Arjantin’de sosyalist Myriam Bregman’ın yükselişi
2027 seçimlerine doğru Javier Milei hükümetine duyulan güven azalırken, yayımlanan son anketler Arjantin siyasetinde dikkat çekici bir tabloya işaret ediyor. Troçkist lider Myriam Bregman’ın yükselişi, yalnızca bir siyasetçinin artan popülaritesini değil, aynı zamanda Peronizmden[1] bağımsız yeni bir sol seçmen çekirdeğinin oluşmakta olduğunu da gösteriyor. Bu eğilim, son dönemde ülkenin çeşitli bölgelerinde ve Buenos Aires’in işçi sınıfı ağırlıklı banliyölerinde kurulan yeni komitelerle birlikte değerlendirildiğinde, Arjantin siyasetinde yeni bir dönemin işaretlerini veriyor.
Anketler ne diyor?
Haziran 2026’da yayımlanan Proyección Consultores anketi[2], Arjantin siyasetinde üç farklı kutbun öne çıktığını gösteriyor. Ankette ilk sırada yüzde 43,1 olumlu imaj oranıyla eski İçişleri Bakanı Patricia Bullrich, ikinci sırada ise yüzde 40,1 ile Javier Milei yer alıyor. Her iki siyasetçinin de olumsuz imaj oranları yüzde 50’nin üzerinde seyrediyor.
Anketin en dikkat çekici sonucu ise üçüncü sıradaki Myriam Bregman’a ilişkin. Troçkist Sol Cephe’nin önde gelen liderlerinden Bregman, yüzde 40 olumlu imaj oranıyla Milei’nin hemen arkasında yer alırken, yalnızca yüzde 37 olumsuz imaj oranına sahip olmasıyla büyük siyasetçiler arasında en düşük negatif değerlendirmelerden birine ulaşıyor. Bu tablo, Bregman’ın daha dengeli ve yüksek bir destek düzeyine sahip olduğunu gösteriyor. Seçmenler onu en çok “dürüstlük” ve “empati” özellikleriyle tanımlıyor. Dolayısıyla ankette ortaya çıkan tablo, Bullrich’in güvenlikçi sağın, Milei’nin libertaryen, yani özelleştirmeci sağın, Bregman’ın ise yükselen sol muhalefetin en görünür temsilcileri hâline geldiğini ortaya koyuyor.
Myriam Bregman, 1972 yılında Buenos Aires eyaletindeki küçük Timote kasabasında doğmuş bir avukat, insan hakları savunucusu ve siyasetçi. Buenos Aires Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldıktan sonra genç yaşlarda Troçkist Sosyalist İşçi Partisi’ne (PTS) katıldı ve insan hakları alanındaki çalışmalarda yer aldı. 2001 ekonomik krizinin ardından işçiler tarafından devralınan fabrikaların hukuki mücadelelerinde ve askerî diktatörlük döneminde işlenen suçların yargılanmasında aktif rol oynadı. Bregman, 2015 yılında ilk kez milletvekili oldu. Günümüzde Arjantin Sol Cephe–Birlik (FIT-U) koalisyonunun en tanınmış liderlerinden biri olarak sosyalizm, feminizm, insan hakları ve anti-emperyalizm eksenindeki politikalarıyla ülke siyasetinde önemli bir yer tutuyor.
Bregman’ın destekçileri kimler?
Anket, Arjantin’de yaklaşık yüzde 12,6’lık bir seçmen kitlesinin artık kendi siyasal kimliğine sahip bağımsız bir sol çekirdek oluşturduğunu ortaya koyuyor.[3] Bregman, 2027 başkanlık seçimleri için dört adaylı senaryoda yüzde 14,6; altı adaylı daha geniş bir senaryoda ise yüzde 12,6 oy desteğine ulaşıyor. Araştırmanın temel iddiası, bu yüzde 12,6’lık kesimin geçici bir protesto oyu değil, kendi değerleri, programı ve siyasal hedefleri olan kalıcı bir sol kimlik oluşturduğu yönünde. Bu seçmenlerin yüzde 82,7’si “kesinlikle Bregman’a oy vereceğini” belirtirken, yalnızca yüzde 13,6’sı gelecekte Peronist bir hükümet istediğini söylüyor. Buna karşılık yüzde 74,4’ü işçilere dayanan bir sol hükümeti destekliyor.
