Dışişleri Bakanlığı: Avrupa Parlamentosu Raporu "stratejik vizyondan uzak"
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda bugün kabul edilen "2025 Türkiye Raporu"na karşı çıktı.
Bakanlık, raporun “ülke karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayandığını” savundu ve değerlendirmelerin gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti.
Yürütme ve yargının uygulamalarına sert eleştiriler yönelten Avrupa Parlamentosunun Türkiye’ye ilişkin raporu Ge nel Kurul'daki görüşmelerin ardından 381 “evet”, 107 “hayır” ve 171 “çekimser” oyla kabul edilmişti.
Avrupa Parlamentosu, Türkiye raporunu kabul etti
Avrupa Parlamentosu, Türkiye Raporunda ilk kez bir hükümet yetkilisini adıyla anarak Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında AB yaptırım ilkeleri çerçevesinde işlem yapılmasını istedi. Avrupa Parlamentosu kararları tavsiye niteliğinde ve kendi başına bir sonuç doğurmuyor. Bununla birlikte talebi oylamaya katılan ülke temsilcilerinin yüzde 72'sinin desteklemesi, Türkiye-AB ilişkilerinin gidişatı açısından yeni bir düzey ifade ediyor.
"İdeolojik ezberler"
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, raporun bazı AP üyelerinin “ideolojik ezberlerini yansıtan kasıtlı bir siyasi gündem” doğrultusunda hazırlandığı öne sürüldü. Açıklamada, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin stratejik öneminin arttığı bir dönemde kabul edilen raporun, iki taraf arasındaki mevcut olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığı ifade edildi.
Dışişleri Bakanlığı, raporun terör örgütlerine ve Türkiye karşıtı çevrelere zemin sağlayan bir yaklaşım içerdiğini savunarak, bunun Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin stratejik bir vizyon ortaya koymaktan uzak olduğunu gösterdiğini kaydetti.
"Mesnetsiz ithamlar"
Açıklamada, raporda yer verilen yargı ve hukuk devleti eleştirilerine de değinildi. Bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülen hukuki süreçlerin raporda çarpıtıldığı ileri sürülen açıklamada, Adalet Bakanı’nın “mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasının” kabul edilemez olduğu belirtildi.
Bakanlık, Türk yargısının devlet egemenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Türk yargısı hiçbir uluslararası kurumun, dış aktörün veya siyasi çevrenin müdahalesine açık değildir” değerlendirmesinde bulundu. Açıklamada ayrıca, yargı süreçlerini siyasi gerekçelerle hedef alan girişimlerin hem kabul edilemez olduğu hem de yargı bağımsızlığı ilkesiyle çeliştiği ifade edildi.
"Yapıcı bir zeminde ilişki" talebi
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’ndan beklentilerinin ise küresel sınamaların arttığı mevcut dönemde Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde ve yapıcı bir zeminde ilerletilmesine katkı sağlayacak bir yaklaşım benimsenmesi olduğunu belirtti. Bakanlık, Türkiye’nin aday ülke statüsüne işaret ederek, ilişkilerin karşılıklı saygı ve iş birliği temelinde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
(AEK)