Emeklilik hakları ellerinden alınan engelliler yoksulluk ve zorunlu çalışma kıskacında
15 Ocak 2025'te kabul ederek yasalaşan “7538 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yıllarca çalışma hayatında olan ve emeklilik hakkını bekleyen engellilerin yaşamını bir gecede değiştirdi.
Yasa, Ekim 2008 öncesi sigortalı olan engelli yurttaşların en temel anayasal hakkını ve 45 yıldır yürürlükte olan engelli emeklilik hakkını hiçbir kademeli geçiş veya koruma hükmü getirmeden ellerinden aldı.
Hatta yıllar önce emekli olmuş, maaşını alan ve düzenini kurmuş engelli yurttaşların emeklilik hakları bu kanunla geriye dönük olarak iptal edildi.
Yıllar sonra maaşları kesilen, sağlık güvenceleri ellerinden alınan engelliler, hukuki güvensizlik ve geçim kriziyle baş başa bırakıldı.
Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), ilgili yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. Ancak 18 aydır bir sonuç çıkmış değil.
“Ağır hastalıklarımıza rağmen çalışmaya mecbur bırakılıyoruz”
Dernek Başkanı Nazlı Pınar Tetik, diğer dernek üyeleri gibi yasadan etkilenen isimlerden. Kanser tedavisi gören Tetik, emekli aylığının kesildiğini SMS ile öğrenmiş.
bianet’in ulaştığı Tektik, kanunun yarattığı hak kayıplarını “Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal hak gaspı” olarak nitelendirdi.
Düzenlemeyle birlikte SGK ve Yüksek Sağlık Kurulu’nun ret oranının yüzde 98’e ulaştığını, mağdurların yüzde 75’inin ise emekliliği hak etmiş ya da emekliliğinin son yılına girmiş kişiler olduğunu belirtti.
İç hukuk yollarının tıkanmasının ardından konuyu Birleşmiş Milletler’e taşıdıklarını söyleyen Tetik, kazanılmış hakların geriye yürütülemeyeceği gerekçesiyle BM’nin inceleme sürecini başlattığını aktardı. Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvurunun ise 18 aydır beklediğini belirtti.
Bakanlık ve SGK’nin veri paylaşmadığını, randevu taleplerinin de karşılanmadığını söyleyen Tetik, 2008 öncesi sigortalılar için mevcut hakkın 2028’de zaten sona ereceğini ifade etti.
Tetik, son bir iki yılı kalan engellilerin emeklilik hakkının kaldırılmasına şu sözlerle tepki gösterdi:
“Sağlığımız elverse zaten çalışırız; ancak ağır hastalıklarımıza rağmen çalışmaya mecbur bırakılıyoruz.”
İki gün ile kaybettirdiler
Diyabet hastası Ahmet (soy ismini vermek istemiyor), emeklilik hakkını başvuru sürecindeki iki günlük fark nedeniyle kaybetmiş.
2019’da yüzde 44 oranında engelli raporu olan Ahmet, hastalığının ilerlemesi üzerine 2024’te yüzde 71 oranında süresiz engelli raporu aldı. Ankara Vergi Dairesi de vergi indirim belgesini onayladı. Ancak belge SGK’ya 17 Ocak 2025’te ulaştı. 7538 sayılı Kanun ise iki gün önce, 15 Ocak’ta yürürlüğe girmişti.
SGK’nın belge ulaşmadan başvurusunu kabul etmediğini söyleyen Ahmet, belge ulaştığında ise yeni düzenleme nedeniyle emekli olamayacağının kendisine bildirildiğini anlattı. Sevk edildiği sağlık kuruluşlarından aldığı raporlar ve yaptığı itirazlar da sonucu değiştirmedi.
“15’inde yasa çıktı, 17’sinde kağıt geldi. İki gün kaybettirdiler bana” diyen Ahmet, gecikmenin kendi sorumluluğunda olmadığını söyledi.
Tip 1 diyabet nedeniyle gözünden tedavi gördüğünü, ayaklarında his kaybı bulunduğunu ve düzenli ilaç kullandığını anlatan Ahmet, yüzde 71 oranındaki süresiz raporuna rağmen çalışma gücü kaybının emeklilik için yeterli görülmediğini belirtti.
Emekli olamadığı için çalışmaya devam ettiğini söyleyen Ahmet, “Hayatımı çalışarak devam ettirmeye çalışıyorum. Çünkü bugün çalışmadım mı, yarın açım” ifadelerini kullandı.

Kanser tedavisi gördü, emekli aylığı kesildi
Düzenlemeden etkilenen Feridun Sağlam ise daha önce emekli olmuş ancak daha sonra emekli aylığı kesilmiş bir kanser hastası.
2024’te kanser teşhisi konulan Sağlam, ameliyat ve kemoterapi gördüğünü ve yüzde 84 oranındaki raporuyla vergi indirimi kapsamında emekli olduğunu söyledi. 2025’te SGK tarafından kontrol muayenesine sevk edilen Sağlam’ın engel oranı yüzde 68’e düşürüldü ve emekli aylığı kesildi.
Kanser nedeniyle akciğerinin bir bölümünün alındığını, kemoterapi sonrasında kemik erimesi ve mikro kırıklar yaşadığını, dizlerinden ameliyat olduğunu ve geceleri oksijen cihazı kullandığını anlatan Sağlam, buna rağmen kendisine “iş gücü kaybı yok” denildiğini anlattı.
