Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen), Urfa Siverek ve Maraş Onikişubat’ta yaşanan okul saldırılarının ardından 15 Nisan’da başlattığı ‘yaşam nöbeti’, dördüncü gününde tamamlandı.
Eğitim emekçileri, dün (18 Nisan) Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaptıkları açıklamaların ardından, “Şiddetsiz Okul Deklerasyonu”nu açıkladı.

Eğitim Sen’den ‘Şiddetsiz Okul’ deklarasyonu
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak yaptığı açıklamada, eğitim emekçilerinin 15-17 Nisan tarihlerinde iş bıraktığını hatırlattı, “Ülkenin dört bir yanında eğitim sendikaları olarak eğitimi neredeyse durdurduk. Yüz binlerce eğitim emekçisi, veli ve öğrenciyle sokaklara çıktık. Neden? Çünkü artık tek bir canımızı daha bu karanlığa teslim etmeye niyetimiz yok” dedi.

“Şiddet münferit değil, politik bir sonuçtur”
Irmak, 15 Nisan’dan itibaren dört gün boyunca bakanlık önünde ‘yaşam nöbeti’ tuttuklarını belirtti, “Gündüzün sıcağında, yağmurunda, gecenin ayazında bu kapının önünden ayrılmadık. Çünkü biliyoruz ki o binanın içinde oturanlar, bizim can güvenliğimizden daha çok koltuklarının güvenliğini düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.
“Şiddet münferit değil, politik bir sonuçtur. Okullarda yaşanan bu vahşeti sadece bir ‘güvenlik zafiyeti’ olarak geçiştiremezsiniz” diyen Irmak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu tablo; eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan, somut ve kanlı bir sonucudur. Şiddeti sıradanlaştıran, dilini yaygınlaştıran, toplumu kutuplaştıran siyasetiniz; bugün 14-16 yaşındaki çocuklardan soğukkanlı failler yaratmıştır. Gençleri geleceksizliğe, umutsuzluğa ve mafyatik ilişkilere mahkûm eden bu düzen, okullarımızı birer şiddet mekânına çevirmiştir.”

Okullarda şiddet tesadüf değil, sistemin sonucudur
“Okulları kolluk gücüyle kuşatmak çözüm değil”
Irmak, çözümün polisiye tedbirler olmadığını, yapısal dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
“Okulların kapısına polis dikmek, okulları kolluk gücüyle kuşatmak çözüm değildir! Eğitim kurumlarını birer hapishaneye çevirerek şiddeti önleyemezsiniz” diyen Irmak, şu ifadeleri kullandı:
“Çözüm; liyakat yerine sadakati esas alan idari yapıyı dağıtmaktır. Çözüm; rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını yeniden ayağa kaldırmaktır. Çözüm; ÇEDES ve MESEM gibi projelerle eğitimi tarikatlara, cemaatlere ve sermayeye peşkeş çekmekten vazgeçmektir. Çözüm; laik, bilimsel, kamusal anadilinde eğitimi inşa etmektir.”
🔴Milli Eğitim Bakanlığı önünde, Şiddetsiz Okul Deklarasyonumuzu yayınladık.#EğitimdeŞiddeteHayır pic.twitter.com/yVnfJFma2a
— Eğitim Sen (@egitimsen) April 18, 2026
Bakan Tekin’e istifa çağrısı
Irmak, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e istifa çağrısında bulunarak “Göreve geldiğiniz günden bu yana eğitimin asıl sorunlarına sırtınızı döndünüz. Öğretmenlerin onurunu zedeleyen açıklamalar yaptınız, okulları ideolojik birer laboratuvara çevirdiniz. Bugün bir öğretmen okulunda can veriyorsa, bir öğrenci sınıfında vuruluyorsa bunun siyasi ve ahlaki sorumlusu sizsiniz” dedi.
Irmak, “Sorumlular hesap verene, yapısal değişiklikler gerçekleşene kadar sesimizi birleştirerek mücadele etmeye taleplerimizi haykırmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Açıklamanın ardından eğitim emekçileri, 23 maddelik “Şiddetsiz Okul Deklerasyonu”nu bakanlık önüne astı.

(VC)






