Deniz vasiyetinde 1969 yılında İstanbul Beyazıt meydanında öldürülen Taylan Özgür'ün yanına gömülmek ister.
Taylan Ankara Cebeci Asri Mezarlığında yatmaktadır.
Karşıyaka mezarlığı o tarihlerde kuş uçmaz bir yerdir.
İdam edilen üç insan 6 Mayıs sabahı gün doğmadan bu mezarlığa getirilir.
Deniz, Yusuf, Hüseyin'in babaları ve abisi Ulus'ta bir otelde kalmaktadır.
Sabaha karşı resmi görevliler otele gider, infazın gerçekleştiğini bildirir ve onları da alıp Karşıyaka mezarlığına götürürler.
Denizin abisi Bora kardeşini İstanbul'a götürmek ister. Çeşitli bahaneler, gerekçeler ileri sürülür, izin verilmez.
Gün ışımadan, sessizliğin bile korkudan çekildiği bir vakitte, yoğun güvenlik önlemleri içinde, alelacele kazılmış toprağa verilir üç fidan.
Aralarında birer mezar boşluk bırakılarak.
Sanki yan yana gelmelerinden bile korkulmuştur.
Denizin son dileği,
Taylan'ın yanına gömülme isteği dikkate alınmamıştır.
Denizlerin defnedildiği yere yakın
19 Şubat 1972'de İstanbul Arnavutköy'de öldürülen Ulaş Bardakçı da yatmaktadır.
Gazetelerde şöyle bir haber vardır o günlere dair,
"Ulaş Bardakçı'nın mezarına çelenk koyan üç üniversiteli kız gözaltına alındı."
Ölülerden bile korkulan bir zamandır.
30 Mart 1972'de Kızıldere'de 10 devrimci öldürülür.
Ailelere "gelin cenazelerinizi alın" denilir.
Mahir'in cenazesini alan ailesi onu Ankara'ya Karşıyaka Mezarlığına götürür.
Mahir de Ulaş'ın yattığı yere yakın bir yere gömülür.
Karşıyaka Mezarlığı'ndaki bir ADA oluşur.
Yıl 1980 olur.
Generaller şartları olgunlaştırıp
12 Eylül'de yönetime el koyarlar.
Şartların olgunlaşması için binlerce insan sokaklarda vurulmuştur.
12 Eylül Cuntası'nın iktidara gelişi henüz 1. ayını doldurmamıştır.
Altındağ'ın altın saçlı çocuğu Necdet Adalı 7 Ekim 1980 sabahı Ulucanlar Cezaevi'nin avlusunda idam edilir.
Yine sıkı güvenlik önlemleri arasında Karşıyaka Mezarlığına defnedilir.
Aynı adaya.
Darbecilerin acelesi vardır.
13 Aralık 1980 sabahı gencecik bir çocuk idam edilir.
Adı Erdal Eren'dir.
Generaller için yasaların, içtihatların, itirazların önemi yoktur.
İhtiyaçlar önemlidir.
Korku salmak…
“Sonunuz böyle olur” demek, Cuntacıların temel özelliğidir.
Erdal,
Ulucanlar Hapishanesi'nin bilinen, avlusunda idam edilir ve Karşıyaka Mezarlığında abilerinin yattığı ADA'ya götürülür.
Artık o ADA sadece bir mezarlık değildir.
Tamamlanamayan cümlelerinin buluştuğu yerdir.
...
Bir arkadaşımızın annesi vefat etmişti.
Cenaze Karşıyaka Mezarlığında defnedilecekti.
Aylardan Mayıs'tı.
Bu mezarlığa gelip de, üstelik Mayıs ayında Deniz'e, Hüseyin'e, Yusuf'a uğramamak olmazdı.
İçinde bulunduğumuz aracın camını açıp mezarlıktaki görevliye seslendi arkadaş:
"Kardeş kolay gelsin, Denizlerin mezarı ne taraftaydı?"
Görevli evinin yolunu tarif eder gibiydi.
Mezarların olduğu sokağa girdiğimizde ileride 10-14 yaşlarında çocuklar vardı.
Yaklaştık.
"Hoş geldiniz," dediler saygıyla.
İçlerinden en büyüğü olan anlatmaya başladı:
"Deniz abileri yan yana gömmediler, araya birer mezar boşluk bıraktılar. Biliyorsunuz Deniz abi
Taylan Özgür'ün yanına gömülmeyi vasiyet etmişti, vasiyeti yerine getirmediler.
Deniz abinin boyunu hesap etmemişler, son sözlerini söyleyip tabureye tekmeyi vurunca ayağı masaya değmiş ve uzun süre..."
Çocuklar “İdam Gecesi Anıları” kitabını ezberlemişlerdi belli ki.
Hepimiz ilgi ve saygıyla dinledik bu sevimli ve zeki anlatıcı delikanlıyı.
Karşıyaka Mezarlığına yakın Çiğdem Mahallesi çocuklarıymış.
Bir dernek varmış.
Özellikle Mayıs ayında nöbetleşe mezarlığa gelip ziyaretçilere mihmandarlık yaparlarmış.
Birer sigara yakıp üç fidanın mezar başına koyduk.
İdam öncesi son sigaralarını elleri arkadan kelepçeli iken içirmişlerdi.
İçimizde uktedir o son sigara.
Arkadaşın annesinin cenaze vakti yaklaşmıştı.
"Hadi gidelim," dediğimiz anda üç çocuğun en küçüğü önümüze geçti.
"Abiler, buraya kadar gelmişken az ötede Mahir, Ulaş, Erdal, Necdet abiler de var… onları görmeden gitmek olur mu?"
Mahcup olduk.
Haliyle düştük peşlerine...
Yolunuzu Ankara'ya, Karşıyaka Mezarlığına düşürün vaktiniz olduğunda.
Bu ülke adil, özgür, bağımsız olsun, diye gencecik ömrünü verenler var o ADA'da.
Anılarına saygıyla. Sımsıcak sevgiyle...






