Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, en son 27 Mart’ta ziyaret ettiği İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde PKK lideri Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Heyet, görüşme sonrası yaptığı açıklamada sürecin önemli bir eşiğe geldiğini, çözümün müzakere, demokratik irade ve tarihsel sorumluluk temelinde ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç olduğunu belirtti.
Açıklamada ayrıca Meclis’in rolüne dikkat çekilerek, komisyon raporu sonrasında yürütülecek çalışmaların gecikmeden, kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının “hayati önem” taşıdığı vurgulandı.
İmralı Heyeti’nde yer alan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Faik Özgür Erol, Mezopotamya Ajansı’nın son görüşmede ele alınan başlıklar ile çözüm sürecindeki son gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı.

DEM Parti’den iktidara: Sürecin ikinci aşamasını takvime bağlayarak açıklayın
“Dünyadaki diğer deneyimlere nazaran hızlı adımlar atıldı”
Söyleşiden satır başları şöyle:
“Yaklaşık 15 ayı bulan bir süreç oldu. 15 ay içerisinde dünyadaki diğer deneyimlere nazaran son derece hızlı gelişmeler ve hızlı adımlar atıldı. Tabii ki bu adımların atılmasında Sayın Öcalan’ın gösterdiği irade ve kararlılık, almış olduğu kararlar ve onların uygulanma hızı ve gücü oldukça belirleyici oldu. Fakat sürecin devamlılığı, ilk baştaki bu hızlılık, bu adımların yerine getirilme aşaması beraberinde tabii ki bir beklenti hâlini de yarattı. Bazı kararlar alındı. Fesih süreçleri gerçekleşti. Dolayısıyla 15 aylık sürecin sonunda geldiğimiz aşama bu hukuksal ve siyasi adımların artık hayata geçme gerekliliğini ortaya koyuyor. 15 ay bu açıdan yeterli bir süredir.
“Ortadoğu’daki gelişmeler, kuşkusuz bu sürecin önemli bir parçası hâline geldi. Sürecin son üç ayında iki ciddi savaş pratiğiyle yüz yüze gelindi. Bunlar gerçekten sarsıcı ve süreç açısından etkileyici ve zorlayıcı olaylardı. Fakat sürecin bundan bir yıl önceki kadar güvencesiz olduğunu düşünmüyorum. Artık daha sağlam temellere oturmuş olması gerekiyor. Hem devlet tarafında hem siyaset tarafında hem de Kürt tarafında. Çünkü 15 ay içerisinde çokça tartışma yürütüldü. Fakat tabii ki bekleme hâline geçme, Ortadoğu’daki bu jeopolitik dengelerde pek çok riski de içinde barındırıyor. Dolayısıyla bütün bu planlar ve stratejilerin ortasında, buradaki barış sürecinin sarsılmadan ve güvenle yürüyebilmesi için etkili adımların ortaya çıkması gerekiyor.

Buldan'dan 'süreç' açıklaması: Başka yöne gideceğine dair emare yok, kendi mecrasında ilerliyor
“İfade özgürlüğü alanında bir genişleme söz konusu”
“Sürecin gereklilikleri açısından hiç adım atılmadı diyemeyiz. Ortaya çıkan, mevcut reel bir durum söz konusu. Siyaset alanında, ifade özgürlüğü alanında bir genişleme söz konusu fakat sorunu çözecek, gerçekten sorunun adını koyacak ve bunu etkili, iradeli adımlarla yürütecek henüz cesur kararların ortaya çıktığını söyleyemeyiz. Hareketsizlik hâli karşı hamlelere de alan açıyor. DEM Parti’nin bileşeni olan ESP’li 100’e yakın siyasetçi, gazeteci ve aktivist tutuklandı.
“Elbette bir yasal altyapı gerekliliği var. Bu, toplumun öz gücüyle geliştireceği bir şeydir. Zaten Sayın Öcalan’ın toplumculuk anlayışı da biraz buna dayanır. Yani belirli bir iktidara, belirli bir kuruma, bunu ele geçirmeye, bunu ele geçirdikten sonra bunun olanaklarını değerlendirerek bir şeyler ortaya çıkarmaya dayalı bir bakış açısı değildir.
“Sürecin gecikmemesi hepimizin hayrınadır. Başladığı gibi bitecek bir süreç gibi düşünmemeliyiz. Bu sürecin kendi içinde pek çok düzenlenmesi gereken detayı, halledilmesi gereken ve çözümlenmesi gereken toplumsal boyutları gibi birçok boyutu vardır. Dolayısıyla bir yerden başlamak gerekir. Bir siyasetçinin sözüyle: ‘Derenin ortasına bir gelmek gerekir’. O derenin geçileceğine dair, hem her iki tarafta hem de toplumda bir toplumsal psikoloji oluşturmak gerekir. O yüzden bu aşamada atılması gereken adımların gecikmeden atılması ve gerekenleri yapmak son derece önemlidir.”

