ABD’nin Hürmüz hamlesi İslamabad Mutabakatı’nı çökme noktasına getirdi
İran, ABD'nin askeri operasyonları yeniden başlatması, İran limanlarına deniz ablukası uygulaması ve Hürmüz Boğazı üzerinde denetim kurma girişimi nedeniyle Haziran'da Pakistan arabuluculuğunda imzalanan İslamabad Mutabakatı'nın artık geçersiz olduğunu açıkladı. Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden yüzde 20 ücret alınacağını duyurmuş, sonra bu plandan vazgeçmişti. Mutabakat, askeri operasyonların durdurulmasını, boğazın ticari gemilere açılmasını ve ABD'nin ablukayı 30 gün içinde kaldırmasını öngörüyordu. Her iki taraf da karşı tarafı mutabakatı ihlal etmekle suçluyor. İran, Ürdün, Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Umman'daki ABD üslerine saldırı düzenledi; ABD ise İran'ın kıyı savunma sistemlerini, radarlarını ve askeri altyapısını hedef aldı. Çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riski artarken Pakistan, Katar, Umman, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan diplomatik çözüm arayışında.
İran, ABD’nin yeniden başlattığı saldırılar, İran limanlarına yönelik deniz ablukası ve Hürmüz Boğazı üzerinde denetim kurma girişimi nedeniyle İslamabad Mutabakatı’nın artık geçerliliğini yitirdiğini açıkladı. Tahran’ın açıklaması, bir ay önce çatışmaları durduran anlaşmanın tarafların karşılıklı saldırıları ve Washington’ın mutabakat hükümleriyle çelişen adımları sonucunda fiilen işlemez hale geldiğine işaret ediyor.
Trump’ın “Hürmüz’e el koydum” açıklaması
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı (Hukuk ve Uluslararası İşlerden Sorumlu) Kazem Gharibabadi, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarını sürdürmesi ve deniz ablukasını yeniden uygulamaya koyması nedeniyle mutabakatın “ortadan kalktığını” söyledi.
Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın Amerikan denetimine alınacağını, Washington’ın boğazın “koruyucusu” olacağını ve geçen ticari yüklerden yüzde 20 ücret tahsil edeceğini duyurmasının ardından geldi. Trump, bir gün sonra Körfez ülkeleriyle yapılacak ticaret ve yatırım anlaşmalarını gerekçe göstererek ücret planından vazgeçtiğini bildirdi; ancak İran limanları ve İran bağlantılı yükler için ablukanın süreceğini söyledi.
Washington’ın Hürmüz üzerinde tek taraflı denetim ve ücret tahsilatı iddiası, yalnızca İran’ın değil, uluslararası denizcilik çevrelerinin de tepkisine yol açtı. ABD’nin İran ile Umman’ın karasuları arasında yer alan uluslararası su yolu Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere tek taraflı olarak yüzde 20 yük vergisi koyma yetkisinin bulunmadığı yönünde itirazlar yükseldi. Trump’ın planından geri adım atması bu tartışmayı şimdilik sona erdirdi; ancak abluka ve askeri operasyonlar sürerken krizin temel nedeni sona ermiş olmadı.
Mutabakat ablukanın kaldırılmasını öngörüyordu
Haziranda Pakistan’ın arabuluculuğunda imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, askeri operasyonların durdurulmasını, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere yeniden açılmasını ve tarafların 60 gün içinde daha kapsamlı bir anlaşma için müzakereye oturmasını öngörüyordu. Metne göre İran, bu süre boyunca ticari gemilerin boğazdan ücretsiz ve güvenli geçişini sağlayacak; ABD ise İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını en geç 30 gün içinde tamamen kaldıracaktı.
ABD’nin ablukayı yeniden başlatması ve Hürmüz’den geçen bütün yüklerden ücret tahsil edeceği açıklaması, Tahran tarafından yalnızca düşmanca bir siyasi çıkış değil, mutabakatın açık hükümlerinin tersine çevrilmesi olarak da okundu. İran, buna boğaz üzerindeki denetim iddiasını yeniden gündeme getirerek karşılık verdi ve bölgedeki ABD askerî varlığına yönelik saldırılarını genişletti.
