CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha önce “mal varlığını açıklayacağım” diyerek duyurduğu basın toplantısını Ankara'da CHP Genel Merkez'de düzenledi. Toplantıda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, bakanlık görevine gelmeden önce sahip olduğunu öne sürdüğü taşınmazları tapu kayıtlarıyla birlikte açıklayan Özel, Gürlek’in toplam 452 milyon lira değerinde gayrimenkule sahip olduğunu söyledi.
Özgür Özel: Ölmeyi göze almışız, cesareti olan çıksın karşımıza https://t.co/FmEqL4kgMX
— bianet (@bianet_org) March 17, 2026
Özel, açıklamasında 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin sonuçlarına da değindi. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi rekabet zemininin zayıfladığını gördüğünü savunan Özel, Erdoğan’ın parti kadrolarında da bu mücadeleyi taşıyacak enerjiyi bulamadığını öne sürdü.
Bu nedenle Erdoğan’ın yargıyı siyasetin bir aracı haline getirdiğini söyleyen Özel, “Daha önce yapılmamış bir şeyi yaptı, adeta yargı kolları kurdu” dedi. Akın Gürlek’in kariyer sürecini de bu çerçevede değerlendiren Özel, Gürlek’in önce farklı mahkemelerde görevlendirildiğini, ardından siyasetle ilişkili bir hatta taşındığını savundu. Özel, Gürlek’in önce bakan yardımcısı yapıldığını, daha sonra da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine getirildiğini hatırlattı.

Türkiye’de yurttaşların zaten yargı sisteminden memnun olmadığını söyleyen Özel, bu süreçle birlikte sorunun daha da derinleştiğini söyledi. Yargıdaki çürümenin en üst kademelere kadar ulaştığını öne süren CHP lideri, iktidarın yargı üzerindeki etkisini sert sözlerle eleştirdi.
Özel, konuşmasında iktidarın yargı eliyle muhalefet üzerinde baskı kurduğunu savunarak, bu yapının adım adım bir “darbe planı” işlediğini iddia etti. 1990’lı yılların faili meçhul cinayetleriyle özdeşleşen “beyaz Toros” simgesi üzerinden de iktidara yüklenen Özel, bu anlayışın bugün muhalefete gözdağı verme aracına dönüştürüldüğünü söyledi.
“Darbe bildirisini Türkiye Radyo Televizyon Kurumunda okudular”
Özel, konuşmasının devamında, “Önce Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanını alıp Türkiye’nin en büyük ilçesine kayyum atadılar. 19 Mart 2025’te ise bir sivil darbe sürecini yaşattılar. Bir gün önce iftarda üniversite diplomasını iptal ettiler. Ertesi gün sahurda ise büyük bir operasyona giriştiler. Bir gün önce diploma iptali yapan üniversite yönetiminin ipini elinde tutanlarla operasyonu düzenleyenlerin iplerini tutan eller aynıydı” dedi.
Gizlilik kararı bulunan soruşturmalardaki bilgilerin sonradan telafisi olmayacak iftiralarla iktidara yakın medya tarafından dolaşıma sokulduğunu söyleyen Özel, “Darbenin bildirisi Türkiye Radyo Televizyon Kurumunda okundu. Şimdi yolsuzluk yalanını attıklarını, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 6 yıllık bütçesinin bile bu kadar etmediğini bildikleri için Türkiye Radyo Televizyon Kurumu bile buna sahip çıkmıyor ve başka yalanlarla iftiralarına devam ediyor” diye konuştu.
“8 bin kişi içinden hep aynı isim çıktı”
Akın Gürlek’in belli bir yönlendirme ve tercihin sonucu olarak görevlendirildiğini savunan Özel, “Akın Gürlek, tesadüflerin değil, iplerini ellerinde tutanların hiç şaşırmayacağı bir görevlendirmenin kişisidir” dedi.
Özel, Gürlek’in Tekirdağ’da görev yaptığı dönemde Satılmış Büyükcanayakın adlı bilirkişiyle yakın ilişki kurduğunu ileri sürerek, “Meğerse birlikte çalışıyorlarmış. Tekirdağ’daki bilirkişi ile orada antrenmanlara başlamış. Satılmış Büyükcanayakın İstanbul’a yerleşti, 8 bin bilirkişi arasında yer aldı. Akın Gürlek ne zaman bilirkişi istese hep bu kişi kuradan çıktı. 16 kez çıktı” sözlerini kullandı.
Konuşmasının bu bölümünde iktidara yakın kesimlere de seslenen Özel, “Bu konuşmayı eminim ki Adalet ve Kalkınma Partisine kendini yakın hisseden pek çok kişi dinliyor” dedi.
