Irak’ta Saddam Hüseyin rejiminin 16 Mart 1988’de Halepçe’ye düzenlediği kimyasal saldırının üzerinden 38 yıl geçti.
Binlerce sivilin yaşamını yitirdiği ve on binlercesinin yaralandığı katliamın yıl dönümünde siyasi partiler ve kurumlar anma mesajları yayımladı.

İHD'den çağrı: Halepçe ve Şengal Katliamları tekrarlanmasın
"Zulüm politikalarıyla sonuç alınamaz"
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, katliama ilişkin bir açıklama yayınladı. Halepçe Katliamının Kürt halkının hafızasına bir yara olarak kazındığının ifade edildiği açıklamada, yaşamını yitirenler anıldı. Katliamın bir insanlık suçu olarak tarih sayfalarındaki yerini aldığı vurgulanarak şöyle dendi:
"Katliamı gerçekleştirenler ise amacına ulaşamadığı gibi tarih sahnesinden de silinmiştir. Tarih bir kez daha tüm insanlığa göstermiştir ki; Halepçe Katliamında olduğu gibi zulüm politikalarıyla bir sonuç alınamaz, bu zulüm politikalarına karşı haklı mücadele yürüten ezilen halklar ise mutlaka kazanacaktır. DEM Parti olarak, Halepçe Katliamının 38. yılında, yitirdiğimiz binlerce canımızı bir kez daha saygıyla anıyor; başta Kürt halkı olmak üzere bu topraklarda yaşayan tüm halkların eşit, özgür ve birlikte yaşayacağı bir dünyayı mutlaka inşa edeceğimizin sözünü veriyoruz."

Halepçe soykırımının arkasında bıraktığı utanç: Sessizlik
"Halepçe soykırım olarak tanınmalı"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“16 Mart 1988’de kimyasal gazlarla katledilen binlerce Kürt’ün çığlığı hala kulaklarımızda ve Halepçe Katliamı hala yüreğimizin en derin yaralarından biri olarak kanıyor. Zehirli gazlarla katledilen çocukların, kadınların ve sivillerin hatırası; inkârla, sessizlikle ve cezasızlıkla örtülemez. İnsanlık tarihinin en büyük katliamlarından biri olan Halepçe Katliamı, uluslararası toplum tarafından açık biçimde soykırım olarak tanınmalı; bu büyük insanlık suçu karşısında gerçek bir yüzleşme ve adalet sağlanmalıdır. Halepçe katliamında yitirdiklerimizi bir kez daha anıyorum.”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürtçe paylaşım yaptı:
“Di 38emîn salvegera wê de em Komkujiya Helebceyê nalet û şermezar dikin û hemû cangoriyan bi rêzdarî bi bîr tînin. Komkujiya Helebceyê yek ji komkujiyên herî mezin a mirovahiyê ye. Êş û azara Helebceyê di dilê hemû Kurdan de zindî ye û birîna Helebceyê hîn jî jan dide. Divê ev komkujî ji aliyê hemû welatan ve weke komkujî bê naskirin.”
(38. yıl dönümünde Halepçe Katliamı’nı lanetliyor ve kınıyoruz; tüm şehitleri saygıyla anıyoruz. Halepçe Katliamı, insanlık tarihinin en büyük katliamlarından biridir. Halepçe’nin acı ve kederi tüm Kürtlerin kalbinde diridir ve Halepçe’nin yarası hâlâ sızlamaktadır. Bu katliam, tüm ülkeler tarafından soykırım olarak tanınmalıdır.)

Elma kokusu ve Halepçe Soykırımı
"Unutmamak ve unutturmamak geleceğe dair sorumluluktur"
Türkiye İşçi Partisi (TİP), sosyal medya hesabından Halepçe Katliamına ilişkin yaptığı açıklamada, “Halepçe’de kimyasal bombalar kullanılarak Kürt halkına karşı işlenen katliamın 38. yıl dönümünde yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Halepçe’yi unutmayacağız, barış ve kardeşliğin egemen olduğu bir dünyayı mücadelemizle kuracağız” ifadeleri kullanıldı.
Emek Partisi’nden (EMEP), Beyazıt Katliamı’nın 38. yılı ve Halepçe Katliamı’nın 38’inci yılı dolayısıyla yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Yaşadığımız coğrafya, halkların eşitlik, özgürlük ve demokrasi taleplerinin egemen güçler tarafından baskı ve zorbalıkla bastırılmaya çalışıldığı katliamlarla doludur. Bu katliamları unutmamak ve unutturmamak, yalnızca geçmişe dair bir anma değil geleceğe karşı sorumluluktur. Onların anısı; eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesinin yolunu aydınlatmaya devam edecek. Ortadoğu’da emperyalist-Siyonist saldırganlığa; Türkiye’de tek adam rejimi inşasına karşı bölgede barış ve ülkede demokrasi için mücadeleyi büyütelim."
(NÖ)

