Sivil Sesler Festivali başladı: "Şimdi ayağa kalkma zamanı"
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi'nin (STGM) düzenlediği Sivil Sesler Festivali bugün Ankara'da başladı. Türkiye'nin 52 kentinden ve farklı hak alanlarından sivil toplum örgütlerini bir araya getiren festival, bu yıl "İklim Krizi, Demokrasi ve Sivil Toplumun Anlamlı Katılımı" temasıyla gerçekleştiriliyor.
İki gün sürecek buluşmada katılımcılar iklim adaletinden demokratik katılıma, savunuculuktan örgütsel dayanıklılığa uzanan başlıklarda deneyimlerini paylaşacak ve ortak mücadele alanlarını tartışacak.
Esat Hal'da gerçekleştirilen festivalin ilk gün programı:
Kült Teras
09:00 - 10:00 Kayıt & Stantlara Yerleşim
10:00 - 10:45 Saha'dan Sesler: İnat, umut, direniş
10:45 - 11:00 Açılış Konuşmaları
11:15 - 12:45 Açılış Oturumu: Dünyanın Ahvali Gezegenin Geleceği
13:30 - 15:00 UNFCCC Kozalarıyla COP31'e Sivil Toplum Katılımını Güçlendirmek
15:15 - 17:00 EKO EKO EKO Belgeseli I Söyleşi
Roof Coliving
13:30 - 15:00 Hak Temelli Çalışanlar için Focusing: Esenlik ve Dayanıklılık Pratikleri
15:15 - 16:45 Hafızayı İşlemek Kültür Sanat İnisiyatifi - Hafızayı İşlemek: Türkiye'nin Yakın Dönem Çevre Mücadelesi Hikayeleri
Aks Creative HUB
13:30 - 15:00 STGM I Hatice Kapusuz - İlkelerin Anatomisi
15:15 - 16:45 Ankara Aks: Aks Creative Hub - Ankara’nın Bağları: Kolektif Su Hafızası Atlası
Hall EV.ankara
13:30 - 15:00 TÜSEV - Taahhütten Eyleme: Kurumlar İklim için Nereden Başlayabilir?
15:15 - 16:45 STGM İletişim Çalışma Grubu - Gürültü Çağında Algoritmalara Rağmen Hakikati Anlatmak
Puruli Kültür Sanat
13:30 - 15:00 Turkish Philantropy Funds - Afet Sonrası Çevre Odaklı Sivil Toplum İşbirliği: Stratejik Filantropi ile Etkiyi Büyütmek
15:15 - 16:45 Gençlik Örgütleri Forumu - COP31 Mutfağının Haritası: Aktörler, İttifaklar ve Etki Kanalları
"İnat, umut, direniş"
Festivalin açılışında, Türkiye'nin farklı bölgelerinde doğa ve yaşam alanlarını savunan aktivistler mücadele deneyimlerini paylaştı. Fatsa Doğa ve Çevre Derneği'nden Alaattin Yılmazer Karadeniz'deki maden karşıtı mücadeleleri aktarırken, Kazdağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nden Süheyla Doğan çevre direnişlerinde kadınların üstlendiği role dikkat çekti.
Türkiye'deki çevre mücadelesinin sembol isimlerinden Ahmet Oktay Demirkan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne karşı yürütülen çalışmaları anlattı. Bisikletli ulaşım savunucusu Linda Nihan Lafçı ise COP Bisiklet Turu kapsamında Ardahan'dan Edirne'ye uzanan yolculuğunu ve iklim politikalarında bisikletli ulaşımın yer bulması için yürüttükleri çalışmaları paylaştı.
Akbelen davasının avukatlarından Arif Ali Cangı da yaşam alanlarını maden şirketlerine, HES ve JES projelerine açan politikalara karşı toplumsal mücadelenin önemine dikkat çekerek, "Şimdi ayağa kalkma, çığlık atma zamanı" dedi.
"Hakikat bitmedi, ısınma oranları değişmedi"
Festivalin açılış konuşmasında söz alan STGM Yönetim Kurulu Başkanı Levent Korkut, "hakikat sonrası" tartışmalarına değinerek iklim değişimi ve küresel ısınma gibi bilimsel gerçeklerin sorgulanmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini söyledi:
Hakikat bitmedi, ısınma oranları değişmedi, bunlar karşımızda duruyor. İklim zirveleri yalnızca diplomatik alanlar değil, aynı zamanda mücadele ve itiraz platformları. Bu nedenle sivil toplumun bu süreçlerde görünür olması büyük önem taşıyor.
AB Türkiye Delegasyonu'ndan katılım mesajı
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Politika ve Siyasi İşler Bölüm Başkanı Maja Urbanska, açılış konuşmasında iklim müzakereleri süreçlerine sivil toplumun müdahalesinin ve katılımının önemine dikkat çekti. Urbanska "İklim politikaları ancak toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla genişleyebilir" dedi.
"Dünyanın ahvali, gezegenin geleceği"
Festivalin ilk oturumu "Dünyanın Ahvali, Gezegenin Geleceği" başlığıyla gerçekleştirildi. STGM Genel Koordinatörü Tezcan Eralp Abay'ın kolaylaştırıcılığındaki panelde küresel savaşlar, ekonomik krizler, demokratik gerileme ve iklim krizi arasındaki ilişkiler ele alındı.
