Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Dev-Yol ve SOL Parti’nin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu’nun BirGün TV'de HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü hakkındaki konuşmasına tepki göstererek sosyalistler arasında gerilim yaratacak polemikler yerine dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
SYKP Merkez Yürütme Kurulu, Müftüoğlu’nun Kürkçü’yü hedef alan açıklamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Müftüoğlu’nun sözlerinin 54 yıl öncesini kapsadığını belirten SYKP, söz konusu değerlendirmeyi şaşkınlıkla izlediklerini kaydetti.
Bu tür tartışmaların sosyalist harekete bugüne kadar katkı sunmadığını, bundan sonra da sunmayacağını savundu. SYKP’nin konuya ilişkin açıklaması şöyle:
“Dev-Yol'un ve SOL Parti'nin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu'nun, Dev-Genç'in tarihsel önderlerinden, partimiz SYKP'nin kurucularından ve HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü hakkında BirGün TV'ye yapmış olduğu açıklamaları şaşkınlıkla izledik.
Ertuğrul Kürkçü ve Oğuzhan Müftüoğlu, 1996 yılında kurulan Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin (ÖDP) kurucuları ve aynı zamanda yöneticileriydiler. Hal böyle iken, 54 yıl geriye giderek polemik yaratma çabalarını anlamlandırmakta zorlanıyoruz. Bu tarzın bugüne kadar sosyalist hareketimize katkısı olmadı, bundan sonra da olmayacaktır.
Ortadoğu'da savaşın yayıldığı, bölgesel çatışmaların giderek küresel bir hesaplaşmaya doğru ilerlediği; Türkiye'de ise AKP-MHP İktidar Bloku'nun faşist kurumsallaşmaya her geçen gün hız kazandırdığı günümüzde, antifaşist mücadele ortaklığını güçlendirmek yerine sosyalistler arasında gerilim ve ayrışma yaratacak bu tür açıklamalara değil, mümkün olduğunca sosyalistler arasındaki dayanışma ilişkilerini güçlendirmeye ihtiyacımız var.
Türkiye sosyalist hareketimizde tarihsel tecrübesi olan aktörlerin özellikle günümüz koşullarında sosyalistlerin dayanışmasını güçlendirecek söylemler içinde olması partimizin beklentisidir. Bugün ihtiyaç duyulan şey geçmiş polemikleri yeniden üretmek değil; Kızıldere'nin en önemli mesajının ‘devrimci dayanışma’ olduğu bilinciyle, devrimci hareketin tarihsel değerlerine sahip çıkarak ortak mücadele zeminini güçlendirmektir.”
Kurtuluş Hareketi’nin kurucularından Kemal Kaçaroğlu ve Mahir Sayın da Oğuzhan Müftüoğlu’na “kamuoyu önünde sitem” etti.
Siyasi Haber’de Müftüoğlu’na hitaben bir yazı kaleme alan iki isim 54 yıl sonra gündeme getirilen anlatıların sosyalist harekete öğretici bir katkı sunmadığını, aksine dayanışma duygusunu zedelediğini belirtti.
Geçmişin devrimci deneyimlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemli olduğu ifade ederek, bunun kişileri bağlamından koparıp hedef haline getiren, rekabeti ve kırgınlığı büyüten bir dille yapılmaması gerektiğini kaydetti:
"...O tarihlerde kimlerimizin başına neler geldiği elbette ki anlatılmaya değer şeylerdir ama insan yüreğimizi koruyarak ve kendimizi aklarken anlattığımız kişiyi yerin dibine sokmayacak biçimde olmalı bunlar. Hepimiz hakkında anlatılacak bir sosyaliste yaraşır meseller olduğu gibi, komşunun bahçesinden erik çalmanın ötesinde şimdi hiç birimizin çıkıp da gururla ‘ben bunu işte böylece yaptım!’ diyemeyeceğimiz hikayelerimiz vardır. Bunlar, milli meseleden Kemalizme, İTC’den (İttihat Terakki) Adalet Partisi’ne, kadınlara ve LGBTİ+’lara yaklaşımımızdan ekoloji ve işçi sınıfının öncülüğünü kavrayışımıza kadar uzanan yelpaze içinde akıl almaz örnekler sergilerler.
Kim diyebilir ki, sosyalist kişiliklerimizin şekillenmesi, Ertuğrul için de, senin, bizim için de, kahramanlarımız Mahir, Deniz ya da İbrahim için de geçerli olmak üzere bir anda ortaya çıkmıştır ve hiçbir evrimden, sıçramadan geçmemiştir? Hatta zıddına dönüşümler yaşanmamıştır? Kendini elit gören, ‘kendi kurtulmuş iken toplumun kurtarıcısı’ olma anlayışından, kendisinin de kurtuluşunun işçi sınıfının kurtuluşuyla mümkün olduğunu idrak edinceye kadar hangi aşamalardan geçtik? İlk devrimci olduğumuz gündeki gibi doğrusal bir gelişimle mi bugünlere geldik?
Hepimiz insandık ve insani olan her şey bizler için de, hele daha ömrünün ilkbaharını yaşamakta olan insanlar için on kat daha geçerlidir.
...
İlk kez bir özeleştiri tutumu benimseyerek hadi çık, 'bir sürçü lisana düştüğünü kabul et' ve politik 'çatışmamıza' bu rahatlamanın içinden devam edelim!
Yapmazsan, zaten hep üzdüğün bizleri biraz daha üzmüş olacaksın. Senin için önemi var mı bilemiyoruz ama aynı siperde olduğumuzun bilinciyle bizce değeri var.
Her bakımdan sağlık ve afiyet içinde ol.”
Yazının tamamı için buraya tıklayabilirsiniz.
Ne olmuştu?
Oğuzhan Müftüoğlu, BirGün TV'de Zafer Arapkirli'nin sunduğu programda Kızıldere sonrası yaşanan yargılama sürecine değinerek, Ertuğrul Kürkçü'nün Mahir Çayan'ı suçlayıp solu hedef alan bir çizgiye savrulduğunu iddia etmişti.

Kızıldere Katliamından 36 Yıl Sonra Ertuğrul Kürkçü Anlatıyor...

49. yılda Kızıldere, On'ların hayatları
(HA)










