PEN Berlin’den Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına tepki: “Mizah suç değildir”
Almanca edebiyatın en etkili yazar ve ifade özgürlüğü platformlarından PEN Berlin, komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını protesto ederek serbest bırakılması çağrısı yaptı.
“Mizah suç değildir!” başlığıyla yayımlanan açıklamada, Göktaş’ın tutuklanmasının ifade özgürlüğüne yönelik yıkıcı bir müdahale olduğu belirtilirken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e de Ankara’daki NATO Zirvesi’ne bu gelişmenin gölgesinde katılmaması çağrısında bulunuldu.
"Nefret söylemi değil, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeliydi"
PEN Berlin, Göktaş’ın geçen hafta YouTube’da yayımladığı ve kısa sürede yaklaşık 10 milyon kez izlenen “Ölü Deniz”adlı gösterisinin, “hicvin olması gerektiği gibi herkesi hedef alan, zeki ve kışkırtıcı olmayan bir mizah örneği” olduğunu belirtti. Açıklamada, gösteride Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İslam’ın da mizahın konusu yapıldığı, ancak bunun nefret söylemi değil ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Örgüte göre videonun yayımlanmasının ardından iktidara yakın siyasetçiler ve sosyal medya hesapları Göktaş’ı hedef gösterdi; savcılık da kısa sürede “cumhurbaşkanına hakaret” ile “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama” suçlamalarıyla soruşturma başlattı.
Deniz Yücel: "Bu hâkimler ve savcılar, hâkim cübbesi giymiş Erdoğan’ın adamları"
Açıklamada, yurt dışı tatilinden döndüğünde gözaltına alınacağını bilmesine rağmen Türkiye’ye dönen Göktaş’ın bu tutumunun “en büyük saygıyı hak ettiği” belirtilerek, tutuklama kararının “yalnızca yanlış bir mahkeme kararı değil, Erdoğan yönetiminin yargı üzerindeki denetiminin sonucu” olduğu savunuldu.
"Ve elbette, [ ...] tutuklu yargılama kararı -ki bu, mevcut Türk yasalarına göre de hukuka aykırıdır- sadece yanlış yönlendirilmiş bir İstanbul mahkemesinin adaletsizliği değildir. Erdoğan rejiminin Türk yargısı üzerindeki tam kontrolü ve bu konunun son günlerde Türkiye'de yarattığı kargaşa göz önüne alındığında, tutuklu yargılama kararının bizzat Cumhurbaşkanı tarafından emredildiği varsayılmalıdır.
PEN Berlin Sözcüsü Deniz Yücel, “Bu hâkimler ve savcılar, hâkim cübbesi giymiş Erdoğan’ın adamlarıdır” dedi. Açıklamada ayrıca, “Diktatör, kendisine diktatör diyenleri hapse atan kişidir” ifadeleriyle Göktaş’ın gösterisinde yaptığı göndermenin tutuklamayla doğrulandığı ileri sürüldü.
Merz’e NATO çağrısı
PEN Berlin, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e de doğrudan seslenerek, Ankara’daki NATO Zirvesi’ne Göktaş’ın tutuklanmasının ardından bizzat katılmamasını “memnuniyetle karşılayacaklarını” açıkladı.
Deniz Yücel, şöyle dedi:
“ABD Başkanı Donald Trump zirveye Erdoğan için katıldığını söylüyor. Biz de Şansölye’nin bu tutuklama kararı nedeniyle kendi katılımından vazgeçmesini memnuniyetle karşılarız. Bunun gerçekleşmeyeceğini biliyoruz. En azından Ankara’da ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğünün gündeme getirilmesini bekliyoruz”.
Öte yandan, böyle bir şey olmayacağını da biliyoruz. Almanya'da kendisine yöneltilen 'Yalancı Fritz' veya 'Pinokyo' gibi sözlerin cezai sonuçlara yol açabileceğini umursamayan Şansölye, belki de Trump ve Erdoğan ile iktidardakilere yönelik eleştiri ve alayları etkili bir şekilde nasıl bastıracaklarını görüşmek için bu fırsatı kullanacaktır. Ve şimdi bu şakayı çok abartılı bulan herkes, Alman Ceza Kanunu'nun 188. maddesi olan siyasetçilere hakaret suçunun 2021 yılında Alman ceza hukukuna neden eklendiğini ve o zamandan beri bunun binlerce soruşturmaya ve sayısız absürt karara yol açtığını kendine sormalıdır.”
PEN Berlin, açıklamasında Almanya’da siyasetçilere hakaret suçunu düzenleyen Ceza Kanunu’nun 188. maddesine de değinerek, ifade özgürlüğünün yalnızca Türkiye’nin değil Avrupa’nın da tartışması gereken ortak bir mesele olduğunu savundu.
Bilgi Kutusu | PEN Berlin ve uluslararası PEN ağı
PEN International, 1921’de Londra’da kurulan ve bugün 100’den fazla ülkede 140’ı aşkın özerk merkezi bulunan dünya çapında bir yazarlar ve ifade özgürlüğü ağı. “PEN” adı özgün olarak olarak şairleri (Poets), yazarları (Essayist) ve romancıları (Novelists) temsil eden İngilizce sözcüklerin baş harflerinden oluşuyor ve İngilizce mürekkepli kalem anlamına gelen "pen" ile çağrışım yapıyordu. Daha sonra üye kapsamı genişledi. Üyeleri arasına gazeteciler, tarihçiler, çevirmenler, yayıncılar, senaristler ve çok farklı yazın emekçileri de katıldı.
Almanya’da PEN International’a bağlı iki merkez var: Darmstadt merkezli tarihsel PEN Zentrum Deutschland ve 2022’de kurulan PEN Berlin. PEN Berlin, Alman PEN Merkezi’ndeki yönetim krizi ve Deniz Yücel’in başkanlıktan ayrılmasının ardından, yüzlerce yazar, gazeteci, çevirmen ve yayıncı tarafından kuruldu. Yaklaşık 730 üyeye ulaşan PEN Berlin, bugün Almanya’nın en etkili ifade özgürlüğü platformlarından biri olarak görülüyor. PEN Berlin sansüre karşı mücadele ve baskı altındaki yazarlarla dayanışmayı temel amaçları arasında sayıyor.
Üyeleri arasında Almanca edebiyatının uluslararası alanda tanınan isimleri Daniel Kehlmann, Christian Kracht, Eva Menasse, Julia Franck, Thea Dorn, Sven Regener ve araştırmacı gazeteci Günter Wallraff, Rus muhalif yazar Vladimir Sorokin, Vladimir Sorokin ve gazeteci-yazar Deniz Yücel bulunuyor. PEN Berlin son yıllarda Rusya, Belarus, İran ve Türkiye’de gazeteci, yazar ve sanatçılara yönelik baskılar konusunda yayımladığı açıklamalarla Avrupa kamuoyunda etkili seslerden biri olarak öne çıkıyor.
(AEK)