Bakırhan: Toplumsal barışın yolu muhalefetle de uzlaşmaktan geçiyor
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Almanya'nın Köln kentinde düzenlenen Birlik Olalım (BE ONE) Festivali'nde yaptığı açıklamalarda, Türkiye'de yürütülen müzakere sürecinin yalnızca belirli kesimlerin değil, toplumun tamamının yararına olduğunu vurguladı. Bakırhan, kalıcı toplumsal barışın sağlanabilmesi için muhalefete yönelik baskıların sona ermesi, kayyum uygulamalarının kaldırılması ve seçilmiş yöneticilerin görevlerine iade edilmesi gerektiğini söyledi.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) tarafından organize edilen festivale katılan Bakırhan, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini belirterek, zaman zaman yavaş ilerlese de müzakere zemininin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Sürecin 86 milyon yurttaşın ortak çıkarına hizmet ettiğini dile getiren Bakırhan, "Çatışmanın ve silahların olmadığı, demokratik siyasetin güç kazandığı bir geleceği hep birlikte inşa etmeliyiz. Bu nedenle yürütülen sürecin desteklenmesi gerekiyor" dedi.
Muhalefete yönelik baskıların devam etmesini eleştiren Bakırhan, bunun müzakere sürecinin ruhuyla bağdaşmadığını savundu. Özellikle ana muhalefet partisine yönelik uygulamalara dikkat çeken Bakırhan, "Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik baskılar karşısında dayanışma içinde olduğumuzu birçok kez ifade ettik" diye konuştu.
Toplumsal barışın yalnızca Kürt meselesinin çözümüne indirgenemeyeceğini belirten Bakırhan, "Adaletli, kapsayıcı ve hakkaniyetli bir yaklaşım benimsenmeli. Toplumsal barışın yolu sadece Kürtlerle barışmaktan değil, muhalefetle de uzlaşmaktan geçiyor" ifadelerini kullandı.
ANKA'nın haberine göre, iktidarın toplumsal uzlaşıyı güçlendirme sorumluluğu taşıdığını söyleyen Bakırhan, halkın demokratik iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. "Halkın tercihi ve iradesi çeşitli kararlarla yok sayılmamalı. Dün olduğu gibi bugün de yarın da halkın iradesinin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Demokrasinin güçlenmesinin seçim sonuçlarına duyulan güvenle mümkün olacağını ifade eden Bakırhan, toplumun tüm kesimlerinin sürece katkı sunması gerektiğini belirtti. "Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin, gençlerin, kadınların, emekçilerin ve muhalefetin ortak katkısıyla hem bu süreci başarıya ulaştırabilir hem de daha bağımsız ve tarafsız bir yargı düzeni için mücadele edebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
"Kayyımlar kaldırılmalı"
Cezaevlerinde bulunan siyasi tutukluların serbest bırakılması için mücadele edeceklerini belirten Bakırhan, tutuksuz yargılamanın esas alınması gerektiğini söyledi. Görevden alınan belediye başkanlarının yeniden görevlerine dönmesi gerektiğini savunan Bakırhan, "Kayyım uygulamaları son bulmalı, halkın seçtiği yöneticiler görevlerine iade edilmelidir" dedi.
Türkiye'nin kutuplaşmayı derinleştiren değil, demokratikleşmeyi güçlendiren bir yol izlemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, DEM Parti'nin de yürütülen müzakere sürecinin önemli aktörlerinden biri olduğunu ifade etti.
Avrupa'da yaşayan gençlere de seslenen Bakırhan, gençlerin kimliklerinden ve kültürel değerlerinden uzaklaştığı yönündeki görüşlere katılmadığını belirtti. Gençlerin diline, kimliğine ve inancına sahip çıkmasının önemine dikkat çeken Bakırhan, aynı zamanda uyuşturucu ve suç örgütlerinden uzak durmaları çağrısında bulundu.
Gençlerin toplumun geleceğini şekillendirecek en önemli güç olduğunu söyleyen Bakırhan, "Demokrasisine, kimliğine ve inancına sahip çıkan bir gençlik toplumumuzu daha da güçlendirecektir. Geleceği sizler belirleyeceksiniz; geleceğimiz sizsiniz" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
(EMK)