LGBTİ+ dernekleri, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde (TOBB ETÜ) eğitim gören trans öğrenci Arya’nın 13 Nisan’da intihara sürüklenmesinin ardından, bugün yazılı bir açıklama yayımladı.
14 dernek, açıklamada Arya’nın ölümünün “Aile Yılı”nın sonuçlarından biri olduğunu belirterek, “Arya’nın sesi olmaya devam edeceğiz. Başımız sağ olsun,” dedi.

LGBTİ+ intiharları neden politiktir?
“Bu iklimin en ağır sonuçlarını trans gençler yaşamaktadır”
Kaos GL’de yer alan habere göre, açıklama özetle şöyle:
“Arya’yı ismiyle, kimliğiyle ve varoluşuyla anıyoruz. Arya’nın yaşamını yitirmesi tekil bir olay olarak ele alınamaz. Arya’nın ardından ortaya çıkan öğrenci anlatımları, sosyal medyadaki yorumlar ve paylaşımlar; sistematik zorbalığı, dışlanmayı, güvensizliği ve kurumsal ihmali işaret etmektedir. Bir öğrencinin yaşamını yitirmesine giden süreçte yaşananlar görmezden gelinemez, sıradanlaştırılamaz, örtbas edilemez.
“Üniversite yönetiminin yayımladığı taziye açıklamasında dahi Arya’nın ismini tanımaması, onun kimliğini yok sayması, bu sistematik şiddetin ölümünden sonra da sürdüğünü ortaya koymaktadır. Transların isimlerinin, kimliklerinin ve varoluşlarının tanınmaması; üniversitelerde, yurtlarda ve kamusal alanda maruz bırakıldıkları dışlanmanın en görünür biçimlerinden biridir. Bu yalnızca bir dil meselesi değil; transların varoluşunu inkâr eden, onları yalnızlaştıran ve savunmasız bırakan politikaların kurumsal düzeyde yeniden üretilmesidir.
“Bir yılı aşkın süredir ‘Aile Yılı’ adı altında devlet eliyle yürütülen ayrımcı politikalar ve LGBTİ+’ları hedef alan yasa tasarıları; nefreti örgütlemekte, ayrımcılığı meşrulaştırmakta ve LGBTİ+’ların hedef gösterilmesini sistematik hâle getirmektedir. Bu siyasal iklim, özellikle genç LGBTİ+’ların en çok zaman geçirdiği üniversite kampüslerinde ve yurtlarda doğrudan karşılık bulmakta; öğrencileri daha kırılgan, daha yalnız ve daha güvencesiz hale getirmektedir.
“Bu iklimin en ağır sonuçlarını ise trans gençler yaşamaktadır. Yalnızlaştırılan, hedef gösterilen, güvencesiz bırakılan, sağlığa erişim hakkı engellenen ve kimlikleri tanınmayan trans gençler; eğitim, barınma, sağlık ve sosyal yaşam alanlarından sistematik olarak dışlanmaktadır. Arya’nın ölümü de bu düzenin dışında düşünülemez. Buradan açıkça söylüyoruz: Trans intiharları politiktir. Çünkü bu ölümler, LGBTİ+’ları hedef alan nefretin, ayrımcılığın, yalnızlaştırmanın ve kurumsal ihmalin içinde gerçekleşir.”
Talepler
LGBTİ+ dernekleri, taleplerini ise şöyle sıraladı:
“Taleplerimiz nettir:
- Arya’nın ölümüne giden sürecin bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılması,
- Zorbalık, ayrımcılık, rıza dışı ifşa ve ihmal iddiaları hakkında etkin soruşturma yürütülmesi,
- Yurt yönetimi, güvenlik personeli ve üniversite idaresinin sorumluluğunun açığa kavuşturulması,
- Yurtlarda ve kampüslerde LGBTİ+’lar için güvenli, kapsayıcı ve ayrımcılık karşıtı politikaların derhal oluşturulması,
- Öğrencilerin isim, kimlik, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim bilgilerinin korunmasına yönelik açık güvencelerin sağlanması,
- Üniversitelerde ve yurtlarda rıza dışı ifşa, ayrımcılık ve şiddete karşı başvuru ve destek mekanizmalarının oluşturulması,
- Trans öğrencilerin varlığını tanıyan, onları koruyan ve kapsayan barınma ve eğitim politikalarının hayata geçirilmesi.
Biz buradayız. Trans gençler yalnız değil. Arya’yı unutturmayacağız. İsmini silmenize izin vermeyeceğiz. Nefretinize, yasalarınıza, sessizliğinize teslim olmayacağız. Arya’nın sesi olmaya devam edeceğiz. Başımız sağ olsun.”
İmzacı kurumlar: 17 Mayıs Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), HEVİ LGBTİ+ Derneği, Genç LGBTİ+ Derneği, Kaos GL Derneği, Kırmızı Şemsiye Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Dayanışma Derneği (LİSTAG), Mersin LGBT 7 Renk Derneği, Muamma LGBTİ+ Derneği, Özgür Renkler Derneği, ÜniKuir Derneği, Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD). (TY)



