Trump'ın İran’la savaş yetkisini sınırlandırmak isteyen ABD Temsilciler Meclisi, 1 trilyon dolarlık savunma paketini de onayladı
ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlarını Kongre onayına bağlamayı amaçlayan tasarıyı 214'e karşı 208 oyla kabul etti. Demokratların hazırladığı tasarıya 4 Cumhuriyetçi de destek verdi. Ancak metin hukuki bağlayıcılığı olan bir savaş yasağı getirmiyor ve Senato benzer girişimi reddetti. Meclis aynı hafta 1 trilyon doları aşan savunma harcamaları ve İran savaşının maliyetlerini karşılayacak ek bütçeyi de onayladı. Bu durum, Washington'daki tartışmanın "savaş mı barış mı"den çok "savaş yetkilerini başkan mı kullanacak, Kongre mi" sorusu etrafında döndüğünü gösteriyor. Oylama, savaşı durdurmasa da yürütme organının yetkilerini siyasal anlamda sınırlayabilecek mekanizmaların ABD'de hâlâ işlediğine işaret ediyor.
ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlarını Kongrenin açık onayına bağlamayı amaçlayan savaş yetkileri tasarısını kabul ederken Demokratların hazırladığı tasarıya 4 Cumhuriyetçi milletvekili de destek verdi.
208’e karşı 214 oyla kabul edilen tasarı, Başkanın İran'a karşı yeni askeri harekâtlarını Kongre denetimi dışında sürdürmesini sınırlandırmayı hedefliyor.
Ancak Meclisin kabul ettiği metin, hukuki bağlayıcılığı olan bir savaş yasağı getirmiyor. Daha çok Kongrenin Başkanın İran politikasına ilişkin siyasal iradesini ortaya koyan bir karar niteliğinde. Bunun bağlayıcı bir karara dönüşebilmesi için Senatoda da benzer bir irade yansıması ve anayasal süreçlerin tamamlanması gerekiyordu.
Oysa aynı gün Senato Trump'ın İran'a yönelik savaş yetkilerini sınırlandıracak benzer bir girişimi reddetti. Böylece yasama, savaş yetkisini yürütmenin elinden alacak ortak bir tutum oluşturamadı.
Öte yandan Trump'ın savaş yetkisini budamak üzere harekete geçen aynı Temsilciler Meclisi bu hafta toplam büyüklüğü 1 trilyon doları aşan yıllık savunma harcamaları tasarısını da kabul etmişti. Cumhuriyetçi çoğunluk ayrıca İran savaşının maliyetlerini karşılamak, tüketilen mühimmat stoklarını yenilemek ve Trump yönetiminin savunma önceliklerini finanse etmek amacıyla hazırlanan ek bütçe düzenlemelerini de onayladı.
Bir siyasi barış cephesi yok
Sonuçta, Temsilciler Meclisi'nin kararının ilk bakışta sanıldığı gibi savaşa karşı açık bir siyasal cephe oluşturmaya yönelmiş olmadığı görüldü. Meclis çoğunluğu, bir yandan İran'a yönelik askeri operasyonların sürdürülmesi için gereken mali kaynakları sağlarken, öte yandan Başkan'ın bu operasyonları Kongre denetimi dışında yürütmesine itiraz ediyordu. Washington'daki tartışma "savaş mı barış mı" dan çok “savaş yetkilerini başkan mı kullanacak, Kongre mi” sorusu çevresinde yoğunlaştı.
İki buçuk yüzyıllık anayasal gerilim
ABD Anayasası savaş ilanı yetkisini Kongre'ye verirken, başkanı Silahlı Kuvvetler Başkomutanı olarak tanımlıyor. Bu ikili yapı, Amerikan tarihinde hemen her büyük askeri müdahalede yürütme ile yasama arasında yetki tartışmalarının ana kaynağı.
Modern dönemde bu gerilim ilk kez 1950'de Başkan Harry Truman'ın Kore Savaşı'na Kongreden savaş yetkisi almadan asker göndermesiyle belirginleşmişti. Vietnam Savaşı sırasında ise yüz binlerce Amerikan askerinin çatışmalara sürüklenmesi ve ülke çapında büyüyen savaş karşıtı hareket, Kongrenin yürütme üzerindeki denetim hakkı konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Tartışma sonucunda, Kongre 1973’te Başkan Richard Nixon'ın vetosunu aşarak War Powers Resolution'ı (Savaş Yetkileri Kararı) kabul etmesiyle son buldu. Düzenleme, başkanın acil durumlarda sınır ötesine asker gönderebilme yetkisini korurken, bunu Kongrenin bilgisi ve denetimi altına almayı amaçlıyordu. 20. yüzyıl sonları ve 21. Yüzyılın başlarında Irak, Kosova, Libya ve bugün İran konusunda yaşanan tartışmaların hukuki zemini de büyük ölçüde bu yasaya dayanıyor.
Karar barış açısından ne anlam taşıyor?
Temsilciler Meclisi'nin kararı İran'daki çatışmaları durdurmuyor; Senatonun ret kararı da bunu açıkça gösteriyor. Buna rağmen, oylama ABD içinde savaşın kapsamı, süresi ve yürütme organının yetkileri konusunda yeni bir siyasal tartışmanın güç kazandığına işaret ediyor.
Bu gelişme doğrudan bir ateşkes ya da diplomatik bir çözüm adımı anlamına gelmiyor. Ancak askeri operasyonların otomatik biçimde genişletilmesine karşı Kongre denetiminin yeniden gündeme gelmesi, ABD’de yürütmenin hareket alanını siyasal anlamda daraltabilecek mekanizmaların hâlâ işlediğini gösteriyor. Vietnam'dan Irak'a kadar birçok örnekte görüldüğü gibi, ABD tarihinde savaşlar yalnızca dış politikayı değil, Amerikan demokrasisinin kuvvetler ayrılığı düzenini de sınayan krizlere dönüşüyor. İran oylaması bu uzun tarihsel tartışmaya eklenen son halka.
(AEK)