Ok imalathanesi
Türkiye’de ok nesne olarak, işaret olarak, logolarda tasarım unsuru olarak çokça kullanılmaktadır. Bu nedenle hangi okun ne işe yaradığına dair belirsizlikten kaynaklı kafa karışıklıkları olduğu malum. Memleketin dertleriyle hemdert olanların bu meseleye haddinden fazla kafa yorduklarını görüyoruz. Ancak sorunun çözümüne çok yaklaşıldığının müjdesini vermek isteriz.
Ok Üretimi Düzenleme ve Denetleme Kurumu (OÜDDK) evsahipliğinde geniş katılımlı bir toplantı yapıldı. Toplantıya fiziki ok üreticileri ile dijital, yapay, soyut ok türeticileri temsilcileri ile sorun çıkarmak değil, sorunların çözümüne katkı sunmakta ısrarcı olanlar katıldı. Bu toplantının kulislerinde dolaşarak, kimi konuşmaları bizzat dinleyerek bilgilerimi güncelledim. Öncelikle spor için kullanılan okların konuyla ilgisi olmadığına oybirliğiyle karar verilerek oturumlara devam edildi.
Fiziki Ok Üreticileri Odası temsilcisinin konuşması salonda büyük bir şaşkınlıkla karşılandı. Oda olarak yaptıkları incelemelerde kimi bölgelerde yeraltı imalathanelerini tespit ettiklerini, ilgili kurumlarla irtibata geçerek denetimlerin sıklaştırılmasını sağladıklarını ifade etti.
Tespit edilen imalathanelerde belirlenen standartlara aykırı oklar üretilip depolandığını, okların üzerinde anlam veremedikleri ibareler bulunduğunu görseller eşliğinde anlattı. Okların üzerinde “detoks kampı”, “Çok güzel olsun”, “Niye olmasın ki?”, “Olsa da olmasa da”, “arı vız vız”, “Durmayalım”, “Olmasaydı iyiydi”, “Keser döner et döner”, “Bana ne ki”, “Ay ne yazsam?” gibi anlamsız ifadelerin bulunduğu açıkça görülüyordu. Yazıların okların üzerine elle kazıyarak yazıldığı, bu işlemle oklara da zarar verildiği üzüntüyle kaydedildi. Denetime giden ekiplerin büyük şaşkınlık yaşadıkları, anlamsız ibareler yan yana getirilerek oluşturulan öbeklere ilişkin araştırmaların sürdürüldüğü belirtildi.
Dijital Ok Üreticileri Esnafı Odası temsilcisinin sunumunda kendi üretim alanlarının fiziki üreticilere nazaran kimi açılardan daha denetlenebilir olduğu, yazıyı yapanın, logoyu çizenin, sanal aleme bunları dolaşıma sokanın eninde sonunda bulunduğu ifade edildi. Bununla birlikte ok simgesinin kullanımında yaşanan sorunların bu toplantıda ele alınmasının önemine vurgu yapıldı. Ok simgesinin belirli bir cinsiyeti ima edecek şekilde kullanımının tümüyle yasaklanmasının iyi olacağını, ama bu yasağın uygulanıp uygulanamayacağına dair belirsizliğin farkında olduğunu söyledi.
Sayısal Sembolik Soyut Ok Üreticileri Derneği temsilcisi de konuşmasında, bir yönü göstermek için kullanılan okların amaçlarını genelde gerçekleştiremediğini, bu sorunun oku çizenden değil montajdan kaynaklı olduğunu vurguladı. Okların usulüne uygun olarak çizilmesine karşın tabelayı, panoyu takan kişilerin ok yönlerine dikkat etmemesi nedeniyle üzücü olaylar yaşandığını, özellikle araç ve yaya trafiğinde, hastaneler başta olmak üzere kimi kamu kurumlarında çarpışmalar, kaybolmalar, yanlış yöne gitmeler nedeniyle kendilerinin suçlandıklarını üzüntüyle izlediklerini söyledi.
Kurum temsilcilerinin ardından söz alan ok tüketicileri de yaşadıkları sorunları anlattı. Bir katılımcı turistik seyahat için gittiği İtalya’da toplu ok satın almak istediğinde satıcının “Faşist misiniz? Biz faşistlere satış yapmıyoruz” diyerek kendisini aşağıladığını, bu yaklaşımlara karşı ilgili kurumların girişimlerde bulunmasını arzu ettiğini söyledi.
Bu şikayetin önemli olduğunu, ancak toplu ok almak için yurt dışını tercih etmenin anlaşılmaz olduğunu vurgulayan ok üreticileri ile tüketiciler arasında yaşanan gerginlik nedeniyle toplantıya ara verildi. Aranın ardından devam eden toplantıda, amaç dışında ok kullanımının azaltılmasına, üretime yönelik denetimlerin artırılmasına, fazla sayıda okların amaca uygun ayrılarak yeniden değerlendirilmesine ve bunun sürdürülebilirliğe katkı yapacağına karar verildi. (ÖE/TY)