ABD, kaçırdığı Venezuela Başkanı Maduro’yu Haziran 2027’de yargılamaya başlayacak
ABD'nin özel harekât birimleriyle 3 Ocak 2026'da Caracas'tan kaçırdığı Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores'in yargılanması 1 Haziran 2027'de başlayacak. New York Federal Mahkemesi'nde uyuşturucu kaçakçılığı ve narkoterörizm suçlamalarıyla yargılanan çift, suçlamaları reddetti. Maduro'nun avukatları savunmalarını devlet başkanı dokunulmazlığı ve zorla çıkarılmanın uluslararası hukuka aykırılığına dayandıracak. Washington operasyonu kolluk uygulaması olarak tanımlarken, BM İnsan Hakları Konseyi uzmanları, BM Yüksek Komiseri Volker Türk ve uluslararası hukuk kuruluşları operasyonu egemenlik ihlali ve BM Şartı'nın kuvvet kullanma yasağının ihlali olarak değerlendiriyor. Dokunulmazlık itirazı 17 Kasım'da ele alınacak ve karar hem davayı hem de uluslararası hukuk tartışmalarını etkileyecek.
ABD’nin Caracas’a özel harekât birimleriyle düzenlediği baskınla konutundan kaçırarak New York’a götürdüğü Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in yargılanmasına gelecek yıl başlanacak.
New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi Yargıcı Alvin Hellerstein, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores’in uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılandığı davanın 1 Haziran 2027’de başlamasına karar verdi.
Maduro’nun avukatları, savunmalarını devlet başkanı dokunulmazlığının yanı sıra Maduro’nun egemen bir devletin topraklarından zorla çıkarılmasının da uluslararası hukuka aykırılığna dayandıracaklarını açıkladılar.
Maduro ve Flores ön duruşmada
Maduro ve Flores, Çarşamba günü Manhattan’daki yaklaşık 20 dakika süren ön duruşmaya cezaevi kıyafetleriyle götürüldü. Her ikisi de suçlamaları reddetti. Maduro’nun avukatı Barry Pollack, müvekkilinin görevdeki bir devlet başkanı olarak yabancı ülke mahkemelerinde yargılanamayacağına dair savunmasını 2 Eylül’e kadar mahkemeye sunmak zorunda. Dokunulmazlık itirazı 17 Kasım’da yapılacak duruşmada ele alınacak.
Dava, yalnızca Maduro’ya yöneltilen “narkoterörizm” ve kokain kaçakçılığı suçlamalarının hukuka uygun olup olmadığıyla sınırlı değil. ABD’nin, savaş ya da suçluların iadesine dayalı bir süreç işletmeden başka bir egemen devletin topraklarına askerî güç göndererek devlet başkanını ülkesine götürmesi de uluslararası hukuk çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor.
Asıl tartışma operasyonun hukuki niteliği
Maduro ve Flores, 3 Ocak 2026’da ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle düzenlenen gece operasyonunda Caracas’taki konutlarından alınarak New York’a götürülmüştü. O tarihten bu yana Brooklyn'deki Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde tutulan Maduro, ilk duruşmasında kendisini “savaş esiri” olarak tanımlamış ve Venezuela’nın anayasal devlet başkanı olduğunu söylemişti.
Washington ise operasyonun yıllar önce açılan ceza soruşturmasının devamı niteliğinde bir kolluk uygulaması olduğunu savunuyor. ABD yönetimine göre Maduro, Washington tarafından Venezuela’nın meşru devlet başkanı olarak tanınmadığı için devlet başkanı dokunulmazlığından da yararlanamaz.
Uluslrarası hukuk dünyasından tepkiler
Ancak birçok uluslararası hukuk uzmanı bu görüşü kabul etmiyor. ABD’de etkinlik gösteren hukuk platformu Just Security adına değerlendirme yapan hukukçular Michael Schmitt, Ryan Goodman ve Tess Bridgeman, operasyonun BM Şartı'nın kuvvet kullanma yasağını düzenleyen 2/4. maddesini ihlal ettiğini belirtiyor. Hukukçular, BM Güvenlik Konseyi yetkisi ya da meşru müdafaa koşulları bulunmadan başka bir devletin topraklarında gerçekleştirilen askerî operasyonların uluslararası hukukla bağdaşmadığını vurguluyor.
BM ve uluslararası hukuk kuruluşlarından sert eleştiriler
BM İnsan Hakları Konseyince görevlendirilen bağımsız uzmanlar operasyonu uluslararası hukukun temel ilkelerinin ağır ihlali olarak nitelendirirken, bunun tehlikeli bir emsal oluşturabileceği uyarısında da bulundular.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, insan hakları ihlallerinin hesabının sorulmasının gerektiğini, ancak bunun başka bir devletin egemenliğini ihlal eden askerî müdahaleleri meşrulaştıramayacağını söyledi.
Uluslararası Af Örgütü ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu da benzer açıklamalar yaparak, Maduro yönetiminin insan hakları siciline ilişkin eleştirilerin, başka bir ülkenin askerî güç kullanarak devlet başkanını ülkesine götürmesini hukuken haklı kılamayacağını savundu.
Emsal niteliğinde bir dava
Önümüzdeki aylarda Maduro’nun devlet başkanı dokunulmazlığına ilişkin itirazını değerlendirecek olan jürinin vereceği karar Maduro hakkındaki ceza davasını sonuca bağlayacak. Buna karşılık operasyonun uluslararası hukuka uygun olup olmadığına ilişkin tartışmanın, mahkeme kararından bağımsız olarak uluslararası hukuk ve diplomasi gündeminde uzun süre tartışılmaya devam edecek.
(AEK)