Üniversite çağındaki oğlunun intiharından sonra karısı da aynı şekilde intihar edince yıkılan bir adam ve kendisi de ölümü seçen gazeteci-yazar Kemal Râgıp Enson’u tanıyor musunuz? İlk intihar teşebbüsünde kurtarılmış, o da oğlunun intiharını anlatan bir kitap yazmış, yayımlamış, yarım kalan romanını bitirip tefrika edildiği gazeteye teslim etmiş ve hayatındaki her şeyi düzenleyip ölümü tekrar davet etmiş. Kitaplarını yeniden baskıya hazırlayan Mesut Kaplan’ın tanımıyla “Talih ve tarihin görmezden geldiği bir yazar.”
Mesut Kaplan, 2016'da gazeteci yazar Hıfzı Topuz’la unutulan yazarlar hakkında sohbet ederken Kemal Râgıp Enson’un adını ilk kez duymuş ve kolları sıvamış, kapsamlı bir biyografi için çalışıyor; Acıların En Büyüğü ve Adsız Sultan adlı iki kitabını yayına hazırlamış. Telos Yayıncılık’ın bastığı kitapları okuduktan sonra birkaç satır yazmak istedim.
Kemal Râgıp Enson’un son kitabının son satırları unutulmak üzerine. “Herkesi unuttum! Herkes de beni unutmuştur!” diye yazmış. Sanki öldükten sonrasını da bilmiş. Hassas bir insan izlenimi bırakıyor. Adsız Sultan’da ölüm üzerine düşünceleri de var: “... Ölmek demek yalnız öyle herkesin bildiği gibi soyunup toprağa girmek, orada çürümek değildir. Başka türlü ölümler de vardır. İnsanın içi ölür! Yer, içer yine de yaşıyor sayılmaz.” (s.63)
Kemal Râgıp, 1895'te dünyaya gelmiş. 1954'te de kendi isteğiyle bu dünyadan göçmüş. Eğitimi konusunda bilgi yok, ama çalıştığı işler iyi bir eğitim aldığı konusunda fikir veriyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Bölümü hocalarından Dr. Yusuf Talha Bey’in kızı Fatina Hanım’la evleniyor. Cihangir’de oturuyorlar. 1934’te İstanbul Belediyesi Tramvay Müdürü, 1949'da Ticaret Bakanlığında üst düzey bürokrat olarak çalışmış.
7 Mayıs 1924'ten itibaren yayımlanan Cumhuriyet gazetesinin ilk yazar kadrosuna dahil olmuş. Yazıları Yunus Nadi, Ziya Gökalp, Ahmet Rasim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Hüseyin Rahmi Gürpınar gibi isimlerle birlikte yer almış.
Cumhuriyet gazetesinin yanı sıra Milliyet, Akşam, Yeni Gün, Son Posta ve daha birçok gazetede roman tefrikaları, yazı dizileri, röportajlar, hikayeler yayımlamış. Telif tiyatro oyunları var. O yıllarda defalarca sahnelenen “Beşte Gelen” isimli oyunu Kemal Râgıp uyarlamış. Çeviriler de yapmış. Hayattayken dört romanı yayımlanmış; Bir İzdivacın Hikayesi, Kapalı Kutu, Yaşamak Mı Bu?, Oğlumla Başbaşa.
Mesut Kaplan’ın araştırmalarına göre, Kemal Râgıp’ın 15 Ağustos 1932 doğumlu tek oğlu Atıf, 1951’de Robert Kolej’den mezun olur. Atıf’ın kolejdeki sınıf arkadaşlarından birkaç isim; Talat Halman, Rahmi Koç, Türkkaya Ataöv. Atıf, okuldan mezun olduktan iki yıl sonra, henüz 21 yaşında bilinmeyen bir nedenle kendini asarak intihar eder. 7 Eylül 1953.
Annesi Fatina Hanım da oğlunun ölümüne dayanamayarak bir hafta sonra 16 Eylül’de aynı yöntemle hayata veda eder. İkinci intihar üzerine Kemal Râgıp da ölmek ister, ancak komşularının zamanında müdahalesiyle kurtarılır.
Kemal Râgıp Enson’un eserlerini, yazıldığı yıllara ve tefrika geleneğine bakarak değerlendirmek gerekir. Arapça kökenli olan tefrika kelimesi, gazete ve dergilerde bölümler halinde yayımlanan yazı dizisi veya roman anlamı taşımasının yanı sıra ikilik, anlaşmazlık, ayrılık anlamına da gelir. Olumsuz bir tanımın yanında farklı bir alanın güzelliği saklanmış sanki.
Okumanın binbir türlü keyfi olduğunu bilirsiniz. Zamana, mekana, kişinin ruh haline göre çeşitlenen okuma biçimleri arasında tefrika okumanın yeri bambaşkadır. Tefrika geleneğini bilen, yaşayan çok az insan kaldı. Yayımlanan bölümü okuduktan sonra, ertesi günü, haftayı iple çekmenizi sağlayan bir akıcılık hakimdir. Gazete veya dergiyi alır almaz, manşetine, ilk sayfalarına göz atmadan tefrikanın yayımlandığı sayfaları açmak ve yutarcasına okumak, günümüzde tadamayacağımız bir duygu. Beklemenin güzelliği, kavuşmanın coşkusu birlikte değil artık. Eski tefrika bağımlıları bile bugün tefrika okumaz. Ama o günler, o kitaplar da unutulmamalı. Ne güzel ki Kemal Râgıp’ın kitapları tekrar basılıyor.
Kitaplarından anladığım kadarıyla yazar, kadınlar konusunda biraz olumsuz, yaşadığı ve yazdığı dönemle uyumlu düşüncelere sahip, klasik saplantıları var, saray çevresini de iyi tanıyor, biliyor gibi. Neticede her fırsatta, her konuda yazmış, üretken bir yazar bugün tanınmıyor. Tozlu raflarda kalan kitaplarını Mesut Kaplan ve Telos Yayıncılık sayesinde okuyabileceğiz. Teşekkürler, ama naçizane bir eleştiri; her eski klasik sayılmamalı.
Künye

Oğlumla Başbaşa
Yayınevi: Telos Yayınları
Derleyici: Mesut Kaplan
Yazar: Kemal Ragıp Enson
ISBN: 9789755453002
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 160
Cilt Tipi: Karton
Kapak Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
Fiyatı: 180 TL
Telos Yayınları'nın internet sitesi aktif olmadığı için kitapyurdu.com'un Kemal Ragıp Enson ve Mesut Kaplan ve Telos Yayınevi'nin sayfalarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
(HA)







