Özgül Saki, Zoe Lila’nın yaşadığı hak ihlallerini Meclis’e taşıdı
İstanbul Sarıyer’deki Özel Açı Okulları’nda beş yıl İngilizce öğretmenliği yapan trans kadın Zoe Lila, beden uyum sürecini okul yönetimiyle birlikte planlayarak öğrenciler ve velilerle paylaştı. Okul çevresinden destek görmesine rağmen, kişisel bilgilerinin iktidara yakın medyada yayımlanmasının ardından ölüm tehditleri aldı ve evini terk etmek zorunda kaldı.
Okul yönetimi daha sonra Zoe Lila’nın sözleşmesini yenilemedi, Milli Eğitim Bakanlığı da okul hakkında soruşturma başlattı. Zoe Lila ve avukatı Furkan Yurt, özel hayatın gizliliği, eşitlik ve çalışma hakkının ihlal edildiğini belirterek hukuki süreç başlattı. Lila bu süreçte yaşadıklarını bianet'ten Tuğçe Yılmaz’a anlattı.
Trans kadın öğretmen Zoe hedef gösterildi, işine son verildi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Lila’nın yaşadığı hak ihlallerini Meclis gündemine taşıdı.
Saki, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Zoe Lila’nın cinsiyet uyum süreci kapsamında hukuki olarak cinsiyet hanesi kaydını değiştirdiğini ve görevini sürdürdüğünü belirtti.
Bu gelişmenin ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul hakkında soruşturma başlattığını söyleyen Saki, okulda düzenlenen toplumsal cinsiyet, kimlik ve kapsayıcılık temalı bazı etkinliklerin de soruşturma kapsamına alındığını hatırlattı.
“Kamu makamları ayrımcılık yasağına uygun hareket etmeli”
Kamu makamlarının denetim ve gözetim yetkisini hukuka bağlılık, ölçülülük, eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleri çerçevesinde kullanmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Saki, Anayasa’nın 10. maddesine dikkat çekti.
Saki, idarenin benzer durumda bulunan kişiler arasında nesnel ve makul bir neden olmadan farklı işlem yapamayacağını belirterek, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin de devlete eğitim alanında ayrımcılığı önleme ve kapsayıcı bir ortam sağlama yükümlülüğü getirdiğini söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel hayatın korunması ve ayrımcılık yasağına ilişkin maddelerini hatırlatan Saki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelli ayrımcılığa ilişkin içtihatlarına da işaret etti.
Özgül Saki'den Ali Erbaş’a: “Lüks makam araçları kul hakkı değil mi?”
“Trans kimlik soruşturma gerekçesi gibi sunuldu”
Saki, kamuoyuna yansıyan haberlerde “rezalet”, “sapkın”, “tehdit” ve “uygunsuzluk” gibi ifadeler kullanılarak LGBTİ+ varoluşların hedef gösterildiğini söyledi.
Trans kimliğin tek başına bir denetim ya da soruşturma gerekçesiymiş gibi sunulduğunu belirten Saki, trans veya LGBTİ+ olmanın hukuka aykırı olmadığını vurguladı.
Eğitim kurumlarının öğrencileri ve çalışanları ayrımcılıktan korumakla yükümlü olduğunu ifade eden Saki, idari süreçlerin nefret söylemi ve politikaları üzerinden değil, somut ve hukuken tanımlanabilir eylemler temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Saki, bunun hem hakların korunması hem de kamu kurumlarına duyulan güven açısından önem taşıdığını belirtti.
Özgül Saki: "LGBTİ+’lar 'tehdit' söylemiyle kriminalize ediliyor"
Yanıt bekleyen sorular
Saki, soru önergesinde “Bakanlık nezdinde bir kişinin trans olması ya da cinsiyet geçiş sürecinden geçmiş olması öğretmenlik mesleğini yürütmesine engel bir durum olarak değerlendirilmekte midir?” diyerek Bakan Tekin’e şu soruları sordu:
1. Milli Eğitim Bakanlığı söz konusu okul hakkında inceleme veya soruşturma başlatmış mıdır? Başlatıldıysa tarih ve hukuki dayanak nedir? Soruşturmanın konusu tam olarak hangi fiil veya işlemdir? Soruşturma bir öğretmenin cinsiyet kimliği, hukuken gerçekleştirilmiş cinsiyet hanesi kaydı değişikliği veya LGBTİ+ kimliği ile doğrudan ya da dolaylı biçimde ilişkili midir?
2. Bakanlık ne tür somut mevzuat ihlali iddiası tespit etmiştir? İhlal iddiası ders içeriği, okul etkinliği, rehberlik faaliyeti, çalışma izni veya başka bir idari işleme mi ilişkindir?
3. Bakanlık nezdinde bir kişinin trans olması ya da cinsiyet geçiş sürecinden geçmiş olması öğretmenlik mesleğini yürütmesine engel bir durum olarak değerlendirilmekte midir? Böyle bir değerlendirme mevcutsa hukuki dayanağı nedir?
4. Soruşturma sürecinde ayrımcılık yasağı, eşitlik ilkesi ve özel hayatın korunması bakımından hangi güvenceler uygulanmıştır?
5. Bakanlık, eğitim kurumlarında görev yapan personelin cinsiyet kimliği veya cinsel yönelim temelinde ayrımcılığa uğramamasını sağlamak amacıyla herhangi bir çalışma yürütmekte midir?
6. Bakanlık, kamuoyuna yansıyan haberlerde kullanılan ve LGBTİ+ varoluşunu doğrudan olumsuzlayan dilin öğrenciler, eğitim emekçileri ve okul iklimi üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmış mıdır? Şayet soruşturma açılmışsa, bu durum için de aynı değerlendirme yapılmış mıdır?
(NÖ)