“Aldığı kararları Anayasa Mahkemesi bozdu”
Özel, Akın Gürlek’in yargı pratiğine ilişkin eleştirilerini sürdürdü ve “Türkiye’de aranıp bulunamayan hakim ve başsavcının performansı ortada” dedi.
Selahattin Demirtaş’a 4 yıl 8 ay ceza veren ismin Akın Gürlek olduğunu söyleyen Özel, “Bu haksızlığı Devlet Bahçeli de söylüyor. Verdiği ceza önce Anayasa Mahkemesi, ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından bozuldu” diye konuştu.
Sırrı Süreyya Önder’e verilen 3,5 yıllık cezayı da hatırlatan Özel, bu kararın da Anayasa Mahkemesi tarafından bozulduğunu ve Önder’in o sayede serbest kaldığını söyledi. Selçuk Kozağaçlı’nın tahliyesine karşı yapılan itirazı kabul eden mahkemenin de aynı mahkeme olduğunu belirten Özel, Sözcü gazetesi yöneticilerine yönelik Yargıtay’ın bozduğu kararı veren ismin de Gürlek olduğunu kaydetti.
Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen ve Yargıtay tarafından kısmen bozulan kararı da Gürlek’in verdiğini söyleyen Özel, milletvekili Enis Berberoğlu’na verilen cezaya da işaret etti. Özel, “Anayasa Mahkemesi iki kez bozdu. Sırrı Süreyya Önder kararı Anayasa Mahkemesinde 15’e 15 bozuldu. Bu üyelerin hiçbirini biz atamadık” dedi.
Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleriyle de bu konuyu konuştuğunu söyleyen Özel, “Kaç tane Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekiline bunu anlattım, bir tanesi savunmuyor. O yüzden hepsine mesaj attım, dinlesinler diye” dedi.
“İtirafname imzalanırsa baban serbest kalacak denildi”
Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturmalara da değinen Özel, “Ekrem İmamoğlu ülkeyi yönetmek amacıyla sistem kurmuş ama bir kuruş para ve belge bulunamıyor. Bugüne kadar neyi yakaladınız diye sorsa biri bana…” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi dosyasında Yener Toruner’in tutuklu olduğunu hatırlatan Özel, bu kişinin oğluna bir avukatın giderek, “Bu itirafnameyi imzalayacak, paraları vereceksin, baban serbest kalacak” dediğini ileri sürdü. Çocuğun buna inanmadığını anlatan Özel, yanındakilerle birlikte gittiğini ve o sırada savcının yanında telefonla konuşulduğunu söyledi.
Bu kayıtları Hakimler ve Savcılar Kuruluna götürdüğünü belirten Özel, ilgili tutuklunun kim olduğunu da söylediğini aktardı. Avukat Mehmet Yıldırım’ın adını verdiğini söyleyen Özel, “Artvin’de onu gözaltına almaya gidiyorlar. Kendisi telefonunu kapatıyor ve Antalya Kepez’de tesadüfi jandarma aramasında yakalanıyor” dedi.
Özel, Mehmet Yıldırım’a önce ev hapsi verildiğini, ancak daha sonra bu kararın kaldırıldığını belirterek, “Ev hapsinin gerekçesi neydi? Kaçmak mı? Bu adam kaçarken yakalandı ama ev hapsi kaldırıldı” dedi.
Bir tutuklunun yakınına para teklif eden avukatın serbestçe dolaşmasını eleştiren Özel, “Birisine para teklif eden avukatının eli kolu serbest gezmesi nedir? Mücahit Birinci de geziyor, Mehmet Yıldırım da geziyor” dedi.
“Gizli tanık Meşe ortada yok”
Özel, “Bir gizli tanık buluyorlar, ‘Meşe’ diye, o ifadeyle Ekrem İmamoğlu tutuklanıyor ama kendisi ortada yok. ‘Meşe’ ne dediyse İlke’ye onu dedirtmişler. İfadesinde yazım hataları bile aynı. Oyuncu değişikliği mi oldu?” diye sordu.
Yargı içinde talimatla hareket etmeyen hakimlerin de bulunduğunu vurgulayan Özel, “Namuslu, şerefli, dürüst ve talimatla iş yapmayan hakimler var” dedi.
Özel, daha sonra İmamoğlu davalarında görev yapan hakimlere ilişkin bir görsel gösterdi ve “Bu görseldeki 8 kişi de Akın Gürlek’in istediklerine uymayanların düştüğü durum ortada. Talimata uymayanlar sürgün edildiler. Talimata uyanlar ödüllendirildiler. Bir kısmı bakan yardımcısı yapıldı. Bir sürü cübbeli hakim devir teslim törenine katıldı” diye konuştu.

