İİKİNCİ TUR HAZIRLIKLARI BAŞLADI
Kolombiya: Solun ikinci tur çağrısı: "Savaş ve diktatörlüğe karşı 'Yaşam İçin İttifak'"
Kolombiya’da solun adayları başkanlık seçiminin 31 Mayıs'taki ilk turundan ikinci sırada çıktı. 21 Haziran’daki ikinci tur, Başkan adayı Iván Cepeda ve başkan yardımcısı adayı Aída Quilcué için artık yalnızca sağın şemsiye adayı Abelardo de la Espriella’yı geride bırakma mücadelesi değil; barış, toplumsal reformlar ve demokratik haklar adına yeni bir çoğunluk kurma sınavı anlamına geliyor.
Kolombiya’da cumhurbaşkanlığı yarışında sonuç çıkmadı, seçim ikinci tura kaldı
2022’de Gustavo Petro, Kolombiya tarihinin ilk solcu başkanı olduğu seçimlerin ilk turundan yüzde 40,3 ile birinci çıkmış, en yakın rakibi sağcı Rodolfo Hernández yüzde 28,17’de kalmış, gençliğinde M-19 gerilla grubunun mensubu olan Petro, ikinci turda merkezden yanına çektiği yüzde 10 oyla iktidarı elde etmişti.
KOLOMBİYA BAŞKANLIK SEÇİMLERİ-II. TUR
Oyların yüzde 99,45'i sayıldı | Başkan Gustavo Petro Kolombiya'nın tarihini değiştirdi
Dağılan merkez, tırmanan faşizm
Sol ikinci başkanlık dönemi için girdiği 31 Mayıs seçimlerinin ilk turunda 2022’dekiyle hemen aynı oyu almış olsa da diğer sonuçlar arada geçen dört yılda merkezin dağılmış ve psikolojik üstünlüğün sağa meyletmiş olduğunu ortaya koyuyor.
Oysa seçimden önceki son anketlerde sıralama tersine görünüyordu: İlk turdan Cepeda’nın birinci De la Espriella’nın ikinci çıkması bekleniyordu. Resmî ön sayım sonuçlarına göreyse, De la Espriella yaklaşık yüzde 44 oyla ilk sırayı alırken, “Tarihsel Blok” adayı Cepeda yüzde 41’le ikinci tura kaldı.
31 MAYIS BAŞKANLIK SEÇİMLERİ
Kolombiya: Savaştan medet uman sağ ve barıştan güç toplamakta zorlanan sol arasında
AP, sonuçları De la Espriella’nın “suça karşı amansız mücadele” vaadiyle yükseldiği, Cepeda’nın ise sol tabanı aşarak desteğini genişletmek zorunda kaldığı bir eşik olarak yorumladı.
Cepeda ve Petro, ön sonuçları kabul etmedi
Cepeda ilk açıklamasında sonuçların kesinliğinin tartışmalı olduğu konusunda uyardı. Ön sayım sonuçlarıyla seçmen kütüklerindeki seçmen sayıları arasındaki farkların açıklığa kavuşturulmasını istedi. Ülkenin önde gelen gazetelerinden El Espectador’un göndermede bulunduğu demecinde Cepeda, “885 bin kişi ya da kimlikle ilgili olarak açıklığa kavuşturulmasını istediğimiz bir fark var” dedi; “ciddiyetleri”ni vurgulayarak, ancak seçim kurulları sorunları “açıklık, netlik ve titizlikle” aydınlattıktan sonra sonuçlara ilişkin kesin bir söz söyleyebileceklerini dile getirdi.
Seçim yorumcuları, Cepeda’nın bu çıkışıyla bir yandan seçim güvenliği ekseninde sol tabanı teyakkuza geçirirken, öte yandan ikinci tur için kararsız ve merkez seçmenlerin tercihini soldan yana kullanmaya ikna etmeyi de zora sokabilecek bir meşruiyet tartışması başlatmış olduğuna dikkat çekiyorlar.
