UN Women raporu: Kadınlar için hayati hizmetler finansman krizi nedeniyle daralıyor
*UN Women'ın "Beyond the Breaking Point" raporu, 52 ülkede 855 kadın örgütünün katılımıyla hazırlandı. Uluslararası fonlardaki daralma nedeniyle Ocak 2025'ten bu yana en az 1 milyon kadın ve kızın hayati destek hizmetlerine erişimini kaybettiği ortaya çıktı.
*Kadın örgütlerinin yüzde 88'i mevcut ihtiyaçları karşılayamıyor, yüzde 77'si personel çıkarmak zorunda kaldı. Her 10 örgütten 4'ü önümüzdeki yıl kapanma riskiyle karşı karşıya.
*Yardım kesintileri sonucu ekonomik kırılganlık yüzde 92 arttı, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, erken evlilikler ve kızların okuldan ayrılma oranları yükseldi.
*Geçim programları, kadın merkezleri, hukuki destek ve sağlık hizmetleri en fazla etkilenen alanlar oldu. Örgütler, esnek ve uzun vadeli finansman modellerine ihtiyaç duyduklarını vurguluyor.
UN Women'ın (BM Kadın Birimi) yeni raporuna göre, yaklaşık her 10 kadın örgütünden 9'u mevcut ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyor.
Silahlı çatışmaların son 80 yılın en yüksek seviyelerine ulaştığı bir dönemde, kadınlar ve çocuklar için hayati önem taşıyan hizmetleri sunan sivil toplum kuruluşları ciddi finansman sıkıntısıyla karşı karşıya. UN Women'ın yardım kesintilerinin etkilerine ilişkin yayımladığı "Beyond the Breaking Point (Kırılma Noktasının Ötesinde)" başlıklı rapor, uluslararası fonlardaki daralma nedeniyle Ocak 2025'ten bu yana en az 1 milyon kadın ve kızın hayati destek hizmetlerine erişimini kaybettiğini ortaya koyuyor.
Kriz ve çatışmalardan etkilenen 52 ülkede faaliyet gösteren 855 kadın örgütü ve kadın hakları kuruluşunun katılımıyla hazırlanan rapora göre, kadın örgütlerinin yüzde 88'i mevcut ihtiyaçları karşılayamadığını belirtiyor.
Kadın örgütlerinin yüzde 84'ü yardım talep eden kadın ve kız çocuklarının sayısının arttığını bildirirken, yüzde 77'si personel çıkarmak zorunda kaldığını aktarıyor.
Yaklaşık her 10 örgütten 4'ü ise önümüzdeki bir yıl içinde faaliyetlerini durdurma ya da tamamen kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Finansman yetersizliği nedeniyle örgütlerin yüzde 65'inde çalışanlar maaş almadan ya da gönüllü olarak hizmet vermeye devam ediyor.
Rapor, yardım kesintilerinin yalnızca kurumları değil, kadınların yaşamını da doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.
Kadın örgütlerinin gözlemlerine göre ekonomik kırılganlık ve yoksulluk yüzde 92 oranında arttı. Ruh sağlığı sorunları yaşayan kadınların sayısı yükselirken, toplumsal cinsiyete dayalı şiddette artış yaşandığı belirtiliyor.
Kızların okuldan ayrılma oranlarının yükseldiği, erken ve zorla evliliklerin arttığı, çok sayıda kadının ise hayatta kalabilmek için cinsel sömürüye açık koşullara itildiği ifade ediliyor.
Fon kesintilerinden en fazla etkilenen hizmetler ise geçim kaynaklarını güçlendirme programları, kadın merkezleri ve güvenli alanlar, şiddet mağdurlarına yönelik vaka yönetimi, eğitim, hukuki destek, psikososyal destek ile cinsel sağlık hizmetleri oldu.
Rapora göre bu hizmetlerin daralması, özellikle çatışma bölgelerinde yaşayan, engelli, yerinden edilmiş ve tek ebeveynli hanelerde yaşayan kadınlar için riskleri daha da artırıyor.
