Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" Mitingi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Toplu Açılış Töreni’ne katıldı.
Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, “Değerli Bursalılar Cumhuriyet’e, bu ülkeye, bu bayrağı, Cumhuriyet’in kazanımlarına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet sandığa, iradesine ve seçtiğine sahip çıkan, seçme hakkına el uzatanlara karşı da dimdik ayakta duran Bursa’yı saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.” dedi.
"20 saattir acımasız sorguyla teslim almaya çalışıyorlar"
Özel Bursa’daki soruşturmayı yalnızca bir adli süreç olarak değil, seçilmiş iradeye yönelmiş siyasal bir kuşatma olarak anlattı. Daha önce İstanbul için kurdukları savunma hattının şimdi Bursa’ya taşındığını söyledi ve iktidarın bu yöntemi farklı kentlere yaydığını vurguladı. Mustafa Bozbey’in mevcut büyükşehir dönemiyle değil, yedi yıl öncesine dayandırılan bir iddia üzerinden hedef alındığını özellikle öne çıkardı. Emniyette dört güne yaklaşan gözaltı süresini ve 20 saate varan sorguyu, yorma ve hata yaptırma amacı taşıyan bir baskı yöntemi gibi tarif etti. Özel’in asıl mesajı şuydu: burada yalnızca bir belediye başkanı değil, Bursa’nın seçme hakkı sınanıyor.
“Bugün Bursa’nın iradesine el uzatanlar Mustafa Bozbey’i dördüncü gün emniyette tutuyorlar. 20 saat süren acımasız sorguyla onu yormaya, teslim almaya çalışıyorlar. İfade sırasında çelişki üretmek, yorgunluğundan yararlanmak istiyorlar. Sonrasında savcılık ve belki de mahkeme aşamasıyla bu baskıyı büyütmeyi hedefliyorlar. Burada yapılan şey, Bursa’nın seçtiğine yönelmiş bir kuşatmadır.”
"Sürekli ‘AK Parti’ye geçecek’ söylentisi yaydılar"
CHP Genel Başkanı, Bozbey hakkında yürütülen sürecin ardında siyasi baskı ve saf değiştirmeye zorlama olduğunu ileri sürdü.
İki yıl boyunca “AK Parti’ye geçecek” söylentilerinin sistemli biçimde yayıldığını, bu söylentiler boşa çıkınca da operasyon tehdidinin devreye sokulduğunu anlattı. Bozbey’in tehdit karşısında geri adım atmadığını, şantaja boyun eğmediğini ve bugün gözaltında olmasının da bunun sonucu olduğunu söyledi. Özel, bu çerçevede Bozbey’i yalnızca mağdur değil, baskıya direnen bir kişi olarak selamladı. Alanda toplananlara vicdanları üzerinden seslendi.
“Sürekli ‘AK Parti’ye geçecek’ söylentisi yaydılar, sonra da ‘Ya katılacaksın ya hapse atılacaksın’ dediler. Mustafa Bozbey bugün gözaltındaysa sebebi bu tehditlere boyun eğmemesidir. Şantaja teslim olsaydı savcının tutumu da kararlar da bir anda değişirdi. Ama o bu baskıya teslim olmadı. Biz de onun sonuna kadar arkasında duruyoruz.”
"Didik didik yapıldı, hiçbir şey bulunamadı"
CHP lideri, Bozbey’in seçim meşruiyetini öne çıkarıp soruşturmayı sandıkta kazanılamayan belediyeyi başka yollarla alma girişimi olarak tanımladı. Bozbey’in yüksek oy oranı ve memnuniyet düzeyini hatırlatarak, halk desteği güçlü bir belediye başkanının geçmişe dönük bir iftirayla hedef seçildiğini söyledi. Son iki yılın ve daha eski belediye başkanlığı döneminin defalarca incelendiğini, buna rağmen somut bir bulgu çıkarılamadığını savundu. Buna karşılık, elde yalnızca bir iftiracı ve bir vakıf üzerinden kurulmuş bir senaryo kaldığını ileri sürdü. Meydanda en sert vurgu şu noktadaydı: iktidar, halkın vermediği yetkiyi savcı ve hâkim eliyle almaya çalışıyor. Özel, bu iddiayı doğrudan Erdoğan’a yöneltti ve süreci “darbe” ve “cunta” suçlamasıyla çerçeveledi.
