Gazeteci, siyasetçi, hukukçu ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de aralarında olduğu yüzlerce kişi hakkında yalan beyanda bulunarak gözaltına alınmalarına, tutuklanmalarına ve yargılanmalarına neden olan itirafçı Ümit Akbıyık'ın avukatı Abdullah Barış ile ilgili yeni iddialar var.
Akbıyık’ın avukatı Abdullah Barış'ın, avukatlığını üstlenmediği kişilerin tutanağından imzası çıktı. Bir asker de duruşmada Barış'ın "jandarmaya yardım ettiğini" söyledi.
Mezopotamya Ajansı’ndan Rukiye Payiz Adıgüzel’in haberine göre Barış, ifadelerine katılmamasına rağmen Mehmet Şah Bozkuş adlı kişinin beyanlarının altına imza attı.
Mehmet Şah Bozkuş 2021’de 106 kişi hakkında hazırlanan ifade tutanağını imzaladı. Aynı yılın Ağustos ayında söz konusu beyanların kendisine zorla imzalatıldığını belirterek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayetçi oldu. Bozkuş başvurusunda, beyanlarının altında imzası bulunan avukat Barış hakkında da şikayetçi oldu.
Bozkuş, başvurusunda 9 Ocak 2021’de örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklandığını ve aynı yılın Mayıs ayında serbest bırakıldığını belirtti. Cezaevi çıkışında dört sivil polis tarafından savcılık kararı üzerine yeniden gözaltına alındığını kaydetti.
Gözaltında kendisine “Sen avukat tutmayacaksın, senin avukatların teröristtir, biz sana avukat tutacağız" denildiğini, daha sonra Yenişehir İlçe Jandarma’ya götürüldüğünü anlattı.
Buraya kızlarının getirildiğini, hem kendisinin hem de kızlarının ölümle tehdit edildiğini söyledi.
600'den fazla kişinin dosyasında tanık olan bir isim: Ümit Akbıyık
“Ben Abdullah, avukatın!”
8 günlük gözaltı sonrası Diyarbakır İl Jandarma Müdürlüğü’ne götürüldüğünü aktaran Bozkuş, Abdullah Barış ile nasıl karşılaştığını da şöyle anlattı:
"(…) Bir süre sonra jandarma görevlileri sivil bir kişiyi yanıma getirdiler. ‘Bu senin avukatındır’ dediler. Ben şahsı ilk defa gördüm. Yanlarındaki kişi de ‘Ben senin avukatınım, adım Abdullah Barış’ dedi. Ben psikolojik olarak çöktüğüm için fazla sorgulayamadım, sadece 'Bu nasıl bir avukattır, ben bunu tanımıyorum, ailem bunu tanımıyor’ diye söyledim. Yine bana bağırmaları üzerine ses çıkarmadım. Bu kişi benimle özel görüşme yapmadı, jandarma görevlilerinin olduğu ortamda bu kişi benden avukatlığımı yapması için 50 bin TL para istedi. Ben sadece maddi gücümün olmadığını söyleyebildim.
Bunun üzerine ‘Senin ifadelerini alırız, söyle örgüt köye gelmiş, bizden zoraki para almış, söyle kenevir ekmişim sana bir şey olmaz zaten’ deyince ben yine itiraz ettim, bunun üzerine ‘Sen cezaevine girmeyeceksin, paramı verirsen seni bırakırım, bu para sadece benim değil, sen Jandarmanın sana söylediklerini yap seni bırakırım. Sen anlat, olmayan şeyleri de anlat, hiç korkma, seni pişmanlıktan faydalandıracağım’ diye sertçe kestirip attı.
Avukattan çok jandarma görevlisi gibiydi. Zaten jandarma görevlileriyle birbirlerine davranışlarından çok samimi olduklarını, daha evvel tanışık oldukları belliydi, öyle ki birbirilerine ismen hitap ediyorlardı."
“Düğüne gitti, imzayı sonradan attı”
Aynı gün saat 15.00-16.00 gibi ifadesinin alınmaya başlandığını belirten Bozkuş şöyle devam etti:
"Avukat (Abdullah Barış) ifademde 15-20 dakika kaldıktan sonra daha kimlik bilgilerim girilirken bana ‘Benim Hazro'da düğünüm var, düğüne gidiyorum, gelmeyeceğim. Senin ifadeni alacaklar, ben sonra gelirim’ dedi. İfade diye önceden hazır (içinde kimin nerde kaç dönümünün olduğu, köydeki arazi sahiplerinin isimleri gibi bilgiler yazan) bir kağıt getirdiler. Bana da sordular, ‘Bilmiyorum’ deyince bağırdılar. ‘Sen komşularının arazilerinin nerde olduğunu nasıl bilmiyorsun, köylüler ve kızların zaten gözaltında, herkes senin hakkında konuşuyor, onlar seni yaktı, sen niye onları yakmıyorsun, sen niye konuşmuyorsun?’ diye bağırınca ben tekrar bir şey bilmediğimi söyledim. Bunun haricinde bana bir şey sormadılar.”