Ülke örnekleri
Raporda yer alan ülke örnekleri, yardım kesintilerinin sahadaki etkisini gözler önüne seriyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına psikolojik destek ve hukuki danışmanlık sunan bir kadın örgütü, fonların kesilmesiyle bu hizmetleri sürdüremez hale geldiğini belirtiyor. Aynı ülkede faaliyet gösteren başka bir örgüt ise artan ihtiyaç karşısında 1.500'den fazla kadın reisli haneyi bekleme listesine almak zorunda kaldığını, desteğin ertelenmesinin gıda güvensizliği ve yetersiz beslenmeyi ağırlaştırdığını aktarıyor.
Mali'de çalışan bir kadın örgütü temsilcisi ise yardım kesintileriyle birlikte gıda desteğinin büyük ölçüde azaldığını, buna karşın çatışmalar nedeniyle yerinden edilen insanların sayısının arttığını söylüyor. Örgüte göre birçok aile temel gıdaya erişemiyor, kaçmak zorunda kalan bölgelerde okulların kapanması nedeniyle çok sayıda çocuk eğitim hakkından mahrum kalıyor.
Endonezya'da kadınlara yönelik toplum temelli destek programları yürüten bir kuruluş, finansman kaybı nedeniyle yılda ulaştıkları kadın ve kızın sayısının yaklaşık 500'den 300'e düştüğünü bildiriyor. Bu durumun kadınların güvenli tartışma alanlarına, liderlik programlarına, geçim kaynaklarını güçlendiren faaliyetlere ve koruma hizmetlerine erişimini önemli ölçüde azalttığı ifade ediliyor.
Venezuela'da ise yardım kesintileri temel sağlık hizmetlerini de etkiliyor. Bir kadın örgütü, artık hamile kadınlara vitamin sağlayamadıklarını, kendine zarar verme riski taşıyan kız çocuklarının ise yeterli psikososyal desteğe ulaşamadığını belirtiyor. Hizmetlerin kırsal bölgelerden çekilmesi nedeniyle kadınların destek alabilmek için daha uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldığı vurgulanıyor.
Nijer'de faaliyet gösteren bir kadın örgütü, yardım kesintilerinin yalnızca hizmetleri azaltmadığını, mevcut kırılganlıkları da derinleştirdiğini ifade ediyor. Örgüte göre çocuk yaşta evlilikler, çocuk işçiliği ve riskli göç gibi olumsuz baş etme yöntemleri giderek yaygınlaşıyor; projelerin sürekliliğinin sağlanamaması ise toplumun insani yardım kuruluşlarına duyduğu güveni de zedeliyor.
Sudan'da ise savaşın ortasında çalışan kadın örgütleri, finansman kesintilerini "ikinci bir kriz" olarak tanımlıyor. Raporda yer alan bir kadın örgütü temsilcisi, danışmanların destek verdikleri kadınları yalnız bırakmamak için aylarca maaş almadan çalışmayı sürdürdüğünü anlatıyor. Personel sayısının yarıya düştüğü örgütte çalışanlar ulaşım ve iletişim giderlerini kendi ceplerinden karşılıyor. Buna rağmen cinsel şiddete maruz kalan kadınlar için acil destek sağlanamadığı, bazı vakalarda geciken müdahalelerin ağır sonuçlar doğurduğu belirtiliyor.
Raporun sonunda kadın örgütleri, insani yardım sisteminin yalnızca daha fazla kaynağa değil, aynı zamanda esnek, uzun vadeli ve doğrudan kadın örgütlerine ulaştırılan finansman modellerine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.
Araştırmaya katılan örgütlerin yüzde 89'u çok yıllı ve esnek fon mekanizmalarını öncelikli talep olarak gösterirken, yüzde 86'sı bağışçılara doğrudan erişim istiyor.
Rapora göre mevcut finansman modeli değişmediği sürece krizlerden en ağır etkilenen kadınlar ve kızların hayati hizmetlerden mahrum kalmaya devam edecek.
Raporun tamamını buradan okuyabilirsiniz.
(EMK)