CHP’li Çakırözer NATO tutuklularını ziyaret etti: "Bizi 'potansiyel protestocu' diye fişlemişler"
*CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, NATO Zirvesi öncesi Ankara'da "potansiyel protestocu" iddiasıyla tutuklanan gazeteci, akademisyen, avukat, TEMA gönüllüsü ve sivil toplum temsilcilerini Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti.
*Yüzlerce kişinin gözaltına alındığı operasyonlarda, evlerin kapıları kırılarak yapılan baskınlarla doğa savunucuları, akademisyenler ve gazeteciler ilgileri olmayan örgütlerle ilişkilendirilerek tutuklandı. Tutuklular, altı kişilik koğuşlarda 12 kişi kaldıklarını, sağlık sorunları yaşadıklarını ve gazete-radyo erişimlerinin engellendiğini aktardı.
*TEMA gönüllüleri doğa koruma çalışmalarının terörle suçlandığını, avukat Semra Demir çeşitli eylemlerdeki fotoğraflar nedeniyle "potansiyel protestocu" olarak fişlendiklerini, gazeteci Yıldız Tar ise sorgu sırasında yeterli soru bulunamadığını belirtti.
*Çakırözer, tutuklamaların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak tüm tutukluların serbest bırakılması çağrısı yaptı.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, NATO Zirvesi öncesi Ankara'da düzenlenen operasyonlarda tutuklanan gazeteci, akademisyen, avukat, TEMA gönüllüsü ve sivil toplum temsilcilerini Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti. Cezaevinden aktarılan mesajlarda, hukuksuz tutuklamalar, cezaevi koşulları ve sağlık sorunları öne çıktı.
Çakırözer, cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada, NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek yüzlerce kişinin "potansiyel protestocu" olduğu iddiasıyla gözaltına alındığını ve çok sayıda kişinin tutuklandığını belirtti. Hiçbir suçu bulunmayan insanların evlerinin kapıları kırılarak gözaltına alındığını söyleyen Çakırözer, doğa savunucularından akademisyenlere, avukatlardan gazetecilere kadar birçok kişinin ilgileri olmayan örgütlerle ilişkilendirilerek cezaevine gönderildiğini ifade etti. Bu tutuklamaların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çakırözer, tüm tutukluların derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Ankara'da bugün başlayacak NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda gazeteciler, avukatlar, akademisyenler, dernek üyeleri ve siyasi parti temsilcilerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi gözaltına alınmış, çok sayıda kişi tutuklanmıştı.
Çakırözer, Sincan Cezaevi'nde TEMA gönüllüleri Birgül Öztekin, Gülbanu Yürür ve Selçuk Tuğrul Körüklü'nün yanı sıra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukat Semra Demir ve Halkevleri Genel Yönetim Kurulu üyesi Hediye Doğan Yıldırım ile görüştü.
"6 kişilik koğuşta 12 kişi kalıyoruz"
Akademisyen Emel Memiş, 17 yıldır ders verdiği Mülkiye'deki öğrencileri ile uluslararası akademik çevrelerden çok sayıda dayanışma mektubu aldığını aktararak, "Eşit bir yaşam ve doğa sevgisi için verdiğim mücadelenin böyle bir hukuksuzlukla karşılık bulacağını düşünmezdim" dedi.
Cezaevindeki koşullara da dikkat çeken Memiş, altı kişilik koğuşta 12 kişinin kaldığını, bazı tutukluların yerde, bazılarının ise aynı yatakta iki kişi uyumak zorunda bırakıldığını söyledi.
"Tek derdimiz doğayı korumak"
20 yıl Başbakanlık Teftiş Kurulu'nda görev yaptığını belirten TEMA gönüllüsü Gülbanu Yürür, emekliliğinin ardından kendisini tamamen doğa çalışmalarına adadığını söyledi. Yürür, "Yıllarca devlete hizmet ettikten sonra terörle suçlanmak çok ağır geliyor. Sorguda adını bile bilmediğim örgütler soruldu" diye konuştu.
Bir diğer TEMA gönüllüsü Birgül Öztekin de 30 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra çocuklara doğa sevgisini anlatmak için gönüllü çalışmalara başladığını belirterek, "Tek derdimiz doğayı ve toprağı sevdirmek. Yaşadıklarımıza anlam veremiyoruz" dedi.
Botanik alanında çalışan akademisyen Selçuk Tuğrul Körüklü ise hayatını bitkilere adadığını belirterek, TEMA gönüllülerine Nallıhan'da endemik bitkileri tanıttığını anlattı. Sabah saatlerinde yapılan operasyonla gözaltına alındığını söyleyen Körüklü, "TKP/ML'nin açılımını bile bilmiyorum. Astım hastasıyım ve her gün altı ilaç kullanıyorum" dedi.
"Kanser hastası eşimi evde bıraktım"
Halkevleri Genel Yönetim Kurulu üyesi Hediye Doğan Yıldırım, evlerine gece yarısı baskın düzenlendiğini anlattı. Kronik hastalıkları nedeniyle her gün çok sayıda ilaç kullandığını belirten Yıldırım, kanser tedavisi gören eşinin bakımını üstlendiğini söyledi. Hiçbir ilgisinin bulunmadığı bir örgüt üyeliğiyle suçlandığını belirten Yıldırım, "Biz sadece eşit, özgür ve demokratik bir ülke istiyoruz" dedi.
"Bizi 'potansiyel protestocu' diye fişlemişler"
Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukat Semra Demir ise cezaevinde gazete ve radyoya erişimlerinin engellendiğini belirtti. Gezi Parkı eylemleri, 8 Mart, 1 Mayıs, Ethem Sarısülük anması ile öğretmen ve madenci eylemlerinde çekilen fotoğraflarının dosyaya konulduğunu söyleyen Demir, "Bu görüntüler üzerinden bizi 'potansiyel protestocu' olarak fişlemişler. 'NATO'yu protesto edebilirler' diyerek hukuka aykırı biçimde önleyici tutuklama yaptılar. Evlerimizin kapıları kırıldı, ailelerimiz ters kelepçeyle yere yatırıldı" diye konuştu.
Gazeteci Yıldız Tar: "Soru bulamayınca Aile Yılı söyleşisini sordular"
Gazeteci Yıldız Tar da gözaltında kendisine yöneltilen soruların son derece sınırlı olduğunu belirtti. İfadesinde önce yalnızca kimlik bilgilerinin sorulduğunu söyleyen Tar, daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı "Aile Yılı"na ilişkin yaptığı bir söyleşi ile soyadına dair iki soru yöneltildiğini aktardı.
Tar, "Başka soru bulamayınca bunları sordular. Ardından da TKP/ML üyeliği iddiasıyla tutuklandım" dedi.
(EMK)