Emekli aylığının kesilmesinin ardından işsizlik maaşının da sona erdiğini belirten Sağlam, geliri olmadığı için GSS ödemekte zorlandığını ve sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için yeşil karta başvurduğunu kaydetti.
“Çalışamıyoruz. Çalışamayınca para... Bekleyecek bir zamanımız yok bizim” diyen Sağlam, çalışamayacak durumda olmasına rağmen geçimini sağlayacak bir geliri olmadığını söyledi.
İş kazası geçirdi, emeklilik başvurusu reddedildi
Bir diğer mağdur Cuma (soy ismini vermek istemiyor) ise geçirdiği iş kazasının ardından yıllarca emeklilik için beklediğini ancak başvurusunun yeni düzenleme nedeniyle reddedildiğini anlattı.
Cuma, 12 Aralık 2014’te Antep’te bir fabrikada parke ve kilit taşı makinesi operatörü olarak çalışırken iş kazası geçirdiğini ve sağ elini kaybettiğini söyledi. Ameliyatlar ve tedavilere rağmen elini kullanamaz hale geldiğini belirten Cuma’ya üniversite hastanesi yüzde 72 oranında iş gücü kaybı raporu verdi. SSK ise bu oranı yüzde 65 olarak kabul etti ve kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlandı.
2005 yılındaki sigorta girişi nedeniyle 20 yıllık sigortalılık süresini ve gerekli prim gününü tamamlaması gerektiğinin bildirildiğini anlatan Cuma, şartları tamamladıktan sonra Mayıs 2025’te emeklilik başvurusu yapmak için SGK’ya gitti.
Ancak bu kez 15 Ocak 2025’te yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle karşılaştı. Cuma, SGK yetkililerinin vergi indirimi üzerinden emekliliğin kaldırıldığını ve mevcut engellilik oranının yeni koşulları karşılamadığını söylediklerini aktardı.
Yeniden sevk edildiği üniversite hastanesinde iş göremezlik oranının yüzde 75’e çıkarıldığını belirten Cuma, buna rağmen SGK’nın ret kararını değiştirmediğini ve Yüksek Sağlık Kurulu’na yaptığı başvurunun da reddedildiğini söyledi.
Sağ elini kaybetmesinin ardından iş bulmakta zorlandığını anlatan Cuma, fabrikalarda çalışamadığını ve İŞKUR üzerinden de iş bulamadığını belirtti. Emeklilik için 10 yıldır beklediğini söyleyen Cuma, yaşadığı mağduriyeti şöyle anlattı:
“Biz devletimizden lütuf değil, hak ettiğimiz kazanılmış hakkımızı istiyoruz.”
Ret oranı tarihi zirvede

Derneğin Haziran 2026’da yayımladığı rapor, 15 Ocak 2025’te yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun sonrasında engelli emekliliğinde yaşanan hak kayıplarını göstermesi için iyi bir örnek.
Mağdurların anlattığı gelir kaybı ve çalışma zorunluluğu da EMED’in raporundaki verilerle de karşılık bulunuyor.
200 kişinin katılımıyla hazırlanan rapora göre yasa değişikliğinden sonra yürürlüğe giren kriterlere göre yapılan SGK değerlendirmelerinde, başvuruların çok büyük kısmı olumsuz sonuçlandı
Çalışma gücü kaybı değerlendirmelerinde yüzde 83,4 oranında ret kararı verildi.
İtiraz sonrası Yüksek Sağlık Kurulu incelemelerinde ise ret oranı daha da yükselerek yüzde 88,8'e ulaşmıştır.
Sonuçlandırılmış dosyalar dikkate alındığında ret oranlarının daha da yüksek seviyede (yüzde 97+) olduğu görülüyor.
Anket sonuçları yalnızca emeklilik başvurularının reddedildiğini değil, bunun bireylerin sosyal ve ekonomik yaşamlarında önemli sonuçlar doğurduğunu da gösteriyor.
Katılımcıların;
- Yüzde 76,7'si gelir kaybına uğradığını,
- Yüzde 64,4'ü çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını,
- Yüzde 14,4'ü ise işsiz kaldığını
belirtti.
Mağduriyet türleri incelendiğinde;
- 139 kişi emekli olamadığını,
- 95 kişi psikolojik olarak etkilendiğini,
- 74 kişi sağlık durumunun olumsuz etkilendiğini,
- 58 kişi işsiz kaldığını,
- 57 kişi sağlık durumuna rağmen çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını,
- 52 kişi gelir kaybı yaşadığını,
- 10 kişi ise bağlanmış emekliliğinin iptal edildiğini
ifade etti.
(SG/HA)
Krizin faturası: Kadınların şiddetten çıkışı zorlaşıyor
"Gerçekliği anlattım, 'politik' dediler": Bakanlık, yönetmene verdiği desteği faizi ile geri istedi
Çağrı merkezleri: Kulaklıkta müşteri, ekranda performans baskısı
Girls Of The Sun: Kürt kadınlar savaşın neresinde?
ÖĞRENCİLER TEPKİLİ
İstanbul Üniversitesi’nde restorasyon ve taşınma belirsizliği