Anneliğin "kutsanması" bekar anneleri nasıl etkiliyor?
Türkiye’de tek ebeveynli ailelerin sayısı her geçen yıl artarken, bu hanelerin büyük çoğunluğunu çocuklarını tek başına büyüten kadınlar oluşturuyor.
TÜİK verilerine göre 2024 itibarıyla Türkiye’de hanelerin yüzde 10,9’u tek ebeveyn ve çocuklardan oluşuyor. Bu oranın yüzde 8,4’ünü anne ve çocuklardan oluşan aileler meydana getirirken, yaklaşık 2,2 milyon bekar annenin yaşam mücadelesi verdiği belirtiliyor.
Araştırmalar, boşanma sonrası velayetlerin yaklaşık yüzde 74’ünün annelere verildiğini ortaya koyarken ekonomik kriz, bakım yükü ve güvencesiz çalışma koşulları bekar annelerin yaşadığı sorunları daha da derinleştiriyor.
2024 yılında kurulan Bekar Anneler Derneği’nin kurucusu Serap Yelkenci, Türkiye’de anneliğin kutsallaştırıldığını ancak bunun çoğu zaman yalnızca “çekirdek aile modeli” üzerinden tanımlandığını söylüyor.
bianet’e konuşan Yelkenci’ye göre, bekar anne olan kadınlar toplum tarafından ideal aile yapısının dışında görülüyor.
“Türkiye’de annelik kutsanıyor ama aslında belirli bir aile modeli kutsanıyor” diyen Yelkenci, bekar annelerin okulda, iş hayatında, ev kiralarken, sosyal çevrede ve hatta resmi kurumlarda görünmez bir sorgulamayla karşılaştığını anlattı.
Bakım emeği görünmez
“İnsanlar çoğu zaman ‘Neden yalnızsın?’, ‘Eş nerede?’, ‘Nasıl geçiniyorsun?’ gibi sorularla yaklaşıyor. Oysa bugün tek ebeveynli aileler bir istisna değil; değişen ekonomik ve toplumsal düzenin doğal sonucu” dedi.
Sosyal politikaların hâlâ iki ebeveynli çekirdek aile modeline göre şekillendiğini belirten Yelkenci, bakım emeğinin yapısal olarak görünmez bırakıldığını vurguladı. “Bir çocuğu büyütmek yalnızca biyolojik değil; ekonomik, psikolojik ve toplumsal bir süreç. Devlet gerçekten aileyi güçlendirmek istiyorsa önce bakım yükünü görünür kılmalı” diyen Yelkenci, birçok bekar annenin kreşe erişemediğini, güvenceli iş bulamadığını ve nafakasını tahsil edemediğini söyledi.
Bekar annelerin yaşadığı ekonomik ve psikolojik baskının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyleyen Yelkenci, “Kadın yalnızca çocuk büyütmüyor; aynı zamanda sürekli ‘yeterli anne’ olduğunu kanıtlamak zorunda hissediyor.
Bekar annelerin yaşadığı şey bireysel başarısızlık değil bakım emeğinin sisteekonomisinde yaşandığını belirten Yelkenci’ye göre sistem hâlâ evde ikinci bir yetişkin olduğu varsayımıyla işliyor. Bu nedenle kadınlar aynı anda gelir üretmek, çocuk bakmak, evi yönetmek ve duygusal yükü taşımak zorunda kalıyor. Yüksek kiralar, bakım desteğinin yetersizliği, kreş eksikliği ve güvencesiz çalışma koşullarının bekar anneleri sistemin dışına ittiğini kaydeden Yelkenci, toplumun ise hâlâ bekar anneliği “eksik aile” ya da “başarısız ilişki” olarak gördüğünü söyledi.
“İhtiyaç olan sürdürülebilir istihdam”
Bekar Anneler Derneği’nin yalnızca yardım amacıyla değil görünürlük, dayanışma ve hak savunuculuğu için kurulduğunu belirten Yelkenci, “Bekar anneler yıllarca ya ‘yardım alan mağdur’ ya da ‘tek başına güçlü kadın’ klişesi arasında sıkıştı. Oysa gerçek hayat çok daha karmaşık” diye konuştu.
Yelkenci’ye göre mevcut sosyal yardımlar kısa vadede nefes aldırsa da kalıcı çözüm üretmiyor. “İhtiyaç duyulan şey yalnızca yardım değil; sürdürülebilir istihdam, bakım desteği, erişilebilir kreş, psikolojik destek ve sosyal güvence” diyen Yelkenci, yoksulluğun yalnızca gelir eksikliği değil, bakım yüküyle birleşen yapısal bir kırılganlık olduğunu ifade etti.
Çocukların yaşadığı sorunların da aile biçiminden değil, destek mekanizmalarının eksikliğinden kaynaklandığını vurgulayan Yelkenci, “Çocuk eksik ailede büyümüyor; desteklenmeyen bir sistemin içinde büyüyor” dedi.
“Bakım veren insan da korumalı”
Türkiye’de aile politikalarının bakım yükünü kamusal olarak paylaşmadığını söyleyen Yelkenci, çocuk büyütmenin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Özellikle bekar annelerin kreş maliyetleri, güvenceli işe erişim, bakım desteği eksikliği, psikolojik tükenmişlik ve zaman yoksulluğuyla tek başına mücadele ettiğini belirten Yelkenci, “Devlet anneliği teşvik ediyor; ama bakım yükünü yeterince paylaşmıyor” diye konuştu.
Yelkenci, çözüm için yaygın ve ücretsiz kreşlerin artırılması, erişilebilir psikolojik destek mekanizmalarının kurulması, esnek ve güvenceli çalışma modellerinin yaygınlaştırılması ve tek ebeveynli ailelere özel sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. “Mesele yalnızca aileyi korumak değil bakım veren insanı da koruyabilmek” diye çağrı yaptı.
Bekar Anneler Derneği hakkında
Bekar Anneler Derneği, tek başına çocuk büyüten annelerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmesi, toplumsal hayatta eşit ve adil bir yer edinmesi ve yalnızlıklarının dayanışmaya dönüşmesi amacıyla kurulmuştur.
Türkiye’de milyonlarca çocuk tek ebeveynli ailelerde büyüyor. Bu ailelerin büyük çoğunluğunda çocukların bakım sorumluluğunu anneler üstleniyor. Bu süreç çoğu zaman ekonomik zorluklar, sosyal yalnızlık ve destek eksikliği ile iç içe geçiyor.
Dernek kapsamında “bekar anne” boşanmış, eşi vefat etmiş veya evlilik birliği olmaksızın çocuk sahibi olan ve çocuğunun bakım sorumluluğunu fiilen üstlenen kadınları ifade eder.
Bekar Anneler Derneği, bu kadınların ve çocuklarının yaşam koşullarını güçlendirmeyi hedefler.
(EMK)
Türkiye’de annelik baskısı: Anne olmayan kadın “eksik” mi?
KISIR GÜNÜNDEN VİCDAN MAHKEMESİNE
"Ev Yapımı Eylem": Cumartesi Anneleri’ne karşı kaldırımdan bakmak
Mabel Matiz hakkında beraat kararı verildi
ERKEK ŞİDDETİ ÇETELESİ NİSAN 2026
Erkekler Nisan'da 28 kadını öldürdü
Hakan Tosun davasında 2 sanığın tutukluluk hali devam edecek