Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türkiye Raportörleri Lord David Blencathra ve Yves Cruchten, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Raportörü Bryony Rudkin, Avrupa Parlamentosu Raportörü Nacho Sánchez Amor ve Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jelena Drenjanin, Türkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye gönderdikleri ortak mektupta "seçilmiş belediye başkanlarının tutukluluğu[nun] Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. Maddesinde belirtilen şartları karşıla[mamasının] yerel demokrasiyi olumsuz etkileyece[ğine]" ilişkin kanaatlerini dile getirdiler.
Raportörler, "Mevcut durum[un], seçmenlerin temsilcilerini özgürce seçme haklarını baltalayarak genel olarak demokrasiyi zayıflatmakta [olduğuna]" dikkat çekerek, durumun olumlu olarak değiştirilmesi konusunda birlikte çaba gösterme arzularını açıkladılar.
Türkiye'nin üyesi ya da aday üyesi olduğu bütün Avrupa kurumlarının raportörlerinin bugün bir ortak mektupla durumu gündeme getirmeleri Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu ve muhalefet belediye başkanlarına yönelik uzun tutukluluk uygulamalarının artık yalnızca Türkiye içi bir hukuk/siyaset meselesi olarak değil, Avrupa kurumları nezdinde yerel demokrasi krizi olarak kayda geçirildiğini gösteriyor.
İçişleri Bakanına hitaben kaleme alınmış olan mektubun tamamı şöyle:
"Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörleri ve Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu Başkanı olarak bizler, Avrupa Konseyi'nin en eski üyelerinden ve Avrupa Birliği'ne aday ülkelerden biri olan Türkiye'deki durumu yakından takip ediyoruz."
"Türkiye ile iş birliğimiz, ortak değerlerimiz olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayanmaktadır ve bu değerler, devam eden etkileşimimizin temelini oluşturmaktadır."
Bu nedenle, ülkenizdeki yerel demokrasiyi etkileyen son gelişmelerle ilgili ortak endişelerimizi dile getirmek ve bunları aşmak için sizinle nasıl birlikte çalışabileceğimizi görüşmek üzere size ortaklaşa sesleniyoruz.
“Özellikle, bu yılın 23 Mart'ında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun ikinci yılına girdiğini belirtiyoruz. Ayrıca, Türkiye'de muhalefete bağlı birçok yerel seçilmiş temsilci de uzun süreli tutukluluk halinde bulunmaktadır. Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu'nun (Venedik Komisyonu) 24 Ekim 2025 tarihli raporunda ( CDL-AD(2025)045-e ) yakın zamanda vurguladığı gibi, seçilmiş belediye başkanlarının tutukluluğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. maddesinde belirtilen şartları karşılamadığı takdirde, bu durum yerel demokrasiyi olumsuz etkileyecektir. Mevcut durum, seçmenlerin temsilcilerini özgürce seçme haklarını baltalayarak genel olarak demokrasiyi zayıflatmaktadır. Bu konulardaki endişelerimizi Türk yetkililerle yürüttüğümüz siyasi diyalog aracılığıyla sistematik olarak dile getirdik.”
"Türkiye'de yerel demokrasiyi güçlendirmeye olan bağlılığımızla, özellikle demokrasi, adalet, insan hakları ve seçilmiş temsilcilerin tutuklu yargılanması gibi temel ilkelere bağlılık konularında bu diyaloğu sürdürmeye hazır olduğumuzu yineliyoruz. Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa Birliği'nin stratejik ortağı olarak Türkiye'nin demokratik yükümlülüklerini yerine getirmesinde daha fazla destek vermeye hazırız."
"Bu süregelen zorlukların üstesinden birlikte gelerek, Türkiye'de demokratik ilke ve değerlerin korunmasında somut ve sürdürülebilir ilerlemeler kaydedebileceğimize ve bunun hem Türkiye vatandaşlarına hem de daha geniş Avrupa topluluğuna fayda sağlayacağına inanıyoruz."
"Ortaklık ve ortak sorumluluk ruhu içinde iş birliğimizin devam etmesini dört gözle bekliyoruz."
(AEK)