Araştırma, Bregman’ın çevresinde oluşan daha geniş bir potansiyel alanın varlığına da işaret ediyor. Seçmenlerin yüzde 24,7’si Bregman’a oy verebileceğini belirtmesine rağmen bugün öncelikli tercihini Peronist aday Axel Kicillof’tan yana kullanıyor. Bu nedenle araştırma, Bregman’ın büyüme potansiyelinin esas olarak bu kesimde bulunduğunu; ancak önündeki en büyük engelin hâlâ Peronizmin tarihsel ağırlığı olduğunu savunuyor.
Ortaya çıkan sonuçlardan biri, Arjantin’de uzun yıllardan sonra Peronizmden bağımsız bir sol kimliğin belirginleşmekte olduğudur. Bunun karşı kutbunda ise seçmenlerin yüzde 52,7’si Bregman’a hiçbir koşulda oy vermeyeceğini belirtiyor. Bu kesim ağırlıklı olarak Milei yanlısı, piyasa ekonomisini savunan, antifeminist ve devlet müdahalesine karşı duran seçmenlerden oluşuyor.
Böylece araştırma, Arjantin siyasetinde giderek daha belirgin hâle gelen iki karşıt kimliğin şekillendiğini ileri sürüyor: Bir tarafta genç, kadın ağırlıklı, devletçi, feminist ve kapitalizm eleştirisi yapan bir sol blok; diğer tarafta ise piyasa yanlısı, muhafazakâr ve libertaryen bir sağ blok. Bregman etrafında kurulan komiteler ve yeni örgütlenmeler de tam bu nedenle yalnızca seçim kampanyaları olarak değil, yüzde 12,6’lık çekirdeği daha geniş bir toplumsal ve siyasal harekete dönüştürme girişimi olarak değerlendiriliyor.
Bregman vs. Milei
Milei’nin yükselişe geçtiği 2023 seçim kampanyası sırasında birçok siyasetçi onunla doğrudan çatışmaktan kaçınırken, Bregman onu “ekonomik gücün şımartılmış yavru kedisi” olarak tanımlamış ve büyük sermaye gruplarının temsilcisi olmakla suçlamıştı.[4] Milei iktidara geldikten sonra da iş yasalarında değişiklikler, eğitim ve sağlık bütçelerindeki kesintiler ile emeklilere yönelik kemer sıkma politikalarına karşı en sert muhalefeti sürdüren isimlerden biri oldu. Bregman’a göre Arjantin muhalefetinin önemli bir bölümü, toplumun tepkilerini örgütlemek yerine kamuoyu araştırmalarına ve siyasi pazarlama hesaplarına fazla bağımlı hâle gelmiş durumda.
Kendisini sosyalist, feminist, insan hakları savunucusu ve antiemperyalist olarak tanımlayan Bregman, Arjantin’in IMF ve ABD’nin etkisinden kurtulması gerektiğini savunuyor. Ona göre ülkenin temel sorunu bütçe açığı değil, dış borç ve ekonomik bağımlılık. Ayrıca işsizliğe karşı çalışma saatlerinin kısaltılmasını, işin çalışanlar arasında paylaşılmasını ve herkesin insanca yaşayabileceği bir ücret almasını öneriyor. Bu nedenle Milei ile arasındaki farklılığın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve ideolojik bir karşıtlık olduğunu vurguluyor.
Bregman, bir öğretmen maaşına denk gelen gelirle yaşadığını, milletvekili maaşının geri kalan kısmını ise çeşitli toplumsal mücadelelere bağışladığını söylüyor. Milletvekillerinden aktarılan kaynaklarla oluşturulan grev fonu ise Arjantin’deki ve dünyanın farklı bölgelerindeki işçi ve toplumsal mücadelelere destek amacıyla kullanılıyor. Ona göre Arjantin’de büyüyen sempatiyi kalıcı bir siyasal güce dönüştürmenin yolu yalnızca seçimlerden değil, örgütlenmeden ve toplumsal mücadelelerden geçiyor. Bu nedenle son dönemde ortaya çıkan destek dalgasını, bir “işçi sınıfı partisi” ve daha geniş bir toplumsal hareket yaratmak için değerlendirmeye çalışıyor.
