HAK ÖRGÜTLERİYLE BULUŞMALAR - 34
Özgürlük için Hukukçular Derneği: Hapishanelerdeki hak ihlalleri toplumun tamamını ilgilendiriyor
IPS İletişim Vakfı/bianet, "Hak Örgütleriyle Buluşmalar" kapsamında Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ile Beyoğlu'nda bir araya geldi. ÖHD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Avukat Ayşe Özdemir, 2009'da kurulan ve 13 şube, 5 temsilciliği bulunan derneğin hapishane hak ihlalleri, emek, ifade özgürlüğü, kadın ve LGBTİ+ hakları gibi alanlarda çalıştığını belirtti. Özdemir, cezaevlerindeki tecrit, kitap sınırlamaları ve tahliye ertelemelerinin toplumu ilgilendirdiğini vurgulayarak bu ihlallerin görünür kılınması gerektiğini söyledi. Hukukun aşındırılmış olmasına rağmen mücadeleyi sürdüreceklerini ifade eden Özdemir, hak örgütleri ve gazeteciler arasında ortak üretim alanlarının geliştirilmesini ve daha sık iş birliği yapılmasını önerdi.
Sivil toplumun güçlendirilmesi ve birlikte çalışma olanaklarının artırılması amacıyla Temmuz 2023’ten beri yürüttüğümüz “Hak Örgütleriyle Buluşmalar” kapsamında 34'üncü görüşmemizi Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ile gerçekleştirdik.
Atölye BİA’nın Beyoğlu’ndaki ofisinde düzenlediğimiz buluşmaya IPS İletişim Vakfı/bianet adına Atölye BİA Koordinatörü Ceyda Sungur ve bianet Sivil Toplum Paydaşları Muhabiri/Atölye BİA Asistanı Evrim Gündüz, ÖHD adına İstanbul Şubesi Eş Başkanı Avukat Ayşe Özdemir katıldı.
Buluşmada ÖHD'nin yürüttüğü hak savunuculuğu faaliyetlerini, hukukun işleyişine ilişkin güncel tartışmaları, cezaevlerindeki hak ihlallerini ve hak mücadelelerinde gazetecilik ile hukuk örgütleri arasındaki iş birliği olanaklarını ele aldık.
Hak ihlallerinin görünür kılınması, ortak üretim biçimlerinin geliştirilmesi ve sivil toplum örgütleri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik önerileri de değerlendirdik.
Hak Örgütleriyle Buluşmalar
"Kendimizi yalnızca dava takip eden bir yerde görmüyoruz"
Kuruluş, ilk olarak 2009'da Özgürlük İçin Hukukçular Platformu ismiyle faaliyete geçti. Daha sonra 2019'da Özgürlük İçin Hukukçular Derneği adını aldı. Genel merkezi Diyarbakır'da bulunan ÖHD, 13 şube ve 5 temsilciliğiyle hapishane hak ihlalleri, emek, ifade özgürlüğü, kadın ve LGBTİ+ hakları başta olmak üzere birçok alanda hukuki destek ve hak savunuculuğu yürütüyor.
Avukat Ayşe Özdemir, derneğin çalışmalarının hukuki başvurularla sınırlı olmadığını söyledi.
Toplumsal mücadelelerin bir parçası olmayı temel bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Özdemir, hukuki başvuruların yanı sıra hak arama mücadelesi, adalet, özgürlük ve toplumsal barış için de çalıştıklarını ifade etti:
Biz ÖHD olarak kendimizi sadece dava takip eden bir yerde görmüyoruz. Hak arama mücadelesinde adaleti, özgürlükleri ve toplumsal barışı savunan bir yerde duruyoruz. Biliyoruz ki toplumsal barışın inşasında hukuk çok önemli bir yere sahip. Çünkü barış, hukukla korunur ve güvence altına alınır.
"Hapishanelerdeki hak ihlalleri görünür olmalı"
Özdemir, ÖHD'nin düzenli olarak cezaevlerini ziyaret ettiğini, hak ihlallerini raporladığını ve hukuki başvurular yaptığını anlattı.