“Didik didik yaptılar, son iki yılda hiçbir şey bulamadılar. Yedi yıl öncesindeki dönem incelendi, orada da hiçbir şey çıkaramadılar. Buluna buluna bir iftiracı buldular, bir vakıf üzerinden kumpas kurdular. Sandıkta alamadıkları belediyeyi savcıyla, hakimle almaya kalkıyorlar. İşte rezaletin fotoğrafı budur.”
"Millet kimi seçerse görev ondadır"
Özel, demokratik meşruiyetin tek kaynağının sandık olduğunu daha geniş ve ilkesel bir dille anlattı. Belediye meclisindeki çoğunlukla belediye başkanlığının neden aynı partide olmadığını sorarak, halkın Bozbey’i bilinçli biçimde tercih ettiğini söyledi. Devletin halktan fedakârlık isteyebildiğini ama sandığa el uzatıldığında milletin buna izin vermeyeceğini vurguladı. Ardından belediyenin devraldığı ağır borç yükünü ve buna rağmen iki yılda yapılan hizmetleri ayrıntılı rakamlarla sıraladı. Özel, Bozbey’i yalnız mağdur değil, iş yapan belediye başkanı olarak tahkim etti.
“Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Belediye meclisinde çoğunluk sende olabilir ama belediye başkanı neden sende değil? Çünkü Bursalılar Mustafa Bozbey’e güvendi ve onu seçti. Üstelik 400 milyon dolar borçla devralınan belediyede bu borcun yarısı ödendi, yatırımlar yapıldı, hizmetler sürdü. Milletin kararına rağmen bu tabloyu zorla tersine çevirmeye kimsenin hakkı yoktur.”
"Bu kadar borç ödenip hizmet yapılırken mi yolsuzluk yapılmış?"
Özel konuşmasını belediyenin iki yıllık icraat tablosunu önceki dönemle karşı karşıya koyarak sürdürdü. Bursa’dan başlayarak farklı kentlere seslendi ve bu kadar borç kapatılırken, bu kadar yatırım ve sosyal destek üretilirken yolsuzluk iddiasının ne kadar inandırıcı olduğunu sorguladı. Asıl sorgulanması gereken dönemin, ağır borçların ve ödenmeyen yükümlülüklerin biriktiği eski yönetim dönemi olduğuna işaret etti. Kent lokantalarından öğrenci desteklerine, sulama borularından afet merkezlerine kadar uzanan örneklerle belediyenin gündelik faaliyet ve sosyal hizmet tablosunu öne çıkardı. Alanda toplananlara “gördüğünüz hizmete bakın, kararı siz verin” dedi. Muhalif seçmenin dışında AKP ve MHP tabanındaki seçmenlerle de diyalog kurdu.
“Soruyorum: Bu kadar borç ödenip bu kadar hizmet yapılırken mi yolsuzluk yapılmış? Yoksa 400 milyon dolar borç bırakılırken, vergi ve SGK ödenmezken mi bu işler oldu? Bir tarafta belediyeyi batıranlar var, öbür tarafta borcu kapatıp Bursa’yı ayağa kaldıranlar. Kent lokantaları, öğrenci desteği, çiftçiye dağıtılan üretim malzemeleri, afet merkezleri ortada. Bursa hizmetin kimden geldiğini görüyor.”
Bursa’daki hiçbir vicdan, bu alçaklığa sessiz kalmaz
CHP Genel Başkanı Özel, yapılan işlerin yalnız CHP seçmeninin değil farklı partilere oy veren Bursalıların da gözü önünde gerçekleştiğini söyledi. Bu nedenle şimdi hedeflenen şeyin yalnızca bir kişiyi tutuklamak değil, işleyen belediye düzenini bozmak ve seçmenin istemediği eski anlayışı geri getirmek olduğunu anlattı. Kendini “Bursa’nın damadı” olarak konumlandıran Özel kentin vicdanına seslendi. Ardından Bozbey’in kendisinden istediği toplu açılış programını hatırlattı; Bursa Belediye Başkanı'nın, olası tutuklama ihtimaline karşı yapılan hizmetlerin iktidar tarafından sahiplenilmesini engellemek istediğini aktardı. Özel, “kim yaptı, Bursa görsün” diyerek siyaseti Belediyenin ortaya koyduğu somut eserler üzerinden konuştu.
“Bunların hepsi bütün Bursa’nın gördüğü işler. Şimdi bunları durduralım, seçmediklerinizi geri getirelim, yeniden borç ve israf başlasın istiyorlar. Mustafa Bozbey ise haksız yere hapiste yatsın istiyorlar. Ama Bursa’daki hiçbir vicdan bu alçaklığa sessiz kalmaz. Bursalı kimin hizmet yaptığını da kimin kumpas kurduğunu da görür.”
