İstanbul Baro Başkanı Kaboğlu, çerçeve yasayı yorumladı: Adı konulmamış örtülü bir af
İstanbul Baro Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Meclis Genel Kurulu'nda oy çokluğuyla kabul edilen 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' kanun teklifini değerlendirdi.

"Zaman açısından ayrımcı bir af"
Yasayı bianet’e değerlendiren Prof. Kaboğlu, "Bu yapılan yasa bir aftır. Genel af değil ama belli kategoriye yönelik olarak, teknik anlamda bir aftır. Dolayısıyla zaten teknik olarak af ama ayrımcı bir af. Suçluluk kategorisi açısından ayrımcı bir af, zaman açısından ayrımcı bir af. Adı konulmamış örtülü aftır" ifadelerini kullandı.
Kaboğlu ayrıca, kanun teklifini bir yasa olarak nitelemenin mümkün olmadığını savundu.
"Bunu bir yasa olarak nitelemem mümkün değil. Siyasal niyetin yasa ürününe büründürülmüş hali var. Büyük bir uzlaşmanın ortaya çıkardığı iradeyi de itibarsızlaştırmamak, elimin tersiyle itmemek için itidalli bir dil kullanmaya çalışıyorum."
"Bütün taraflar terör kavramında mutabakat sağlamış"
"PKK terör örgütü mü değil mi? Bu yasayla tescil edilmiş oldu" diyen Kaboğlu, "Kimse artık bundan böyle farklı kavramlar kullanmaz, kullanamaz. Gerilla mıydı, milis miydi, militan mıydı? Buna gerek yok çünkü bütün taraflar terör kavramında, sözcüğünde mutabakat sağlamış bulunuyor ve bunu da bir yasaya bağlamış bulunuyor" dedi.
💬 İstanbul Baro Başkanı Prof. Dr. Kaboğlu: “PKK terör örgütü mü, değil mi? Bu yasayla tescil edilmiş oldu. Kimse artık bundan böyle farklı kavramlar kullanamaz. Gerilla mıydı, milis miydi, militan mıydı? Buna gerek yok çünkü bütün taraflar terör kavramında, sözcüğünde mutabakat… pic.twitter.com/L2CVrOaVic
— bianet (@bianet_org) August 13, 2026
"MGK şartı sorunlu"
Teyit mekanizmasının MGK'nın şartına bağlanmasını eleştiren Kaboğlu, teknik olarak sorunlu olduğunu söyledi.
"Milli Güvenlik Kurulu'na sahip olduğu anayasal konumdan daha ileri bir paye tanınıyor, karar alma diyor. Oysa Milli Güvenlik Kurulu karar almaz, Milli Güvenlik Kurulu tavsiye eder Cumhurbaşkanı'na. Dün hükümete tavsiye ederdi, bugün Cumhurbaşkanı'na tavsiye eder. Bu tür teknik sorunlar var, ciddi sorunlar var."
Barış Akademisyenleri'ni kapsıyor mu?
Çerçeve yasanın Barış Akademisyenleri Bildirisi'ne imza atanları kapsamadığını belirten Kaboğlu, hukukun telafuz edilmemesini eleştirdi.
Çünkü Barış Akademisyenlerinin konusu çok net, çok açık, çok basit. Yani bir öğretim üyesi hazırlanmış olan bir bildiriye, barış bildirisine rıza gösteriyor. 10 yıl önce. İmza da yok bir yerde, sırf bir rıza. Onun sadece üniversiteden atılmasıyla sonuçlanmıyor. Bütün aile yaşamı, bütün ömrü boyunca hayatı karartılıyor. Geçen yıl meclise çağrıldık, gitmedim. ‘Terörsüz Türkiye’ dediler ama ‘Türkiye hukuklu olsun’ demediler. Eğer terörsüz bir ülke olmayı isteyen politikacılar hukuklu bir Türkiye istiyorlarsa ancak o zaman terörsüz Türkiye başarıya ulaşır. Ama onlar hiçbir zaman hukuku telaffuz etmediler.
"Demirtaş'ı aynı torbaya koymak bizi yanılgıya götürebilir"
Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin konuşan Kaboğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulansaydı hapiste olmayacağını ifade etti.
Dolayısıyla Demirtaş'ı kapsıyor mu kapsamıyor mu sorusu Demirtaş'ın haklılığı için soru işareti yaratabilir. Yani Demirtaş'ı aynı torbaya koymak gibi bizi yanılgıya götürebilir. Bir sonraki sorunuz peki Osman Kavala ne olacaktır? Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman kararları çok tipiktir. Zira hem Anayasa Mahkemesi kararları var. Hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları var. Bunlar için herhangi bir biçimde yasa ya da anayasa değişikliği gerekmediği gibi yalnızca var olan yasaların ve anayasanın uygulanması yeterliydi. İşte o yönde bir irade ortaya çıkmadı. Bu yüzden terörsüz Türkiye diyorsunuz ama hukuklu Türkiye diyemiyorsunuz.
⚖️İstanbul Baro Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu çerçeve yasaya ilişkin Gazeteci Ferhat Yaşar'ın sorularını yanıtladı. #çerçeveyasa
— bianet (@bianet_org) August 13, 2026
📹 Elanur Birinci
/ @ibrahimkaboglu @istbarosuhttps://t.co/QwYukW7mnk
(FY)
ÇERÇEVE YASA VE AİHM KARARLARI
Mahsuni Karaman ve Prof. Dr. Adem Sözüer’den ‘Demirtaş’ değerlendirmesi
İşten çıkartılan Ağaç AŞ işçileri: "104 gündür muhatap bulamıyoruz"
"Teyit ve ilan mekanizmasını çalıştırarak ilk adımı devlet atmalı"
Sürgündeki Kürt siyasetçilerden açıklama: "Eleştirilerle beraber önemli bir adım"
Plaj işgallerine karşı kazanım artıyor: 17 suç duyurusu daha yapıldı