"Eğitim hakkı, vatandaşlık statüsüne indirgenemez"
Urfa Çocuk Hakları Dayanışma Ağı, “Suriyeli engelli çocukların eğitim hakkı engellenemez” başlığıyla ortak basın açıklaması yayımladı.
Açıklamada, bu hizmetlere erişimin yalnızca bir eğitim meselesi olmadığı, çocuk hakları, engelli hakları, ayrımcılık yasağı ve insan onuruna uygun yaşam hakkı bakımından temel bir insan hakları meselesi olduğu vurgulandı.
"Urfa’da çocuklar, mülteciler ve engelliler için hak ihlalleri yapısal hale geldi"
"Mevcut uygulamalar ayrımcı sonuçlar doğuruyor"
Ağ, mevcut mevzuat ve idari uygulamalar nedeniyle Suriyeli engelli çocukların özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine erişiminde ciddi engeller yaşandığını belirtti.
Açıklamada, “İlgili mevzuatın ve idari uygulamaların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan çocuklar bakımından ayrımcı sonuçlar doğurduğu görülmektedir” denildi.
Bu durumun, en kırılgan gruplardan biri olan engelli mülteci çocukların eğitim hakkından fiilen mahrum bırakılması anlamına geldiği ifade edildi.
Çocuklardan barışın sesleri: "Երկինքէն երկիր"
"Hiçbir çocuk statüsü nedeniyle dışlanamaz"
Urfa Çocuk Hakları Dayanışma Ağı, hiçbir çocuğun uyruğu, hukuki statüsü, kimliği, dili, etnik kökeni ya da engellilik durumu nedeniyle eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağını belirtti.
Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:
"Eğitim hakkı, vatandaşlık statüsüne indirgenemez. Engelli çocukların özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine erişimi, idarenin takdirine bırakılabilecek bir ayrıcalık değil; devletin güvence altına almakla yükümlü olduğu temel bir haktır.
Oyunbaz Adıyaman: Çocukların kent hakkı için yeni bir model
MEB’e mevzuat değişikliği çağrısı
Ağ, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Suriyeli engelli çocukların özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine erişimini engelleyen ayrımcı mevzuat ve uygulamalardan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Mevzuatın, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme, ayrımcılık yasağı ve çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda yeniden düzenlenmesi talep edildi.
KDK kararı hatırlatıldı
Açıklamada, Urfa Barosu’nun stratejik başvuru sürecini Kamu Denetçiliği Kurumu’na taşıdığı hatırlatıldı.
KDK’nin 30 Ocak 2026 tarihli kararında, Suriye uyruklu engelli bir çocuğun özel eğitim hakkına erişememesinin; ulusal ve uluslararası mevzuat, çocuğun üstün yararı ve fırsat eşitliği ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
“Kalıcı hale gelmiş geçicilikten” geri dönüşe: Mülteciler ne yaşıyor?
"Karar hak kazanımına dönüşmeli"
Urfa Çocuk Hakları Dayanışma Ağı, kararın Suriyeli engelli çocukların eğitime eşit erişimi açısından önemli bir hukuki dayanak olduğunu vurguladı. Ağ, kararın uygulanabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı’nın mevzuat değişikliği yapması ve ayrımcı uygulamalara son vermesi gerektiğini belirtti.
Ağ ayrıca TBMM’yi ve ilgili komisyonları konuyu gündeme almaya, gerekli denetim ve yasama süreçlerini işletmeye çağırdı.
Sivil toplum örgütlerine de dayanışma çağrısı yapan Ağ, “Hiçbir çocuk geride bırakılmamalıdır. Eşit, kapsayıcı ve ayrımcılıktan uzak eğitim tüm çocukların hakkıdır” ifadelerini kullandı.
Talepler
Açıklamada şu talepler sıralandı:
- Suriyeli engelli çocukların eğitim hakkı güvence altına alınsın.
- Ayrımcı mevzuat değiştirilsin.
- Hiçbir çocuk geride bırakılmasın.
Mülteci çocuk yoksulluğunun küresel haritası
İmzacı kurumlar
Ortak açıklamada şu kurumlar yer aldı:
Urfa Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Urfa Psikologlar Derneği, Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği Urfa Şubesi, Urfa Kitap ve Sanat Kulübü, Urfa Tabip Odası, Urfa Kamer Vakfı, Yerelden Kalkınma Derneği, Özgür Eğitim-Sen Urfa Şubesi, Eğitim-Sen Urfa Şubesi, Urfa İyilik Platformu, İnsan Hakları Derneği Urfa Şubesi, Gülen Yüzler Derneği Urfa, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Derneği Urfa Şubesi, Kadın Hafıza ve Dayanışma İnisiyatifi, Urfa Ekoloji Derneği ve Göbeklitepe Kültür Sanat Derneği.
(NÖ)