ITUC 2026 raporu: Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasında
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2026 yılına ilişkin Küresel Haklar Endeksi raporunu yayımladı.
Bu yıl 13’üncüsü yayımlanan endeks, 151 ülkede hükümetler ve işverenler tarafından uluslararası düzeyde tanınan çalışma haklarına yönelik ihlalleri inceliyor. ITUC, raporunda Türkiye’yi bir kez daha “işçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesi” arasında gösterdi.
Türkiye ile birlikte listede Arjantin, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama ve Tunus yer aldı.
ITUC’a göre Türkiye, işçiler açısından “hak güvencesinin olmadığı” ülkeler kategorisinde bulunuyor. Raporda, Türkiye’de sendika kırma, örgütlenme özgürlüğünün ihlali, grev hakkının engellenmesi ve sendikacılara yönelik adli kontrol tedbirleri öne çıkarıldı.
Türkiye bölümünde Digel, SAG Hidrolik, Eti Maden ve Eğitim Sen var
ITUC, Türkiye bölümünde hükümetin ve işverenlerin sendika karşıtı uygulamalarının “misilleme” aracı olarak kullanıldığını belirtti.
Raporda, Ocak 2025’te Almanya sermayeli hazır giyim üreticisi Digel Tekstil işçilerinin TEKSİF’e üye olmasının ardından dört öncü sendika üyesinin kıdem tazminatı ödenmeden işten çıkarıldığı aktarıldı. ITUC’a göre işveren, sendikanın yetki sürecine itiraz etti ve TEKSİF’in çoğunluğu sağlamadığını öne sürdü. Ardından 15 sendika üyesi daha işten çıkarıldı.
"SERBEST BÖLGEDE KÜRESEL DAYANIŞMA"
İzmir: Giyim işçileri sistematik taciz ve sendikasızlaştırmaya karşı direnişte
Raporda ayrıca İtalya sermayeli hidrolik sistem üreticisi SAG Hidrolik’te Birleşik Metal-İş’in Ağustos 2025’te yetkili sendika olarak tespit edilmesinin ardından üç sendika üyesinin gerekçesiz işten çıkarıldığı belirtildi. ITUC, işveren yönetiminin işçileri sendikadan istifa etmemeleri halinde fabrikanın kapanabileceği tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını kaydetti.
Devletin grev hakkına müdahalesi de Türkiye bölümünde yer aldı. Rapora göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Temmuz 2025’te Eti Maden’deki yasal maden grevini “milli güvenlik” gerekçesiyle 60 gün erteledi. ITUC, Türkiye’de grev ertelemesinin uyuşmazlığı zorunlu tahkime taşıdığına ve bunun grev hakkını fiilen devre dışı bıraktığına dikkat çekti.
Grev yasakları sistematikleşti: AKP iktidarı boyunca 22 grev 'ertelendi'
Raporda Eğitim Sen yöneticilerine yönelik baskı da yer aldı. ITUC, Eğitim Sen’in Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı düzenlenen dayanışma grevinin ardından sendika yöneticilerinin ev hapsine alındığını belirtti. Ev hapsinin sona ermesine rağmen yöneticilerin haftalık imza verme gibi adli kontrol tedbirleriyle karşı karşıya olduğu aktarıldı.
Eğitim Sen'e "iş bırakma eylemi" soruşturması
“Sendikalara saldırı, demokrasiye saldırı”
ITUC, 2026 endeksinde işçi haklarına yönelik saldırıları yalnızca çalışma yaşamıyla sınırlı görmedi. Raporda, sendikalara, grev hakkına ve toplu pazarlığa yönelik baskılar “demokratik ilkelerin küresel aşınması” başlığı altında değerlendirildi.
ITUC Genel Sekreteri Luc Triangle, raporda işçi hareketinin “dünyanın en büyük demokratik gücü” olduğunu belirtti. Triangle, sendikaların yalnızca işyerindeki hakları değil, demokratik kurumların baskı altında olduğu bir dönemde demokrasiyi de savunduğunu söyledi.
ITUC, raporunda dünya genelinde yeni teknolojilerin de işçileri izlemek, disipline etmek ve susturmak için kullanıldığını vurguladı. Ayrıca hükümetlerin iş yasalarında değişiklik yapmadan önce sendikalarla “iyi niyetli” istişare yürütme eğiliminin azaldığı belirtildi.