Tarihe böyle geçsin
Özel daha sonra konuşmasını, bir savunma toplantısından çok sıra dışı bir açılış törenine dönüştürerek sürdürdü. CHP Genel Başkanı, Bozbey’in yokluğunda bekleyen 29 hizmetin açılışını yaptıklarını ve bunun dünya siyaset tarihinde eşine az rastlanır bir görüntü olduğunu söyledi. Hizmetleri yapan belediye başkanı sorgudayken, hizmetlerden yararlanan yurttaşlarla birlikte açılış gerçekleştirdiklerini vurguladı. Ardından tek tek tesisleri, parkları, ulaşım ve sosyal hizmet yatırımlarını saydı; Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’nden yeni araç alımlarına kadar uzun bir liste okudu. Sonunda da Bursalılardan bu açılışların tarihini sahiplenmelerini istedi.
“Bugün Mustafa Bozbey’in açılış için beni beklediği 29 hizmetin açılışını yapıyoruz. Hizmetleri yapan başkan polis sorgusundayken, hizmeti alanlarla birlikte toplu açılış töreni yapıyoruz. Bu da tarihe böyle geçsin. Bize bunu yaptıranlar yaptıklarından utansınlar. Bursa ise bu hizmetlerle gurur duysun.”
Aileye dokunanın ellerini bu millet kırar
Özel konuşmasının sonraki bölümünde savcılık dosyasının dayandığını söylediği isimleri tek tek anarak suçlamaların kaynağı olan kişileri teşhir etti. Bu kişilerin Bursa’da büyük bir dolandırıcılık ağı kurduğunu, yüzlerce kişiyi mağdur ettiğini ve şimdi kendilerini kurtarmak için Bozbey’i hedef haline getirdiklerini anlattı. Resmi açıklaması olmayan firari ve sanık hikâyeleri üzerinden yürüyen sürecin güvenilmezliğine işaret etti. Özel en sert tepkiyi ise soruşturmanın aile bireylerine kadar genişletilmesine gösterdi; eşi, kızı ve kardeşi üzerinden yürüyen baskıyı siyasi saldırının sınır aşması olarak sundu. Konuşmasını alabildiğine sertleştiren Özel, aileye yönelen müdahalenin, toplumsal vicdanı ayağa kaldıracak bir eşik olduğunu vurguladı. Genel Başkan mahkemeden kaçmadıklarını ama bu koşullarda yapılacak tutuklamanın açık siyasi gasp olacağını savundu.
“Bir tarafta sizin seçtiğinize atılan iftiralar, öbür tarafta bizzat dolandırıcılıkla anılan insanlar var. Şimdi bu isimlerin ifadeleriyle Bozbey’i yakmaya çalışıyorlar. Yetmiyor, eşini, kızını, kardeşini alıp aileye de saldırıyorlar. İstanbul’daki ailelerden sonra Bursa’daki aileye de dokunuyorlar. Bu millet, aileye uzanan eli de iradeye uzanan eli de affetmez.”
Erdoğan, hak etmediğine çökmekten vazgeç
Konuşmasının sonunda Özel, Erdoğan’a doğrudan çağrı yaparak sürecin tutuksuz yargılama biçiminde ilerlemesini istedi. Bozbey’in mahkeme önünde savunma yapmasını, sürecin televizyonlardan yayınlanmasını ve kararı milletin vicdanına bırakmayı önerdi. Aksi halde Bursa’nın gönlünün kırılacağını ve bunun siyasi bedelinin sandıkta ağır olacağını söyledi. Kalabalığa dönerek, bugün meydanda bulunmanın asıl anlamının verilen oyun arkasında durmak olduğunu anlattı. Siyasi kapkaç ve yankesicilik benzetmeleriyle meseleyi yerel bir soruşturmanın ötesine taşıdı; Cumhuriyet’i taşıyan gücün sıradan yurttaşlar olduğunu vurguladı. Konuşmayı da Bursa’yı hem direnişin hem umudun taşıyıcısı ilan eden coşkulu bir kapanışla bitirdi.
“Hak etmediğine çökmekten vazgeç. Tutuksuz yargılama olsun, Mustafa Bozbey yargı önünde hesabını versin, kararı millet görsün. Ama Bursa Büyükşehir’e çökmeye kalkarsan bunun hesabını Bursa sorar. Bugün burada evinden çıkıp gelen, verdiği oyun arkasında duran herkes Cumhuriyet’i sırtında taşıyor. Millet ne diyorsa sonunda o olur.”
(AEK)