Panelde konuşan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Özkoç, dünyada demokrasinin aşındığını ve seçimli otoriterlik eğilimlerinin güçlendiğini belirtti. Özkoç "İklim krizi siyasal ve toplumsal gelişmelerden bağımsız düşünülemez" dedi.
STGM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nesrin Algan, iklim krizinde kritik eşiklerin aşıldığını vurgulayarak savaşların ekolojik yıkımları derinleştirdiğine dikkat çekti.
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nden Dr. Aslı Odman ise iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sınıfsal ve emek boyutları bulunan çok katmanlı bir mesele olduğunu ifade etti.
COP31'de sivil toplumun rolü
Festival kapsamında düzenlenen "UNFCCC Kozalarıyla COP31'e Sivil Toplum Katılımını Güçlendirmek" başlıklı oturumda, COP31 hazırlıkları çerçevesinde küresel iklim politikalarının güncel yönelimleri, yerel mücadelelerin uluslararası iklim rejimiyle ilişkisi ve iklim adaleti savunuculuğunun geleceği ele alındı.
Küresel İklim Akademisi Derneği'nden Yunus Arıkan'ın moderasyonunda gerçekleştirilen oturumda Cambridge Zero'dan Stephen Davison, Demand Climate Justice ağından Rachitaa Gupta, European Young Engineers temsilcisi Atif Jawed, Climate Action Network International'dan Jana Merkelbach, Sosyal İklim Derneği'nden Gaye Tuğrulöz ve Uçan Süpürge Kadın ve Araştırma Derneği'nden Selen Doğan konuşmacı olarak yer aldı.
Konuşmacılar, iklim krizine karşı geliştirilecek politikaların daha adil, kapsayıcı ve etkili olabilmesi için yerel deneyimlerin ve sivil toplumun taleplerinin Birleşmiş Milletler iklim müzakerelerine taşınmasının önemini vurguladı. Oturumda ayrıca iklim politikalarının toplumsal cinsiyet eşitliği, gençlerin katılımı ve iklim adaleti perspektifleriyle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekildi.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
Eşitlikçiyiz demek yeterli mi?
STGM Kapasite Geliştirme Koordinatörü Hatice Kapusuz'un yürütücülüğünde gerçekleştirilen "İlkelerin Anatomisi" atölyesinde, sivil toplum örgütlerinin sıklıkla referans verdiği ilkeler ve bu ilkelerin gündelik örgütsel yaşamdaki karşılıkları tartışıldı.
Kapusuz, sivil toplum örgütlerinin çoğu zaman ilkeleri tanımlamakta zorlanmadığını ancak bu ilkeleri gündelik pratiklere dönüştürme konusunda çeşitli güçlükler yaşadığını belirtti.
Katılımcılar da kurumların internet sitelerinde ve politika belgelerinde yer alan ilkeler ile örgüt içindeki uygulamalar arasında ortaya çıkabilen çelişkiler üzerine deneyimlerini paylaştı.
Kapusuz, ilkelerin kurum kültürünün bir parçası haline gelmesi için değerler, davranışlar ve karar alma süreçleriyle birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguladı:
İlke dediğiniz şey orada yazıp kaçabileceğiniz bir şey değil. Her bir durumda, 'Bu ilke burada nereye karşılık geliyor?' diye yeniden düşünmemiz gerekiyor. Biz katılımcıyız, eşitlikçiyiz demek yetmiyor; bu iddiaları gündelik hayatta nasıl gerçeğe dönüştürdüğümüzü konuşmamız gerekiyor.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
"Sosyal medya platformları dikkat ekonomisi üzerine kurulu"
STGM İletişim Çalışma Grubu tarafından tasarlanan ve Gülin Çavuş yürütücülüğünde gerçekleştirilen "Gürültü Çağında Algoritmalara Rağmen Hakikati Anlatmak" atölyesinde algoritmaların bilgi dolaşımı, görünürlük ve kamusal tartışma üzerindeki etkileri ele alındı.
Çavuş, algoritmaların tarafsız olmadığını ve dijital platformların görünürlüğü belirleyen ticari sistemler üzerine kurulduğunu söyledi. Atölyede, hak temelli çalışmaların dijital mecralarda karşılaştığı görünürlük eşitsizlikleri ile etkileşim ve toplumsal etki arasındaki farklar tartışıldı.
Etkileşim eşit değildir toplumsal fayda. Daha fazla beğeni almak her zaman daha fazla toplumsal etki yaratmak anlamına gelmiyor. Sosyal medya platformları dikkat ekonomisi üzerine kurulu. Bu nedenle sivil toplum örgütlerinin görünürlük arayışında platformların ölçütlerine göre değil, yaratmak istedikleri toplumsal değişime göre hareket etmeleri gerekiyor.
(EG)
Temel Gazetecilik Atölyesi dördüncü gün: Haber çerçevesi, editoryal süreç, kaynak kullanımı
Temel Gazetecilik Atölyesi üçüncü gün: Haber pratiği, röportaj simülasyonu, Hrant Dink Hafıza Mekanı
Temel Gazetecilik Atölyesi ikinci gün: Gündem toplantısı, dijital araçlar, LGBTİ+ haberciliği
Temel Gazetecilik Atölyesi ilk gün: Barış gazeteciliği, haber dili, kaynak kullanımı
Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi’nde ikinci gün: Haber pratiği, editör masası, röportaj simülasyonu