Washington ise bu adımların, mutabakatın imzalanması sonrasında İran’ın ticari gemilere yönelik saldırıları yeniden başlatmasına karşılık atıldığını iddia etti. Mutabakatın imzalanmasından sonra İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlediği bildirildi ve ABD yeniden başlayan hava saldırılarını bu eylemlere karşılık olarak gerçekleştirdiğini savundu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın gemilere saldırmakta kullandığını söylediği kıyı radarlarını, hava savunma sistemlerini, insansız hava aracı depolarını, füze kapasitesini ve Devrim Muhafızlarına ait deniz unsurlarını hedef aldığını açıkladı.
Karşılıklı suçlama ve misillemeler zinciri, mutabakatın ihlallere yönelik işletilecek etkili bir denetim ve uyuşmazlık çözme mekanizmasından yoksun olduğunu da ortaya çıkardı.Her iki taraf da karşı tarafın ilk ihlali gerçekleştirdiğini savunuyor ve askeri operasyonlarını meşru müdafaa ya da misilleme olarak gerekçelendiriyor.
İran Ürdün’deki ABD üssünü hedef aldığını açıkladı
Gerilim sürerken İran ordusu, ABD askerleri ve uçaklarına ev sahipliği yaptığını belirttiği Ürdün’deki Azrak Hava Üssü’ne kamikaze insansız hava araçları ve füzelerle saldırı düzenlediğini duyurdu. İran, son saldırı dalgasında Ürdün’ün yanı sıra Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Umman’daki ABD askeri tesislerini de hedef aldığını bildirdi. Ürdün ordusu ise İran'dan gelen füzelerin bir bölümünün hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Saldırının Azrak Üssü’nde yol açtığı hasar konusunda bağımsız kaynaklarca doğrulanan kesin bilgi bulunmuyor.
CENTCOM da İran’a yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurdu
ABD ordusu, saldırıların amacını İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemileri hedef alma kapasitesini azaltmak olarak açıkladı. ABD saldırılarının İran’ın liman kentleri, kıyı savunma sistemleri ve askeri altyapısı üzerinde yoğunlaştığı bildirildi. İran ise bu operasyonlara bölgedeki ABD üslerini ve ABD’nin müttefiklerini hedef alarak karşılık verdi.
Karşılıklı saldırılar yalnızca ABD ve İran güçlerini değil, çatışmaya doğrudan taraf olmayan Körfez ülkelerini, ticari gemilerin mürettebatını ve kıyı kentlerinde yaşayan sivilleri de tehdit ediyor. Savaşın Ürdün, Bahreyn, Kuveyt, Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yayılması, yerel bir ABD-İran çatışmasının bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırıyor.
Trump Ankara’da mutabakatın bittiğini ilan etmişti
Mutabakatın geçerliliğin yitirdiğine dair ilk kesin açıklama İran’dan değil, Trump’tan gelmişti. Trump, Ankara’da NATO Zirvesi sırasında yaptığı açıklamalarda İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarını gerekçe göstererek ateşkesin ve İslamabad Mutabakatı’nın “bittiğini” ilan etmiş, ardından İran’a yönelik yeni hava saldırıları düzenleneceğini açıklamıştı. İran ise ABD’nin mutabakatın ekonomik ve askeri hükümlerine uymadığını savunarak Washington’ı ihlalle suçladı.
Trump: Ateşkes bitti, artık İran’la anlaşmak istemiyorum
Mutabakatı bitiren, karşılıklı ihlaller
Dolayısıyla İran Dışişleri Bakan Yardımcısının son açıklaması, mutabakatı bir anda ve tek taraflı olarak sona erdiren ilk hamle değil; haftalardır devam eden karşılıklı ihlallerin ve sonuçta yeniden başlayan savaşın Tahran tarafından ilanı niteliğinde.
Pakistan ise mutabakatın hukuken ve diplomatik olarak hâlâ korunabileceği görüşünde. İslamabad yönetimi, hem ABD’ye hem İran’a yükümlülüklerine dönme çağrısı yaptı ve anlaşmayı bölgesel istikrar için elde kalan başlıca diplomatik zemin olarak niteledi. Katar, Umman, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın da taraflarla temas kurarak daha geniş bir çatışmayı önlemeye çalıştığı bildirildi.
(AEK)