"Sermayenin bakanı Yusuf Tekin istifa"
Yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın eğitim emekçisi, bugün son kez çalacak zil ile 2025-2026 eğitim öğretim yılını geride bırakıyor. Ancak Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası’na göre bu yıl eğitimde şiddet, eşitsizlik, güvencesizlik ve piyasalaştırmanın etkileri daha derinden hissedildi.
Güvenli Okullar Bildirgesi nedir?
Eğitim-İş, eğitim öğretim yılının sonunda Milli Eğitim Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Sendika, devlet okullarında güvenlik, sağlık, temizlik ve rehberlik hizmetlerinin kamusal bütçeyle sağlanması çağrısında bulundu.
Açıklama öncesinde polis, Eğitim-İş üyelerinin bakanlık önüne geçişine izin vermedi. Bunun üzerine sendika üyeleri oturma eylemi yaptı. Sık sık "Sermayenin bakanı Yusuf Tekin istifa" sloganları atıldı. Daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
EĞİTİME İKİ GÜN ARA VERİLDİ
Maraş'ta ortaokulda silahlı saldırı: 10 kişi yaşamını yitirdi
“Güvenli okul yalnızca kamera değildir”
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, okulların yalnızca kamera sistemleriyle ya da kapıya konulacak görevlilerle güvenli hale getirilemeyeceğini söyledi. Özbay, güvenli okulun; öğrencinin, öğretmenin ve eğitim emekçilerinin fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan korunabildiği kamusal bir alan anlamına geldiğini vurguladı.
Okullarda şiddet ve saldırılar gündeme taşındı
Özbay, yıl içinde öğretmen ve öğrencilerin yaşamını yitirdiği saldırılara dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğunu yerine getirmediğini savundu. Sendikanın açıklamasında, İstanbul’da öğretmen Fatma Nur Çelik’in, Aydın’da Kıvanç Yılmaz Çoban’ın okulda görev yaptıkları sırada katledildiği belirtildi. Ağrı’da 24 yaşındaki sözleşmeli öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ise idarecilerin mobbing, baskı ve şiddeti sonucu ölüme sürüklendiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca Urfa Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırıda 16 kişinin yaralandığı, bir gün sonra Maraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleştirilen silahlı saldırıda 11 kişinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.
“Çocukları değil, onları bu hale getiren sistemi konuşun”
MESEM’lerde çocuk işçiliği eleştirisi
Mesleki Eğitim Merkezleri’ne de değinen Özbay, MESEM’lerde yaşanan çocuk ölümlerinin çocuk işçiliği gerçeğini ortaya koyduğunu söyledi. Eğitim-İş’e göre 562 bin öğrenci MESEM aracılığıyla sanayiye yönlendirilirken, en az 20 çocuk MESEM kapsamında çalışırken iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
İmzalar bakanlığa teslim edildi
Sendika, “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” kampanyası kapsamında topladığı imzaları da bakanlığa teslim etti. Eğitim-İş’in talepleri arasında okul kapılarında güvenlik önlemlerinin alınması, okullarda revir kurulması, yeterli sayıda rehber öğretmen görevlendirilmesi, temizlik ve sağlık koşullarının kamusal bütçeyle sağlanması yer aldı.
12 HAZİRAN ÇOCUK İŞÇİLİĞİYLE MÜCADELE GÜNÜ
MESEM’li öğrenci: İş öğrenmek için gittiğimiz yerde köleleştiriliyoruz
“Devlet okulunda da aynısını istiyoruz”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Özbay, “Çocuğunu gönderdiğin özel okulda ne varsa devlet okulunda da onu istiyoruz” dedi.
Eğitim-İş, eğitim hakkının eşit, kamusal, laik ve güvenli koşullarda sağlanması gerektiğini belirtti. Sendikaya göre güvenli okul yalnızca şiddetin önlenmesi değil çocuğun açlık, yoksulluk, ihmal, ayrımcılık ve piyasalaşma karşısında korunması anlamına geliyor.
(NÖ)