Gazetecilerden tutuklu ETHA çalışanları için özgürlük çağrısı
İstanbul’da gazeteciler “Özgür basın susturulamaz, tutulu gazetecilere özgürlük” diyerek mahpus meslektaşları için bir araya geldi.
Şubat ayında sosyalistlere yönelik operasyonda gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanları Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun’un serbest bırakılmasını istedi.
Gazeteciler Taksim Tünel’de toplanarak, burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde ilk olarak Pınar Gayıp’ın hapishaneden gönderdiği mesaj okundu:
"Sevgili dostlar, meslektaşlar şubat ayından bu yana haberlerimiz bahane edilerek tutsağız. Gerçeği haberleştirme ısrarımızı suç göstererek bizi yargılamaya çalışanlara inat içeride ve dışarıda gazeteciliği savunmaya devam ediyoruz.
4 aydır iddianamemiz hala ortada yokken bir tiyatrodan ibaret olan tutukluluk incelemesinde savunma yapmamız engelleniyor. Mahkeme yalnızca hakkımızda önceden verilen tutukluluk devam kararını okuyor.
Gazetecilere yönelik saldırılar günden güne artarken ne halkın haber alma hakkından ne de gerçeği haberleştirme ısrarımızdan bir milim geri adım atmayacağız. Kalemimizi emanet alıp haberlerimizi sürdüren tüm özgür basın emekçilerini selamlıyoruz.
Özgür basın susturulamaz. Dayanışma ve sevgiyle."
Mektubun ardından ETHA çalışanı Yeşim Tükel, 13 Ekim 2025’te evine giderken öldürülen gazeteci Hakan Tosun'un ablası Öznur Tosun, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) adına Hayri Tunç DİSK Basın-İş adına Zana Kaya, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) adına da Evrim Kepenek söz aldı. Gazeteciler üzerindeki baskıya dikkat çekti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da kısa birer konuşma yaptı.
"Sistematik hale getirilen cezalandırma politikaları"
Daha sonra kitle basın açıklaması okudu. Açıklamanın Türkçesini gazeteci Eylem Nazlıer, Kürtçesini de Helin Özgün yaptı. Nazlıer, dört gazetecinin 128 gündür cezaevinde olduğunu hatırlattı.
Aradan yaklaşık beş ay geçmesine rağmen haklarında iddianame hazırlanmadığı anlatarak “Arkadaşlarımız gazetecilik yaptıkları için tutuklu” dedi.
Meslektaşlarının kadın mücadelesini, ekoloji savunucularını, katliamları, yoksulluğu, direnişleri ve halkın yaşadığı gerçekleri haberleştirdiğini belirten Nazlıer, “Cumartesi Anneleri’ni, Barış Anneleri’ni, direnen işçileri, adalet talebiyle meydanları dolduran gençleri, kadın ve LGBTİ+’ları kamuoyuna taşıdılar. Görülmesi istenmeyeni görünür kıldılar, duyulması engelleneni duyurdular.” dedi. Sonrasında da şunları ekledi:
“Gazeteciler yalnızca tutuklanmıyor iktidar yanlısı medya organlarınca hedef gösteriliyor.
Son örneği, 1 Haziran’da Ankara’da düzenlenen Ethem Sarısülük anmasını takip ettiği sırada gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan MA muhabiri Sema Bingöl’e yönelik linç kampanyasıdır. Gazetecilik faaliyetini suç gibi gösteren, nefret ve düşmanlığı körükleyen bu yayınları yakından tanıyor ve kabul etmiyoruz.
Ayrıca Nujinha’ya yönelik saldırıları kınıyoruz. Yayın faaliyetlerinin hedef alınması ve tehdit mesajlarıyla gazetecilerin susturulmak istenmesi kabul etmiyoruz. Kadınların sesi olan Nujinha ile dayanışma içindeyiz.
Diyalog ve çözüm arayışında buluştuğu bu dönemde, başta Sema Bingöl olmak üzere Kürt gazetecileri hedef alan yayınlar kabul edilemez. Yetkilileri derhal harekete geçmeye, basın özgürlüğünü koruma sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.
Türkiye bugün dünyada en fazla gazeteci hapseden ülkeler arasında yer alıyor. Meslek örgütlerinin hazırladığı raporlara göre birçok gazeteci karakola imza verme, yurtdışı yasağı, ev hapsi gibi sistematik hale getirilen cezalandırma politikaları ile karşı karşıya.
Gazeteciliğin soruşturma, gözaltı ve tutuklama süreçleriyle baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. Bir kez daha ilan ediyoruz. Gazetecileri susturamazsınız! ETHA, Atılım gazetesi gözaltı, tutuklama, tüm baskı ve engellemelere rağmen susmadı susmayacak."
(HA)