“Beraat veren hakimleri sürdüler”
Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü davasını örnek gösteren Özel, davada bin gün geçtiğini, savcı mütalaa verse dosyanın biteceğini söyledi. Savcıya defalarca mütalaasını vermesinin söylendiğini anlatan Özel, savcının buna yanaşmadığını belirtti.
Özel, “Beş kez üçer ay arayla kaçtı, kaçtı, kaçtı. En son hakim dedi ki ‘Mütalaanı ver.’ ‘Veremem, hazır değilim.’ Bin gün olmuş. O zaman mütalaanı niye vermediğini söyle. Diyemem, hazır değilim. O zaman karar dedi, Ekrem İmamoğlu’nun beraatine” dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun beraatine karar veren hakimin daha sonra Diyarbakır’a sürüldüğünü söyleyen Özel, Beylikdüzü davasının hakiminin gösterdiği görselde 3 numarada yer aldığını belirtti.
Diplomada sahtecilik davasına bakan hakimin, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden savunma yaptırdığı için Kahramanmaraş’a sürüldüğünü öne süren Özel, bu hakimin de görselde 1 numarada yer aldığını söyledi.
İmamoğlu hakkında ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla açılan davada beraat kararı veren hakimin de Kahramanmaraş’a sürüldüğünü söyleyen Özel, bunun da görselde 2 numarada yer alan hakim olduğunu aktardı.
“Ahmak davası”na bakan hakimin direnince Samsun’a sürüldüğünü ileri süren Özel, bu davanın istinaf aşamasında görev yapan heyet başkanı ve üyelerinin de daha karar verilmeden önce İstanbul içinde başka mahkemelere gönderildiğini söyledi.
Tapuları paylaştı
Toplantıda taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarını da gösteren Özel, “Bunların tamamı Akın Gürlek bakan olmadan önce kimlik numarasıyla takip edilecek kayıtlardır” dedi. Ardından tapuları ve sahip olunan konutların ortalama değerlerini sıraladı.
Özel’in paylaştığı liste şöyle:
· İstanbul Kartal’da Avrupa Konutları Projesi’nden daire. Emsal değeri 26,2 milyon lira
· Aynı ada ve parselde ikinci daire. Emsal değeri 26,2 milyon lira
· İstanbul Beykoz’da villa. Emsal ortalama değeri 85 milyon lira
· Avcılar Bizim Evler Projesi’nde daire. Ortalama fiyatı 15,5 milyon lira
· Tuzla Merkez Marin City Konutları’nda daire. Ortalama değeri 10 milyon lira
· Ankara Çankaya Park Joven Sitesi’nde daire. Ortalama değeri 35,5 milyon lira
· Ankara Lodumlu Vip Tower’da daire. Ortalama değeri 25 milyon lira
· Beytepe Mahall Ankara’da daire. Ortalama değeri 17,5 milyon lira
· Beytepe Mira Rezidans’ta daire. Ortalama değeri 23 milyon lira
· İzmir Konak Halkapınar’da Mahall Bomonti’de daire. Ortalama değeri 27 milyon lira
· Aynı parselde bir daire daha. Değeri 27 milyon lira
· Çanakkale’de deniz gören 500 metrekarelik arsa. Değeri 7,5 milyon lira
“Toplam 452 milyon liralık gayrimenkul”
Özel, yalnızca halen elde bulunduğunu söylediği taşınmazları değil, daha sonra satılan mülkleri de anlattı. “4 tane bakan olduktan sonra çıkan olduysa bunları da oraya dahil edeceğiz. Satılan mülkler var” diyen Özel, Esenyurt’ta bir rezidanstaki dairenin 7 milyon 750 bin liraya satıldığını söyledi.
Halkalı’da bulunan bir mülkün 43 milyon liraya, Üsküdar Altunizade’deki bir başka mülkün 47 milyon liraya, Ankara Çankaya’daki bir mülkün ise 27 milyon liraya satıldığını belirten Özel, “Satılan 4 konutun değeri 126 milyon lira” dedi.
Ardından toplam tabloyu açıklayan Özel, “Toplam 452 milyon liralık gayrimenkul var. Hesabında 1 kuruş parası yoksa bile 452 milyon lirası var. Şu ana kadar aldığı maaşla bir şişe su içmese 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış. 10 hakim ve savcı 19 yıl çalışsalar hepsini o zaman satın alabilirler” diye konuştu.
Özel, satışlardan elde edilen gelirlerin nerede olduğunu da sordu. “Satışlardan elde edilen gelirler nerede? Senet karşılığı alınan konutlar nerede düzenlendi? Senetlerin parası nereden ödendi?” sorularını yöneltti.
