Sinop'ta barınaklar olmadan sokak hayvanlarını toplama baskısına tepki: "Çözüm katliam değil"
Sinop Hayvan Hakları Platformu, sokak hayvanlarının toplanması sürecinde ciddi hak ihlalleri yaşandığını savunarak, hükümetin 7527 sayılı yasa kapsamında hızlandırdığı uygulamaların durdurulmasını istedi.
Hayvan hakkı savunucuları Meclis’te: Toplama ve hapsetmeler durdurulmalı
Platform, belediyelerin yeterli barınak kapasitesi bulunmadan hayvan toplamaya zorlandığını belirterek çözümün “katliam ya da esaret değil; bilimsel kısırlaştırma, eğitim ve şeffaf denetim” olduğunu vurguladı.
ANKA'nın haberine göre, Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen açıklamada konuşan Platform Dönem Sözcüsü Nazlı Tekin, sokak hayvanlarının yaşam hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğini öne sürdü.
"Sokaklarda sistematik zulüm"
“Bizler; örgütlü kötülüğün, cehaletin ve acımasızlığın karşısına vicdanlı bir insan olabilmenin sorumluluğuyla dikilen, sarsılmaz bir iradenin temsilcileriyiz. Sokaklarda yaşanan sistematik zulme ve yaşam hakkı ihlallerine daha fazla dayanamadığımız için bir araya geldik.”
"Hayvan toplama kamuoyundan gizli yürütülüyor"
Tekin, toplama işlemlerinin kamuoyundan gizli yürütüldüğünü, sokaktan alınan çok sayıda hayvanın akıbetinin bilinmediğini söyledi.
“Sadece uzman veteriner hekimlerin kontrolünde olması gereken narkotik ilaçların yetkisiz kişiler tarafından kullanıldığına yönelik ciddi kaygılarımız var. Sinop’ta sokaklardan toplanan ve bir daha haber alınamayan köpeklerin akıbeti belirsizdir. Bu kontrolsüz ve şeffaf olmayan süreçler kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır.”
Platform, mevcut uygulamanın hayvan popülasyonunu azaltmayacağını, aksine yeni hak ihlalleri doğurduğunu savundu. Tekin, çözümün ülke çapında bilimsel yöntemlerle yürütülecek bir kısırlaştırma programı olduğunu belirtti.
"Çözüm sevgi, eğitim ve bilimde"
“Resmî kayıtlarda doğal ölüm olarak yer alan verilerin gerçeği yansıtmadığını düşünüyoruz. Sokaklarda yıllarca sağlıklı yaşayan hayvanlar, uygun olmayan koşullar nedeniyle yaşamlarını yitiriyor. Çözüm katliamda ya da esarette değil; sevgi, eğitim ve bilimdedir. Popülasyonun kontrol altına alınmasının tek yolu ülke genelinde kapsamlı bir kısırlaştırma seferberliğinin başlatılmasıdır.”
"Hayvanlar değil sorumsuzluğu üreten sistem cezalandırılsın"
Hayvanların terk edilebilir bir eşya olmadığını söyleyen Tekin, sorumluluğun hayvanlarda değil, onları sokağa bırakanlarda ve denetimsiz politikalar uygulayan kamu yönetiminde olduğunu ifade etti.
“Bir hayvanı sahiplenmek, onun tüm ihtiyaçlarını yaşamı boyunca karşılamayı üstlenmektir. Sıkılınca sokağa bırakılacak bir eşya değildirler. Evcil hayvanlar yaşamlarını sürdürebilmek için insan desteğine ihtiyaç duyar.”
Platform, barınakların bağımsız denetime açılması çağrısı da yaptı.
“Cezalandırılması gereken hayvanlar değil, sorumsuzluğu üreten sistem ve bilinçsiz uygulamalardır. Barınakların şeffaf hale getirilmesi ve halkın denetim mekanizmasının bir parçası olması hayati önem taşımaktadır.”
"Yaşam hakkını Türkiye'nin her köşesinde savunmaya devam"
Açıklamada, 2 Ağustos’ta Antalya’da düzenlenecek yaşam hakkı buluşmasına katılım çağrısı yapılırken, Tekin konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Sokak canları sahipsiz değildir. Hiçbir can katledilemez. İnsan olmak vicdan sahibi olmayı gerektirir. Sinop’ta ve Türkiye’nin her köşesinde yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Biz buradayız, birlikteyiz ve asla vazgeçmeyeceğiz.”
Barınak kapasitesi tartışması sürüyor
Hayvan hakları örgütlerinin tepkileri, hükümetin son aylarda belediyelere sahipsiz hayvanların toplanması yönündeki çağrılarını artırdığı bir dönemde geldi. Belediyelerin önemli bir bölümü, mevcut bakımevlerinin kapasitesinin yetersiz olduğunu, yeni barınaklar tamamlanmadan toplama yükümlülüğünün yerine getirilmesinin hem hayvan refahı hem de belediyelerin hizmet kapasitesi açısından ciddi sorunlar yarattığını dile getiriyor.
Tartışmalar, temmuz ayında Ankara’da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde başkentte sokak hayvanlarının yoğun biçimde toplandığı yönündeki haberlerle yeniden gündeme gelmişti. Hayvan hakları örgütleri, özellikle zirve güzergâhlarında köpeklerin toplandığını ve bunun kamuoyundan gizlendiğini ileri sürerken, konu sosyal medyada geniş yankı bulmuştu.
"Ankara Valisi 39 bin sokak hayvanını nereye koydu?"
Arka plan
2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren 7527 sayılı yasa, belediyelere sahipsiz köpekleri toplama ve bakımevlerinde tutma yükümlülüğü getirdi. Hükümet düzenlemeyi kamu güvenliği gerekçesiyle savunurken, hayvan hakları örgütleri, veteriner hekim odaları ve çok sayıda belediye, yeterli barınak ve veteriner altyapısı oluşturulmadan uygulamanın yaygınlaştırılmasının kitlesel ölümler ve yaşam hakkı ihlallerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle sokak hayvanları politikası, son bir yıldır kamu güvenliği ile hayvan hakları arasında Türkiye’nin en tartışmalı başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
(AEK)