El País’in aktardığı en dikkat çekici noktalardan biri, Bregman’ın yıllardır hem siyasi rakiplerinden hem de sistem içinden gelen “ılımlılaşma” baskısına direnmesi. Makalede anlatılan bir anekdota göre deneyimli siyasetçi Miguel Ángel Pichetto, bir gün Kongre asansöründe ona Troçkizmini yumuşatması ve sosyal demokrasiye yaklaşması hâlinde Casa Rosada’nın, yani Arjantin Cumhurbaşkanlığ’ının kapılarının kendisine açılabileceğini söylemişti. Bregman ise bu tür tavsiyeleri hayatı boyunca defalarca duyduğunu, ancak bugün ulaştığı tanınırlığın nedeninin tam da çizgisini değiştirmemesi olduğunu savunuyor. Pichetto, Bregman’a “Bazıları bunu size öğüt olarak verir, bazıları ise sokaktaki baskılar ve baskı aygıtları aracılığıyla kafanıza vurmaya çalışır” diyerek, radikal solun taleplerini yumuşatması ve mevcut düzenin sınırları içinde hareket etmesi yönünde bir beklenti olduğunu vurguluyor.
Komitelerin kurulması
Buenos Aires’in işçi sınıfı ağırlıklı güney banliyölerinde yüzlerce kişinin katılımıyla yeni komiteler kuruldu.[5] İşçilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin, emeklilerin, sağlık çalışanlarının, güvencesiz çalışanların ve LGBTİ+ aktivistlerinin katıldığı bu toplantılarda temel hedef, Milei hükümetine duyulan hoşnutsuzluğu ve sola yönelik sempatiyi kalıcı bir örgütlenmeye dönüştürmek olarak tanımlandı.
Bregman bu girişimi yalnızca seçimlerde oy kazanma çabası olarak değil, “yeni işçi sınıfının partisini” inşa etme girişimi olarak açıklıyor.[6] Toplantılarda sık sık dile getirilen ortak fikir, Arjantin’de Peronizmin krizi ve sendika bürokrasilerinin pasifliği karşısında işçilerden, gençlerden, kadınlardan ve güvencesiz çalışanlardan oluşan yeni bir toplumsal ve siyasal gücün örgütlenmesi gerektiğiydi.
Bu nedenle komiteler, Bregman etrafında oluşan desteği sandığın ötesine taşıyarak sürekli bir siyasal harekete dönüştürme çabasının ilk adımları olarak değerlendiriliyor. Ancak Bregman’ın önündeki temel açmaz, ABD ve IMF’nin etkisinin arttığı bu dönemde, bu yeni sol kimliği Peronizmin hâlâ güçlü olan tarihsel ağırlığı karşısında bağımsız ve kalıcı bir siyasal güce dönüştürüp dönüştüremeyeceği.
Dipnotlar:
[1] Bregman’ın partisi PTS’ye göre Peronizm, işçi sınıfının desteğine dayanan ancak onu bağımsız bir siyasal güç olmaktan alıkoyarak devlet içinde denetim altında tutan, bağımlı kapitalist ülkelerde ortaya çıkan kendine özgü (sui generis) bonapartist bir harekettir.
[2] https://www.baenegocios.com/politica/bullrich-milei-y-bullrich-los-dirigentes-con-mejor-imagen/
[3] https://www.laizquierdadiario.com/El-fenomeno-Bregman-anatomia-de-una-identidad-de-izquierda
[4] https://english.elpais.com/international/2026-05-26/myriam-bregman-the-trotskyist-who-is-the-argentine-politician-with-the-best-image.html
[5] https://www.laizquierdadiario.com/Zona-sur-del-conurbano-bonaerense-se-lanzaron-comites-junto-a-Nico-del-Cano-Christian-Castillo-y
[6] https://www.infoquilmes.com.ar/noticias/56223-con-christian-castillo-se-lanzo-este-sabado-el-comite-de-apoyo-a-myriam-bregman-en-quilmes
(VHY/VC)
Tatil broşürleri ve Halepçe Katliamı: TUI’nin karanlık mirası
Cher: Topraksızların kızı – bir ikonun müzikali
Hepimiz eşit vatandaşız, İrlandalılar hariç
33 YILLIK BİR HAFIZA VE ADALET MÜCADELESİ
Yeter Gültekin hayatını kaybetti
Akın Gürlek: Mahkeme, iktidar ve tasfiye