DEM Partili Güleryüz: Katliam ve saldırılara rağmen direnişimiz devlet heyetini Öcalan'a götürdü
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 5’inci Büyük Kongre süreci kapsamında Marmara Bölgesi Konferansı’nı düzenledi. İstanbul Fatih'te bulunan Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferans salonuna, “Jin, jiyan, azadî” ve “Demokratik cumhuriyet için özgür ve örgütlü toplum” pankartları asıldı.
"Yeni örgütü açığa çıkarma kongresi"
Konferansta konuşan Mahfuz Güleryüz, kongreye ilişkin şunları söyledi:
“Önemli bir gündemle bir aradayız. Eylül ayında kongremiz olacak. Kongreyi, yeni koşullarda yeni bir konjonktürde yapacağız. Her şeyin yeniden dizaynı edildiği bir döneme denk geldi. Yeniden yapılanma ve yeni bir örgüt açığa çıkarma kongresi diyoruz. Barış ve demokratik çözümle birlikte PKK kendini feshederek yeni bir örgütlenme modeli başlatıyorum dedi. Bütün dünya kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Biz de DEM Parti olarak buna göre formatlanmak durumundayız.”
"DEM Parti'nin bir programı yok"
DEM Parti’nin bir programı olmadığını belirten Güleryüz, sözlerine şöyle devam etti:
“Saldırılardan dolayı DEM Parti ile alelacele seçime girdik. Çok olağanüstü bir süreçti. Rejimin her türlü yok etme, sindirme ve devre dışı bırakma yöntemine karşı bizim yüksek örgütlenme refleksleri sayesinde hızlı bir şekilde Yeşil Sol Parti çatısı altında örgütlenip seçime girdik. Biz bu dönemde birçok işi tam kitabına uygun bir şekilde yapamadık. Bir tüzük ve program kongresi yapamadık. DEM Parti’de hala bir programımız yok. Programsız kaldık. Tüzüğümüzü de Yeşil Sol Parti ve HDP’nin tüzüğünden karma aldık. Tüzükten programa kadar baştan sonra bir yenilenme ile karşı karşıyayız.
Bize yönelik çok yoğun bir saldırı furyası var. Bizi, bize rağmen dizayn etme çabaları var. Ama bu yapı bütün bu saldırılara karşı koyabilecek güçte ve deneyime ve mirasa sahip. PKK ile başlayan, HDP, Yeşil Sol Parti ve DEM Parti ile devam eden bu gelenek esasen Kürdün ve Türkiyeli devrimcilerin yüz yıllık hayali ve ortak mücadele adresidir. Biz geleneğimizi, mirasımızı Mustafa Suphi’den Şeyh Said’den, Biroyê Heskî Tellî’den, Said Rıza’dan, Mahir’den Mazlum’dan İbo’dan Zilanlardan ve Sakinelerden başlatarak tarif ediyoruz. Yüz yıllık bir çınardan bahsediyoruz."
"Her nabza göre şerbet veriyorlar"
“Tarih boyunca bu kadar saldırıya maruz kaldığımız bir dönem olmamıştır” diyen Güleryüz, şunları söyledi:
“Saldırıların ana hedefi bizi biz olmaktan çıkarma çabasıdır. Dikkat edin basın yayın organlarında konuşan arkadaşlarımıza yönelik muazzam bir saldırı ve dezenformasyon süreci başlatılır. Hiçbir arkadaşımız konuşmasın istiyorlar. Her nabza göre şerbet veriyorlar. Türk mahallesine gidip, ‘bunlarla ne işiniz var. Bunlar vatan haini’ diyorlar. Alevilere, ‘bunlar Şafilerin partisi’ diyorlar. Mütedeyyinlere, ‘bu parti Alevilerin dinsizlerin komünistlerin partisi’ diyorlar. Kürtlere de, ‘birkaç solcunun oyuncağı olmuş bu partinin içinde sizin ne işiniz var’ diyorlar. Kürt mahallesine şunu söylüyorlar, ‘kurulacak partinin Kürtlerle Kürdistanilik ile bir alakası yok. Kürt hassasiyeti olmayan, Kürtleri görmeyen bir parti olacak’ diyorlar. Türk mahallesine ise, ‘yeni bir Kürt partisi kurulacak. Demokratik cumhuriyet, ortak vatan bunlar hepsi hikaye’ diyorlar. Peki durum buyken bize ne düşüyor? Demokratik cumhuriyetin, demokratik ulusun Kürdün kendini var edebileceği, Alevi’nin özgürce yaşabileceği, bütün inkar edilmişlerin kendini var edebileceği bir parti ve demokratik ulus projesi açığa çıkarmatır.”
"Direnişimiz, devlet heyetini Öcalan'ın ayağına götürdü"
Son olarak DEM Parti’ye yönelik eleştirilere değinen Güleryüz, konuşmasını şu sözlerle bitirdi:
“Eksiklerimiz, kusurlarımız, hatalarımız oldu ama bu kongreye giderken büyük bir özveri ile gitmeliyiz. Çünkü diz çökmedik. 2015 ile 2025 yılı arasında Türkiye tarihinin gelmiş geçmiş en büyük katliam ve saldırı sistematiği ile karşı karşıya kalan bir hareketin mensuplarıyız. Bir tane arkadaşımız bu ceberrüt rejime karşı diz çökmedi, baş eğmedi, direndi ve direnmeye devam edecek. İşte bu güçle biz yeni kongre sürecine gidiyoruz. Bu direniş, İmralı’nın kapısını kırdı, devlet heyetini sayın Öcalan’ın ayağına götürdü. Bunu bileceğiz.”
(FY)
İnsan Hakları Derneği 40 yaşında: Yargı güvence değil, ihlal faili haline geldi
İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı Üyesi Mauludi: Kimseden silah almadık, halkımızı koruduk
PYD Eş Başkanı Hiso: Türkiye, Suriye’deki entegrasyona kendi çözüm sürecine göre yaklaşıyor
SİLAH YAKMA TÖRENİNİN BİRİNCİ YILI
Prof. Janroj Yılmaz Keleş: Sözün yerini artık hukukun alması gerekiyor
TGS, 74’üncü yaşını AFP grev çadırında kutladı: "Hakkımızı alana kadar grevimiz devam edecek"