Pekin zirvesi: ABD ve Çin yeni sayfa değil, kriz yönetimi arıyor
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, üç günlük temaslar için Pekin’e gitti. Ziyaret, ABD’den Çin’e lider düzeyinde 2017’den bu yana yapılan ilk resmi ziyaret oldu. Trump’a siyasi kurmayların yanı sıra Amerikan şirketlerinden temsilciler de eşlik etti.
Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda yapılan karşılamada Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping kameralar karşısına geçti. Trump, ilişkilerin “her zamankinden daha iyi” olabileceğini söyledi, Şi ise ABD ve Çin’in “rakip değil, ortak” olması gerektiğini vurguladı.
Trump Çin'de, görüşmeler bugün başlıyor
Wheels down in Beijing!
— The White House (@WhiteHouse) May 13, 2026
President Donald J. Trump lands for a landmark summit with China, greeted by Vice President Han Zheng during a welcome ceremony. pic.twitter.com/4q2mATZrn4
Ticaret savaşı bitmedi
Zirvenin ana başlıklarından biri ekonomi oldu. ABD’nin Çin’e yönelik tarifeleri ve teknoloji kısıtlamaları ile Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolleri, iki ülke arasındaki gerilimin merkezinde yer alıyor. Taraflar 2025’te bazı tarifeleri geçici olarak askıya almıştı bu nedenle görüşme, ilişkilerde kalıcı bir yumuşamadan çok kırılgan dengenin sürdürülüp sürdürülemeyeceği açısından izleniyor.
Trump’ın gündeminde Çin’in ABD’den daha fazla tarım ürünü ve uçak satın alması da var. Zirveye Elon Musk, Tim Cook ve Jensen Huang gibi şirket yöneticilerinin katılması, görüşmenin ekonomik boyutunu öne çıkardı.
ABD-İran savaşı "barış süreci"ni durma noktasına mı getirdi?
İran savaşı ve enerji güvenliği
Ziyaret, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. İki liderin Orta Doğu’daki gelişmeleri de ele alması bekleniyor.
Trump Çin yolculuğuna başlarken İran'ı "yok etmek"ten söz etti
Tayvan başlığı gerilimi koruyor
ABD-Çin ilişkilerindeki en hassas başlıklardan biri Tayvan. Euronews, Şi’nin ABD’nin Tayvan’a silah satışını gündeme getirmesinin beklendiğini aktardı. Çin merkezli Xinhua haber ajansının paylaştığı bilgiye göre Şi, Tayvan meselesinin “uygun biçimde ele alınmaması” halinde iki ülke arasında çatışma riskinin artabileceğini söyledi.
Bu nedenle Pekin zirvesi, yeni bir dönemin ilanından çok, iki büyük gücün krizleri yönetme arayışı olarak okunuyor.
Medya zirveyi nasıl gördü?
Dünya medyası, Trump’ın Pekin ziyaretini ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaktan çok, iki büyük gücün kriz başlıklarını kontrol altında tutma çabası olarak yorumluyor.
AP ve The Guardian, törensel karşılama ve olumlu mesajlara rağmen Tayvan, ticaret, teknoloji kısıtlamaları ve İran savaşı gibi başlıklarda temel ayrılıkların sürdüğüne dikkat çekti. Özellikle Şi Cinping’in Tayvan konusunda yaptığı uyarılar, Batı basınında zirvenin en kritik ve gerilimli başlığı olarak öne çıktı.
Asya basınında ise görüşme, “kırılgan istikrar” arayışı ve ekonomik pazarlık başlıkları üzerinden ele alındı. The Straits Times, ticaret görüşmelerinde ilerleme mesajları verilse de Tayvan anlaşmazlığının ilişkileri tehlikeli bir hatta taşıyabileceğini yazdı.
South China Morning Post ise zirvede büyük bir uzlaşıdan çok, tarifeler, nadir toprak elementleri ve şirket anlaşmaları üzerinden kısa vadeli kazanımlar aranacağı yorumunu öne çıkardı.
(NÖ)