“Çıkıp bunları nasıl edindiğinizi tek tek anlatmanız lazım”
Akın Gürlek’in eşinin mal varlığına değinmediklerini söyleyen Özel, “Aile ve eşle uğraşmama hassasiyetimizi biliyorsunuz” dedi. Buna karşın, taşınmaz alım satımlarında rol oynadığını söylediği kişi ve bağlantılara ilişkin ellerinde bilgiler bulunduğunu belirtti.
Ankara ve İstanbul’daki avukatlık ofislerinde yürütüldüğünü öne sürdüğü ilişkiler, görüşmeler ve tutuklu yakınlarıyla temaslara da işaret eden Özel, bu zincirde yer alan isimlerin belli olduğunu söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Akın Bey eskiden savcıydı, soru soramazsın” yönündeki tutumunu da eleştiren Özel, Gürlek’e doğrudan seslendi. “Akın Bey, bir basın toplantısı yapın” diyen Özel, kendi mal bildirimini düzenli olarak yaptığını anlattı.
Kendisi ve eşinin iki eczanesi bulunduğunu, bunlardan birinin 28, diğerinin 26 yıl çalıştığını söyleyen Özel, “Ara sokakta birer dükkan edindik. Manisa, Ankara ve İstanbul’da evimiz var. İki mütevazı arabamız var. Sizin maaşınızı aldığınız hesaplar belli. Şimdi çıkıp bu malları nasıl edindiğinizi teker teker ispatlamanız lazım. Namuslu hakim ve savcılara yazık değil mi?” dedi.
“Bu daha turbun küçüğü”
Özel, “Ben bakan oldum, milletvekili olacağım. Darbeye karışan adam gelip milletvekilliği mi yapacak? Siz hangi dokunulmazlığa güveniyorsunuz? Darbeye kalkışmışsın sen” dedi.
Vicdan sahibi Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi seçmenlerine seslenen Özel, “Birileri milletin sırtından servet ediniyor. Bunların tamamı ve fazlası, daha neler neler? Ne için yapılıyor bunların hepsi? Tayyip Bey talimat vermiş. Bu mu mertlik, bu mu mücadele?” diye konuştu.
Düzenlediği basın toplantısının adını da hatırlatan Özel, “Bugünkü basın toplantısının adı ‘turbun küçüğü’. Büyüğünü bilmeyen mi var? Turpun tarlası var sizin orada” dedi.
“Yargılamak için iddianameyi bekledim”
Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddianame sürecine de değinen Özel, “O iddianame çıksın, yargılanacaksınız dedim. Yargılamak için iddianameyi bekledim” dedi.
Cumhuriyet Halk Partili gibi görünüp iftira atanların iddialarının hiçbirinin doğru çıkmadığını savunan Özel, “Hani Ekrem İmamoğlu’nun lüks araçları? Ekrem İmamoğlu siyasete girdiğinde zengin olan ama siyaset yaptıkça fakirleşmiş birisidir. Siyasete girdiği günden bugüne zenginleştiyse siz çıkarın. Ben hakimlikte, savcılıkta zenginleşeni çıkardım” diye konuştu.
Türkiye’deki mevcut düzenin Adalet Bakanlığı’ndan başlaması gerektiğini söyleyen Özel, “Bundan sonra Türkiye’deki Adalet ve Kalkınma Partisinin kara düzeni, bu müesses nizam, arınacaksanız önce Adalet Bakanı’ndan arının. Sonra çıkıp da kimse kimseye haysiyet cellatlığı yapmayacak” dedi.
“Ekrem Başkan’a namusum kadar güveniyorum”
Özel, konuşmasının sonunda basın mensuplarına ve kamuoyuna da seslendi. “Bu soruları birisi sorabilecek mi? Sorabilen gazetecilere lafım yok. Buna sessiz kalanlar, yarın bana davetiye getirmesin” dedi.
Bir televizyon kanalında yaşanan ücret zammı tartışmasına da gönderme yapan Özel, “Bir kadın zam yapmaya tepki gösteriyor. Biz ölmeyi göze almışız. Bizim kadar cesaretli olan, arkadaşına güvenen de çıkar” dedi.
Ekrem İmamoğlu’na duyduğu güveni de açık biçimde dile getiren Özel, “Ekrem Başkan’a namusum kadar güveniyorum. Bu haysiyet cellatlığının bir sınırı var. Yerden göğe iftiralarla dolu bir sürecin bir yılını dolduruyoruz” diye konuştu.
Özel, sözlerini şöyle tamamladı: “Ben yine yarın şehit aileleri ile iftardayım. Bu da Erdoğan’a, Akın Gürlek’e ve birlikte bir gelecek planlayanlara ders olsun.”
(EMK)