İkinci tur sonuçlarının kesinleşmesinin ardından, her durumda görevi bırakacak olan Başkan Gustavo Petro da benzer bir doğrultuda konuştu ve ön sayım sonuçlarını kabul etmediğini açıkladı. Petro, sayım ve yazılım sistemindeki değişiklikleri hedef alarak “başkan olarak ön sayım sonuçlarını kabul etmiyorum” dedi; bağlayıcı sonuçların yargıçların yönettiği seçim kurullarından çıkacağını dile getirdi.
Ancak El Espectador, Petro’nun bu iddialarının daha önce gözlem misyonları ve denetim kurumlarınca birçok kez yanıtlandığını, ileri sürülen iddiaların kanıtlanmış ihbarlardan çok başkanın kişisel görüşleri olarak değerlendirildiğini aktardı. Bu konuya dikkat çeken gözlemciler, solun ikinci turda yalnızca itiraz eden değil, aynı zamanda güven veren bir siyasal merkez kurması gerektiğinin altını çiziyor.
Aída Quilcué: "Geri dönemeyiz"
“Tarihsel Blok”un Başkan Yardımıcısı adayı Aída Quilcué’nin açıklaması ise solun ikinci tur kampanyasının tarihsel ve ahlakî çerçevesini vurguluyordu: Quilcué, “Kaybetmedik, ilerlemeye devam ediyoruz ve bu yaşam projesini sürdürmek için çabaları[mızı] iki katına çıkarmalıyız” dedi.
Kolombiya'nın Cauca, Huila, Tolima ve Valle del Cauca bölgelerinde yaşayan en büyük yerli topluluklarından biri olan Nasa halkından gelen kadın siyasetçi, “Geriye dönemeyiz; ölüme ve dışlanmaya dönemeyiz” sözleriyle sağın güvenlikçi restorasyon vaadini yalnızca bir iktidar değişimi sloganından ,ibaret olmadığına dikkat çekti. Bu olasılığı, Kolombiya’nın uzun baskıcı ve iç sömürgeci geçmişine, savaşa ve dışlanmaya geri dönüş tehlikesi olarak tanımladı.
Güvenlik talebi yüksek
Bu çizgi, Solun kampanyasını “barış-savaş” ekseninde sürdürme kararlılığını yansıtmakla birlikte, ikinci turda Solun birinci tura damgasını vuran somut arayışlara da—güvenlik, hayat pahalılığı ve devletin yönetilebilirliği ile kamusal etkinliğinin yeniden tesis edilmesi—karşılık verme ihtiyacını ortadan kaldırmıyor.
De la Espriella’nın yükselişi bu ihtiyaca yalın, hatta Trumpvari kaba ve haydutça bir yanıt vermekten çekinmemesiyle de ilgili. Kolombiyalı siyasal yorumcu Sergio Guzmán, AP’ye verdiği demeçte, Cepeda’nın ikinci turda “yokuş yukarı” bir mücadeleyle karşı karşıya olduğunu ve ilk turdaki sağa kayışın “kamuoyunda meydana gelen, aşılması çok zor bir değişim” olduğunu söyledi.
AP’nin yorumuna göre, De la Espriella ayrıca Trump ve Bukele çizgisindeki güvenlik söylemiyle, Latin Amerika’da ilerici politikalardan sert güvenlikçi liderliğe meyleden daha yaygın bir eğilimle eklemleniyor. De la Espriella’nın “narkoterörizmi yok edeceğim” ve “mega cezaevleri açacağım” vaadi, insan hakları açısından ağır suç risklerini ima etse de şiddet ve suçtan duyulan korku ve yılgınlığın kol gezdiği bir ortamda seçmende karşılık bulabildi.
Reuters, ikinci tur dinamiğinin sağın adayı lehine işleyebileceğine dikkat çekiyor. Merkez adayların önemsizleşmesinin yanı sıra sağın diğer adayı Paloma Valencia ve Álvaro Uribe çevresi hızla De la Espriella’nın arkasına diziliyor.
Kazanımları savunmak yetmeyecek
Bu tablo, solun önündeki birinci hedefi açık hale getiriyor: Cepeda ve Quilcué, yalnızca Petro hükümeti döneminin kazanımlarını savunmakla kaldıkları takdirde ikinci turda giderek birleşik bir güç haline gelen sağ blok karşısında zorlanacaklar. Kazanmak için gençleri, sendikaları, yerli ve Afro-Kolombiyalı hareketleri, kent yoksullarını, barış yanlısı liberalleri ve ürkek merkez seçmeni aynı hatta buluşturacak daha da geniş bir “demokratik güvenlik ve sosyal adalet” söylemine müracaat etmeleri gerekecek.
