerinden emeklilik sisteminin kaldırıldığını ve dosyasının yeni çalışma gücü kaybı kriterlerine göre değerlendirileceğini söylediklerini aktardı.
Yeniden sevk edildiği üniversite hastanesinin sağlık kurulu raporunda yüzde 75 oran belirlendiğini söyleyen Cuma, buna rağmen SGK’nin emeklilik başvurusunu kabul etmediğini ve Yüksek Sağlık Kurulu’na yaptığı itirazın da reddedildiğini anlattı.
Sağ elini kaybetmesinin ardından iş bulmakta zorlandığını, fabrikalarda çalışamadığını ve İŞKUR üzerinden de iş bulamadığını belirten Cuma, emeklilik için yaklaşık 10 yıldır beklediğini söyledi.
Biz devletimizden lütuf değil, hak ettiğimiz kazanılmış hakkımızı istiyoruz.
“Sonuçlanan dosyalarda ret oranı yüzde 97’nin üzerinde”

EMED’in Haziran 2026’da yayımladığı ve 200 kişinin katılımıyla hazırlanan araştırma da düzenleme sonrasında emeklilik sürecinde sorun yaşadığını bildiren engellilerin deneyimlerine ilişkin veriler içeriyor.
Rapordaki oranlar SGK’nin Türkiye genelindeki resmî ret oranlarını değil, araştırmaya katılan kişilerin başvuru ve değerlendirme süreçlerini yansıtıyor.
İtiraz sonrasında Yüksek Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilen dosyalarda ise katılımcıların bildirdiği ret oranı yüzde 88,8 oldu. Dernek, sonuçlandırılmış dosyalar esas alındığında bu oranın yüzde 97’nin üzerine çıktığını belirtiyor.
Araştırma, emeklilik süreçlerinde yaşanan sorunların katılımcıların ekonomik ve sosyal yaşamlarına da yansıdığını ortaya koyuyor.
Katılımcıların yüzde 76,7’si gelir kaybına uğradığını, yüzde 64,4’ü sağlık durumuna rağmen çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını, yüzde 14,4’ü ise işsiz kaldığını bildirdi.
Katılımcıların verdiği birden fazla yanıta göre 139 kişi emekli olamadığını, 95 kişi psikolojik olarak etkilendiğini, 74 kişi sağlık durumunun olumsuz etkilendiğini, 58 kişi işsiz kaldığını, 57 kişi sağlık durumuna rağmen çalışmaya devam etmek zorunda olduğunu, 52 kişi gelir kaybı yaşadığını ve 10 kişi daha önce bağlanan emekli aylığının kesildiğini ifade etti.
(SG/HA)







