Uluslararası Af Örgütü, İsrail’in 29 aydır süren saldırılarının işgal altındaki Gazze Şeridi’nde kadınlar ve kız çocukları üzerinde yıkıcı ve çok katmanlı sonuçlar doğurduğunu açıkladı.
Örgüt, 5-24 Şubat tarihleri arasında aralarında sekiz kanser hastası, dört gebe kadın ve “ateşkes”ten sonra doğum yapmış 14 kadının da bulunduğu, tamamı yerinden edilmiş 41 kadınla; Gazze kentindeki ve Deyr El Balah’taki altı sağlık merkezinden 26 sağlık çalışanıyla ve uluslararası örgütlerde çalışan dört kişiyle görüştü.
"Üç yenidoğan tek kuvözü paylaşıyor"
Görüşmelere göre kadınlar, yeterli tıbbi bakım olmadan doğum yapmaya, gebelik ve doğum sonrası süreci aşırı kalabalık ve hijyen koşullarından yoksun alanlarda geçirmeye zorlanıyor.
Sağlık çalışanları, “ateşkes”ten sonra dahi doğum yapan kadınların ciddi gıda, ilaç ve besin desteği eksikliği yaşadığını anlattı. Birçok kadında kansızlık, enfeksiyon ve suyla bulaşan hastalıklar görüldüğü, ekipman eksikliği nedeniyle gerekli taramaların yapılamadığı belirtildi. Bazı durumlarda tarihi geçmiş anestezi ilaçlarının kullanıldığı da aktarıldı. Sağlık çalışanlarının verdiği bilgilere göre erken doğum, düşük doğum ağırlığı, doğum öncesi kaygı, doğum sonrası depresyon ve solunum sıkıntısı vakalarında artış yaşandı.
El Helou Hastanesi doğum servisinden Dr. Nasır Bulbol, hastanenin 12 kuvözü bulunduğunu ancak hiçbirinde *kardiyorespiratuar monitör olmadığını söyledi. BM Nüfus Fonu verilerine göre ise Gazze genelindeki yenidoğan üniteleri yüzde 150 ila 170 kapasiteyle çalışıyor ve bazı durumlarda üç yenidoğan tek kuvözü paylaşıyor.

Af Örgütü: Gazze’de yaşlılar İsrail’in ablukası altında göz ardı edilen bir sağlık krizi yaşıyor
Yetersiz beslenme nedeniyle annenin vücudu süt üretemiyor
Kadınların anlattıkları ise koşulların ağırlığını daha görünür kıldı. El Mavasi’de yaşayan 22 yaşındaki Hind, 19 Ocak’ta bir oğlan çocuk dünyaya getirdiğini, ciddi yetersiz beslenme yaşadığını ve bebeğinin sağlık sorunlarıyla doğduğunu anlattı. Hind, “Yalnızca 43 kiloydum, yetersiz beslendiğimi söylediler. Bebeğim iki ciğerinde de akciğer enfeksiyonuyla doğdu. Şimdi daha iyi ama hâlâ düzgün nefes alamıyor ve kuvözde. Deniz kenarında bir çadırda yaşıyorum. Isınma imkânı olmadığından daha da hastalanacağından korkuyorum. 18 aylık bir bebeğim daha var, soğuktan o da çok hasta” diye konuştu.
Deyr El Balah’ta yaşayan ve yeni doğum yapan 22 yaşındaki Meryem’e yetersiz beslenme ve anemi teşhisi konuldu. Aralık 2025’te ilk bebeğini erken doğumla dünyaya getiren Meryem’in yeterli süt üretemediği, bu nedenle bebek maması bulmaya ve ısıtmasız çadırda bebeğini sıcak tutmaya çalıştığı belirtildi.
Sekiz aylık hamile 24 yaşındaki eğitimli bir hemşire de önceki bebeğini enfeksiyon nedeniyle kaybettiğini, eşinin ise mevcut gebeliğini öğrenemeden bir saldırıda öldürüldüğünü anlattı. Kum ve böcek dolu çadırda bebeğini virüslerden nasıl koruyacağından, doğum sonrasında bebek bezi, giysileri ve hijyenik pedi nasıl alabileceğinden endişe ettiğini ifade etti. Çadır koşullarında soğuk, hijyen ve temel ihtiyaçlara erişim sorunları yaşadığını belirten hemşire, doğum sonrası bakım için gerekli malzemeleri nasıl temin edeceği konusunda kaygı duyduğunu söyledi.

Gazze Sağlık Bakanlığı: İlaçların yüzde 52’si, tıbbi malzemelerin yüzde 71’i tükendi
Gazze’de çalışır durumda tek bir MRI cihazı yok
El Helou Hastanesi’nde kanser tedavisi gören İman da yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: “Geçen yıl göğüs kanseri teşhisi konuldu. O günden beri dört kez yerinden edildim. Zar zor hareket edebiliyordum ve çocuklarımı da taşımak zorundaydım. Yerinden edilmeyle hastalığın birleşmesi insanı öldürüyor. Tıbbi amaçlı tahliye edilecekler listesindeyim, bekliyorum.”
Bir hemşire, sağlık sistemindeki çöküşü şu sözlerle anlattı: “Gazze’de radyoterapi veren hiçbir hastane yok. Ciddi bir teşhis ekipmanı sıkıntısı yaşıyoruz. Tüm Gazze’de çalışır durumda tek bir MRI cihazı yok. Ön teşhis eksikliği bizi tahminde bulunmak zorunda bırakıyor, bu da hastaların hayatını riske atıyor ve tedavinin etkinliğini azaltıyor.”

Gazze’de çocuklar ateşkeste de ölüyor
"Sağlık hizmeti noktalarının yaklaşık yüzde 60’ı işlevsiz durumda"
Af Örgütü, İsrail’in tıbbi tahliyeleri kontrol etmeyi ve büyük ölçüde engellemeyi sürdürdüğünü, bu nedenle 18 bin 500’den fazla Filistinlinin ihtiyaç duyduğu acil tedaviye ulaşamadığını bildirdi. Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’ya yönelik tıbbi tahliyelerin 7 Ekim 2023’ten bu yana neredeyse tamamen durduğu, bunun da önlenebilir ölümler ve ağır acılara yol açtığı vurgulandı.
Dünya Sağlık Örgütü ve sağlık kümesi verilerine göre sağlık hizmeti noktalarının yaklaşık yüzde 60’ı işlevsiz durumda. Sağlık Bakanlığı’nın son raporunda, doğum öncesi ve sonrası bakımda kullanılan temel ilaçların yaklaşık yüzde 46’sının stokta bulunmadığı kaydedildi. Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması’nın tahminlerine göre ise Ekim 2026’dan önce 37 bin gebe ve emziren kadının akut yetersiz beslenme nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.

BM: Gazze'de 54 bin 600 çocuk ölümcül derecede yetersiz besleniyor
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, bölgedeki gerilimin artmasına rağmen Gazze’de yaşananların unutulmaması gerektiğini belirterek, “ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu genelinde gerilim ciddi şekilde artarken, İsrail’in Gazze’de Filistinlilere yönelik devam eden soykırımını ve kadınların, kız çocukların ödediği acımasız bedeli unutmamalıyız” dedi.
Uluslararası Af Örgütü, devletlere, İsrail üzerindeki diplomatik ve ekonomik baskıyı artırma, insani yardım kuruluşlarının güvenli biçimde çalışmasını sağlama ve Gazze’de kadınların yönettiği örgütlere daha fazla destek verme çağrısında bulundu.
(NÖ)