Sol için "kutuplaşma" hem bir risk hem bir imkan
Kolombiya’nın önemli araştırmacı gazetecilik odaklarından La Silla Vacía ilk değerlendirmesinde ülkenin ikinci tura iki “dışlayıcı proje” arasında gittiğini vurguladı. Bu tespit, büyük ölçüde 31 Mayıs seçimleriyle ülkede merkez siyasetin çöküşünü de yansıtıyor. Artık yarış, geleneksel merkez sağ-merkez sol dengesinde değil, bir yanda güvenlikçi restorasyon ya da diktatoryal sağ, diğer yanda solun sosyal reform ve barış vaadi arasında kuruluyor. Bu durum sol için hem bir risk hem de bir imkân.
Kutuplaşmanın sertliği Cepeda’nın önceki dönemi arkasına almakla yetinmeyerek, uzun süren ve henüz bitmeyen iç çatışmanın sertliğinden yılmış kitlelerin güvenini kazanma çabalarını görünmezleştiriyor — bu bir risk. Olanak ise De la Espriella karşısında kadın hakları, LGBTI+ hakları, doğa savunusu, emek hakları ve barış süreçlerini bir “demokratik yaşam projesi” olarak birleştirebilme inisiyatifine sahip “Tarihsel Blok” dışında başka hiçbir siyasal odak kalmamış oluşu.
Gençlere, Yeşillere, liberallere çağrı
Cepeda da bu doğrultunun önünü açma çabasında. El Espectador’daki demecinde De la Espriella’yı “mafya tipi faşizmin” temsilcisi olarak teşhir etti. İktidara gelecek olursa Petro döneminin sosyal kazanımlarının “darmadğın edileceğini”, kadınlar ve LGBTIQ+’lar için hak güvencelerinin ortadan kalkacağını söyledi.
teleSUR da Cepeda’nın gençleri, Yeşiller’i, eski Eğitim Bakanı Juan Fernando Cristo'nun “En Marcha” (Yürüyüş) hareketini ve liberal sektörleri “Yaşam İçin Büyük İttifak”ta buluşmaya çağırdığını aktardı. Bu çağrı, solun ikinci tur stratejisinin anahtarı sayılabilir: Kendi tabanını korurken, seçimi yalnızca Petro hükümetinin devamı olarak değil, otoriter ve savaş yanlısı bir restorasyona karşı bir demokratik savunma siperi olarak sunmak.
Ancak bu hattın etkili olabilmesinin tılsımı, Sol'un güvenlik sorununa inandırıcı bir çözüm sunabilmesinde. Barış müzakerelerini savunmak, Kolombiya gibi uzun bir iç savaş geçmişi olan bir ülkede ahlaki bir üstünlük sağlıyor. Ancak, Solun ikinci turdaki en kritik görevi “barış” fikrini zayıf devlet, cezasızlık ya da güvensizlikle özdeşleştiren sağ söylemi kırmak olacak. Bunun için barışı, yurttaş güvenliğini, yerel demokrasiyi, toprak reformunu, genç istihdamını ve kamu hizmetlerini bir arada savunması gerekiyor.
Sonuçta ilk tur, Kolombiya solunun yenilmediğini ama artık kendiliğinden kazanamayacağını gösterdi. Cepeda ve Quilcué yaklaşık 10 milyon oyla temsil edilen büyük bir toplumsal zemine sahipler. Ancak, De la Espriella’nın öne geçmesi, korku siyasetini ve savaşı güvenlik vaatlerinin merkezine yerleştiren odakların toplumda ciddi bir karşılık bulduğunu da açığa çıkardı. Kolombiya’da sol için 21 Haziran, bir seçimden çok daha fazla anlam yüklü: Sol, savaş geçmişine geri dönmeden kamusal alanı herkes için güvenli kılma, hakları savunurken güvenlik üretme ve Petro sonrası dönemde çoğunluğun siyasetini yeniden inşa sınavını geçmek zorunda.
(AEK)