Grev hakkı 131 ülkede ihlal edildi
Rapora göre 2026’da işçi hakları alanında küresel tablo ağırlaştı.
ITUC, ülkelerin yüzde 87’sinde grev hakkının ihlal edildiğini bildirdi. Bu oran, endekste yer alan 151 ülkenin 131’inde grev hakkının kısıtlandığı ya da yasaklandığı anlamına geliyor. Grev hakkına yönelik ihlaller 2024 ve 2025’teki rekor seviyesini korudu.
Toplu pazarlık hakkı ülkelerin yüzde 80’inde, sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı ise yüzde 75’inde ihlal edildi. Ülkelerin yüzde 75’inde sendikaların yasal kayıt süreçleri engellendi.
Rapora göre işçilerin adalete erişimi ülkelerin yüzde 72’sinde kısıtlandı. İfade ve toplanma özgürlüğüne yönelik ihlaller ise bir önceki yıla göre 5 puan artarak ülkelerin yüzde 50’sinde kaydedildi. ITUC, bunun endeks tarihindeki en yüksek oran olduğunu açıkladı.
Şiddet ve gözaltılar arttı
ITUC’a göre işçilere yönelik şiddet de arttı. 2025’te ülkelerin yüzde 26’sında işçilere yönelik şiddet kaydedilirken, 2026’da bu oran yüzde 32’ye çıktı.
Yetkililer 75 ülkede işçileri ya da sendika temsilcilerini gözaltına aldı veya tutukladı. Bu da endeks açısından rekor düzey olarak kaydedildi. Angola, Kolombiya, Endonezya ve Meksika’da sendikacılar ve işçiler öldürüldü.
Raporda, ifade ve toplanma özgürlüğüne yönelik saldırılardaki artış, şiddet olaylarındaki yükseliş ve keyfi gözaltıların yaygınlaşması, sendika liderlerine yönelik baskının giderek daha fazla ülkede “olağan” hale geldiğinin göstergesi olarak değerlendirildi.
Avrupa ve Amerika’da en kötü tablo
ITUC’a göre Avrupa ve Amerika kıtası, endeksin başladığı 2014’ten bu yana en kötü ortalama ülke puanlarına geriledi.
Avrupa’nın ortalama puanı 2,80’e düştü. Raporda Avrupa’daki 41 ülkenin yaklaşık dörtte üçünde grev hakkının engellendiği belirtildi. Türkiye de Avrupa değerlendirmesinde sendika yöneticilerinin yargı baskısı, “terör” suçlamaları, ev hapsi ve işten çıkarmalarla karşı karşıya olduğu ülkeler arasında sayıldı.
Amerika kıtasında ortalama puan 3,72’ye geriledi. Arjantin ve Panama bu yıl işçiler için en kötü 10 ülke arasına girdi.
Dünyanın işçiler için en kötü bölgesi ise bir kez daha Ortadoğu ve Kuzey Afrika oldu. Bölgenin ortalama puanı 4,68 olarak kaydedildi. ITUC, bu bölgedeki 19 ülkenin tamamında toplu pazarlık, sendika kurma ve sendikaların kayıt altına alınması haklarının ihlal edildiğini belirtti.
Dört ülkenin notu kötüleşti, üç ülke iyileşti
2026 endeksinde Arnavutluk, Arjantin, Fransa ve Panama’nın notu kötüleşti. Botsvana, Birleşik Krallık ve Uruguay’ın notu ise iyileşti.
ITUC, Gine-Bissau, İsrail, Liberya, Moldova, Filipinler, ABD ve Zimbabve’yi “izleme listesine” aldı. Rapora göre bu ülkelerde işçi hakları ve sendikal özgürlükler üzerindeki baskı ölçülebilir biçimde arttı.
ITUC, 2026 raporunda işçi haklarındaki gerilemeyi “grevlerin bastırılması, yasal korumaların aşındırılması ve sendikaların kriminalize edilmesi” üzerinden tanımladı. Konfederasyona göre bu ihlaller münferit değil, muhalefeti susturmayı ve eşitsizliği derinleştirmeyi hedefleyen daha geniş bir stratejinin parçası.
Rapora buradan ulaşabilirsiniz (İngilizce)
(HA)