Cezaevlerinde yaşanan ihlallerin toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirten Özdemir, son dönemde kamuoyunda daha görünür hale gelen sorunların aslında uzun yıllardır devam ettiğini vurguladı:
Çok uzun yıllardır raporlarımızla, hapishane ziyaretlerimizle ve hukuki başvurularımızla bu ihlalleri görünür kılmaya çalışıyoruz. Tahliye zamanı gelen mahpusların idari gözlem kurulu kararlarıyla tahliyeleri erteleniyor. Tecrit, kitap sınırlamaları ve mektup yasakları gibi birçok hak ihlali yaşanıyor. Bunu, içerideki kişinin neden hapishanede olduğundan bağımsız olarak değerlendirmek gerekiyor. Hapishanelerdeki hak ihlalleri görünür olmalı. Toplumun gözünü ve kulağını bu hak ihlallerine çevirmesi gerekiyor.
ÖHD’den Marmara hapishaneleri raporu: Ayrımcı infaz politikalarına ve tecride son verilsin
Hapishanelerdeki şüpheli ölümler için etkin soruşturma çağrısı
"Mahkemedeki sözümüz de sokaktaki sözümüz de mücadelenin parçası"
Özdemir, Türkiye'de hukukun işleyişine ilişkin ciddi sorunlar yaşandığını ancak bunun hukuk mücadelesini terk etmek anlamına gelmediğini ifade etti.
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir ortamda hukukçuların sorumluluğunun daha da arttığını belirten Özdemir, ÖHD'nin hukukun sunduğu tüm imkânları kullanarak mücadeleyi sürdürdüğünü aktardı.
Hukuk mücadelesinin yalnızca mahkeme salonlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Özdemir, ellerindeki tüm araçları kullanmaya devam edeceğini anlattı:
Tüm sınırları zorlayarak hukukun bütün araçlarını kullanmak zorundayız. Nihayetinde biz bir hukuk örgütüyüz. Evet, hukuk ciddi biçimde aşındırılmış durumda ama elimizdeki mücadele aracı yine hukuk. Bu nedenle hukukun işlemesi için elimizdeki tüm imkânları kullanmaya devam edeceğiz. Mahkemedeki sözümüz de sokaktaki sözümüz de bu mücadelenin bir parçası.
"Birlikte daha fazla ne yapabileceğimizi konuşmalıyız"
Özdemir, hak örgütleri ile gazeteciler arasındaki ilişkinin çoğunlukla basın açıklamaları, dava süreçleri ve raporların haberleştirilmesiyle sınırlı kaldığını söyledi.
Sivil toplum örgütleri arasında ortak üretim alanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Özdemir, farklı mücadele alanlarının daha sık bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti:
Genel olarak bir dosya takip ediyoruz, o dosya haberleştiriliyor ya da bir basın açıklaması yapıyoruz, basın onu takip ediyor. Ama birlikte daha fazla ne yapabileceğimiz üzerine belki daha çok bir araya gelebiliriz. Bunun üzerine birlikte düşünebiliriz.
Özgürlük için Hukukçular Derneği'ni X, Instagram ve YouTube gibi sosyal medya mecralarından takip edebilirsiniz.
(EG)
HAK ÖRGÜTLERİYLE BULUŞMALAR - 33
Çağdaş Hukukçular Derneği: Hukuk işlemiyorsa mücadele de değişmek zorunda
HAK ÖRGÜTLERİYLE BULUŞMALAR - 32
Gıda Mühendisleri Odası: "Okul yemeğine kaynak bulunamıyor, NATO bütçeleri artırılıyor"
Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi sona erdi: "Kafamızdaki sağlamcıyı öldürmeliyiz"
ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Umut Koşan: Engellilik bireysel değil, toplumsal olarak üretilen bir eşitsizlik
ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Meral Sözen: Engellileri acındırma kadar kahramanlaştırma da sorunlu