DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Genel Merkezi'nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile seçimler konusunda görüşeceğini belirterek ara seçim sandığının kurulması gerektiğini söylemişti. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ise, Özel'in çağrısını anladıklarını ancak partilerinin önceliğinin demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü olduğunu belirterek, "Seçim tartışmaları bizim Merkez Yürütme Kurulumuzun gündeminde değil" dedi.
"Gündemimiz demokratikleşme"
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da düzenlediği basın toplantısında Özel'in çağrısına ilişkin değerlendirmede bulundu. Doğan, "Özgür Özel'in yaptığı çağrı da sıkça soruluyor bize. DEM Parti olarak bu çağrıya ilişkin ne dersiniz diye. Biliyorsunuz bir ara seçim, yerel seçim çağrısı yaptı" dedi.
Doğan, seçim tartışmalarının şu aşamada partilerinin öncelikli gündemi olmadığını belirterek, "Yalnız bu seçim tartışmaları bizim Merkez Yürütme Kurulumuzun gündeminde değil. Merkez Yürütme Kurulumuz önümüzdeki hafta toplanacak. Şu anda partimizin en temel gündemlerinden biri, en acil, en ivedi gündemlerinden biri demokratikleşme" ifadelerini kullandı.
"En temel ihtiyaç demokratikleşme"
Ayşegül Doğan, "Türkiye'nin en temel ihtiyacı ülkenin demokratikleşmesi. Ve biz bunu, Kürt sorununun çözümüyle eş zamanlı ve birbirinden ayrılamaz konular olarak görüyoruz" dedi.
Doğan, "Es zamanlı bir şekilde demokratikleşmeye dair adımların atılmasının gerekliliğinden bahsediyoruz. Bunun için yoğun bir şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz" diye konuştu.
"Sorunlar erteleniyor"
Seçim tartışmalarının başka meseleleri geri plana ittiğini söyleyen Doğan, "Bir seçim atmosferi tartışması bazı konuların üstünü örten bir etki de yaratıyor. Bir kere seçim denildiğinde başka herhangi bir gündemi konuşmak mümkün olmuyor. Her şey meydanlardaki atışmalara dönüyor, ülkenin başlıca sorunları konuşulamaz hale geliyor" dedi.
Doğan, "Bugün sokaktaki işsizlik de, hayat pahalılığı da, demokratikleşme de her mesele ne yazık ki Türkiye'de seçim söz konusu olduğunda seçim sonrasına ertelenen bir başlığa dönüşüyor" ifadelerini kullandı.
"Ana muhalefetin sorumluluğu var"
Kürt sorunu ve demokratikleşme başlıklarına dikkat çeken Doğan, "Bugün Kürt sorunu açısından çok önemli bir kavşaktayız. Özellikle ana muhalefet partisinin bu kavşakta çok ciddi sorumluluklar üstlenebileceğini düşünüyoruz" dedi.
Öcalan'ın çalışma koşulları
Ayşegül Doğan, odaklandıkları noktanın Abdullah Öcalan'ın çalışma ve yaşam koşullarının sürece uygun hale getirilmesi olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Yani özgür yaşar ve çalışır koşulların oluşturulabilmesidir. Daha önce de dile getirdiğimiz beklenti ve talepler bu yöndeydi. Süreci yürütebilmesi için gerekli koşulların oluşturulmasından yıllardır bahsediyoruz” dedi. Ayşegül Doğan, bu durumun sürecin önünü açacağını da ifade ederek, “Bazı tartışmaların daha pozitif bir şekilde ilerlemesini sağlayabilir. Doğrudan yanıt vermesi kendisine yöneltilen sorulara, aracısız bir biçimde talep ettiği üzere kamuoyuna ulaşabilmesi son derece hızlandırıcı bir etki yaratır. Bu aynı zamanda sürecin gerekleri açısından da yapılması en uygun yöntemle hayata geçirilmesi gereken bir konu bizim için. Dolayısıyla biz bu konuyu bir bütün olarak ele alıyoruz ve Öcalan da kurulan hukukun tanımlanmasının sürece ivme kazandırıcı pozitif etkileri olacağını yinelemek istiyoruz."
"Biz daha açık, daha şeffaf bir şekilde ilerlemesini istiyoruz. Gazetecilerin gidip kendilerinin doğrudan var olan sorularını Sayın Öcalan’a yöneltebilmelerini talep ediyoruz. Bunun yine tekrar ediyorum. Süreç açısından çok önemli katkıları olacağını düşünüyoruz. Düşünün Sayın Öcalan bir yılda çok kısıtlı koşullarda süreci bu noktaya taşıdı. Eğer özgür iletişim, çalışma ve yaşam koşulları olsaydı Türkiye'yi çok daha hızlı ulaştırabileceği yer demokratik çözüm ve barış olur ancak. O yüzden bunun için yolun açılması ve bu yolda da yalnızca gazetecilerin değil, akademisyenlerin, hak savunucularının, farklı siyasi partilerin, kanaat önderlerinin, kim gitmek istiyorsa ve kendisi kimle temas etmek istiyorsa bu kanalın oluşturulması, bu yolun oluşturulması gerekiyor."
(AB)