Bozkuş, ne ifade sırasında ne de ifadeyi imzalarken Abdullah Barış’ın yanında olmadığını belirtti.
Barış'ın bir sonraki gün yanına geldiğini paylaşan Bozkuş, "Gelir gelmez, ifadeyi ve evrakları hiç okumadan gözlerimin önünde imzaladı. Ben hayretle Abdullah Barış’ı izledim. Hatta jandarma görevlileri o esnada, ‘Çabuk olun mahkemeye gideceğiz’ diye acele ediyorlardı. İfadeyi zaten kurgulamışlardı, aralarında bazen ifade konusunda tartışma da oluyordu” dedi.
Bozkuş, hem savcılık hem de hakimlik ifadesinde Barış ve jandarma görevlilerinin kendisini “Önceki ifademi tekrar ediyorum” demeye zorlandığını söyledi.
Cezaevinde de tehdit edildi
Hakimlik ifadesinin ardından hakkında tutuklama kararı verildiğini belirten Bozkuş, baskıların cezaevi sürecinde de devam ettiğini belirtti.
Tutuklandıktan sonra Barış’tan şikayetçi olmak istediğini, bu şikayetten vazgeçmesi için üç kez cezaevi müdürünün odasında tehdit edildiğini, bunun üzerine şikayetinden vazgeçtiğini dile getirdi.
30 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildiğini belirten Bozkuş, "Dışarı çıktıktan sonra jandarma görevlilerinin Abdullah Barış’la işbirliği içerisinde ifademe söylemediğim ve bilgimin olmadığı şeyler yazdıklarını öğrendim. Hatta kızlarım, damadım ve başka kişiler aleyhine benim ağzımdan çıkmış gibi ifade yazdıklarını öğrendim. Bu süre içerisinde cezaevine gelen avukatlarım ve ailemin cezaevine girişini yasaklamışlar. Jandarma görevlilerinin Abdullah Barış adlı kişiyle birlikte bana yaşattıkları, çevirdikleri dolaplar ortadadır. Abdullah Barış adlı avukat hakkındaki şikayetim devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Bozkuş, 8 Mayıs 2022'de kalp rahatsızlığı nedeniyle yaşamını yitirdi. Barış hakkındaki şikayetinin akıbeti ise bilinmiyor.
Asker: Abdullah Barış yardımcı olur
Hakkında ifade hazırlanan 106 kişiden biri olan M.C.’nin duruşmasında da avukat Barış hakkında çarpıcı bir bilgi ortaya çıktı.
3 Aralık 2025’te görülen duruşmada beyanları alınan M.Y. adlı asker, Abdullah Barış’ın kendilerine çalıştığını itiraf etti.
M.Y., şüpheli R. T. arasındaki mesajlaşmalara dair şunları kaydetti:
"Başkanım R. T. şüpheli olarak alındıktan sonra birkaç kez kendisi yanımıza geldi, uyuşturucu ve aranan şahıslar ile ilgili olarak bilgi vermek istediğini söyledi. Tabi ben konum olmadığı için kendisini o konuya bakan şahıslar ile görüştürdüm. Bu arada Abdullah Barış isimli avukatta jandarmaya gelir, belirli konularda yardımcı olurdu, tabi bana yakalattığı veyahut bana muhbirlik yaptığı bir konu yok bu iki şahsında ama jandarmaya yardımcı oldukları için genel anlamda ikisi ile görüşürdüm."
Bir başka tutanakta da imzası çıktı
Barış'a dair bilgiler bununla da sınırlı değil. Kendisini polis olarak tanıtan kişiler, 15 Ocak 2026’da Diyarbakır Adliyesi'nde bir çocuğa, bir fotoğraf teşhisi tutanağı imzalatmak istedi.
Çocuğun avukatı, tutanağı kontrol etti. Bunun üzerine fotoğraf teşhis tutanağında, müvekkili olan çocuğun avukatı olarak Abdullah Barış’ın isminin ve imzasının yer aldığını gördü.
Çocuğun avukatı, bu durumu tutanak altına aldı. Ayrıca Barış hakkında soruşturma başlatılması ve gerekli tahkikatın yapılması talebiyle Diyarbakır Barosu’na başvurdu. Baro Barış hakkında disiplin soruşturması başlattı.
(HA)



