Bilgi edinme başvurularının yarısından fazlası yanıtsız
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), “Türkiye’de Bilgi Edinme Hakkı: Uygulama Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı 2026 İkinci Çeyrek Raporu’nu yayımladı.
Nisan, mayıs ve haziran aylarında Bilgi Edinme Hakkı Platformu’na kaydedilen 70 başvuruyu inceleyen rapor, kamu kurumlarının başvuruları yanıtsız bırakmasının ve başvurunun içeriğini karşılamayan standart cevaplar vermesinin sistematik bir sorun olduğunu ortaya koydu.
Başvuruların yüzde 93’ünü gazeteciler, kalan yüzde 7’sini ise sivil toplum örgütü temsilcileri, avukatlar ve aktivistler yaptı. En fazla başvuru; insan hakları, hesap verebilirlik ve şeffaflık ile çocuk hakları alanlarında gerçekleştirildi.
Türkiye'de bilgi edinme hakkı yasalarda var, uygulamada yok
70 başvurunun 36’sı yanıt bekliyor
İncelenen başvuruların 22’si kısmen ya da tamamen yanıtlanırken, 12 başvuru reddedildi. 36 başvuru ise raporun hazırlandığı tarihte cevap bekliyordu.
Buna göre başvuruların yüzde 51’i yanıtsız kaldı, yüzde 17’si reddedildi, yüzde 6’sı kısmen yanıtlandı. Yanıt verilen başvuruların oranı yüzde 26 oldu. Başvurulara en çok yanıt veren kurumlar Sağlık Bakanlığı ile Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) olarak kaydedildi.
Ancak IPI’ın değerlendirmesine göre, bir yazının teknik olarak “yanıt” sayılması bilgiye erişimin sağlandığı anlamına gelmedi. Verilen cevapların yüzde 73’ü, başvuruyu açıkça reddetmemesine rağmen sorulan soruya hiçbir cevap vermedi.
Yanıtların yüzde 13’ü istenen bilgilerin yarısından azını, yüzde 8’i ise yalnızca yarısını içerdi. Talep edilen bilgileri çoğunlukla veya tamamen içeren kapsamlı cevapların oranı yüzde 6’da kaldı.
Ret gerekçeleri: "Özel çalışma gerekir", "Kamuyu ilgilendirmiyor"
Başvuruların reddedilmesinde en sık kullanılan gerekçeler arasında, talep edilen bilgi ve belgelerin daha önce yayımlanmış olması, başvurunun ayrı veya özel bir çalışma gerektirmesi ve sorulan konunun “kamuyu ilgilendirmemesi” yer aldı. Kurumlar bu gerekçeler için Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na atıf yaptı.
Rapor, ret cevaplarının yanı sıra başvuru ve itiraz mekanizmalarındaki teknik ve idari aksaklıklara da yer verdi.
Bir gazeteci, başvurusuna verilen yanıta karşı Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na (BEDK) yasal sürenin son gününde itiraz etmek istedi. Ancak sistem, süre dolmadığı halde itirazı “süresi geçtiği” gerekçesiyle kabul etmedi. IPI Hukuki Danışma Kurulu, sorunun süre hesabından değil sistemdeki teknik hatadan kaynaklandığını belirledi. Hata giderilmediği için gazeteci itiraz hakkını kullanamadı.
Eksik bilginin ne olduğu da açıklanmadı
Raporda, Sağlık Bakanlığı Göç Sağlığı Daire Başkanlığı’nın bir gazeteciye gönderdiği cevap da örnek gösterildi.
Kurum, başvuruda bir bilginin eksik olduğunu bildirerek gazeteciden yeniden başvuru yapmasını istedi. Ancak gönderilen standart cevapta, hangi bilginin eksik olduğunu belirtmesi gereken bölüm boş bırakıldı.
IPI, hangi bilginin eksik olduğunun açıklanmamasının başvurunun tamamlanmasını fiilen imkansızlaştırdığını ve idarenin açık, dikkatli ve gerekçeli cevap verme yükümlülüğüyle bağdaşmadığını belirtti.
Bir başka başvuruda ise Sağlık Bakanlığı yetkilileri gazeteciyi telefonla arayarak bilgileri sözlü biçimde aktarabileceklerini, yazılı cevap vermeyeceklerini söyledi. Rapora göre yazılı bir idari cevabın bulunmaması, başvuru sahibinin itiraz veya yargı sürecinde kullanabileceği resmi kaydı da ortadan kaldırıyor.
IPI, özellikle haber hazırlığı sırasında yapılan başvuruların yasal süre içinde yanıtlanmamasının, gazetecilerin kamu yararı taşıyan bilgilere zamanında erişmesini engellediğine dikkat çekti. Bilginin sonradan paylaşılması halinde dahi güncelliğini ve kamusal değerini kaybedebileceğini vurguladı.
IPI’dan altı başlıkta çözüm önerisi
IPI, bilgi edinme hakkının güçlendirilmesi için kamu kurumlarının yasal cevap sürelerine uyumunun düzenli olarak izlenmesini ve yanıtsız bırakılan başvurular için etkili idari sorumluluk mekanizmalarının işletilmesini önerdi.
Raporda ayrıca BEDK’nin elektronik başvuru ve itiraz sisteminin mevzuata uygun biçimde yenilenmesi, sistem hataları nedeniyle hak kaybı yaşayanlara ek süre veya yeniden başvuru hakkı tanınması istendi.
Kurumların her başvuruya içeriğine özgü, açık ve gerekçeli yanıt vermesi; telefonla yapılan bilgilendirmenin yazılı cevabın yerine geçmemesi; idari cevapların hazırlanmasında yapay zekanın nihai karar verici olarak kullanılmaması ve kamu yararı taşıyan verilerin başvuru beklenmeden düzenli biçimde yayımlanması da raporun önerileri arasında yer aldı.
IPI, gazetecileri, sivil toplum örgütlerini, avukatları, aktivistleri ve akademisyenleri bilgi edinme başvurularını platforma kaydetmeye çağırdı. Yanıt verilmeyen başvuruların da bilgi edinme hakkının kullanımındaki sistematik sorunları belgeleyen birer veri olduğunu belirtti.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
(HA)