İsviçre’de ‘feminist grev’ bu yıl G7'ye karşı
G7 devlet ve hükümet başkanları, 15-17 Haziran 2026 tarihleri arasında Fransa Alpleri'nin eteğindeki Évian-les-Bains'de bir araya gelecek. Zirve Fransa'da gerçekleşse de, gözler ağırlıklı olarak sınırın hemen öte yakasına, Cenevre'ye çevrilmiş durumda.
İsviçre'nin uluslararası şehrinde, zirveden bir gün önce, 14 Haziran'da, on binlerce kişi sokaklara çıkacak: NOG7 (G7’ye Hayır!) koalisyonunun örgütlediği büyük protesto kortejinin başında, Feminist Grev Kolektifi olacak. 14 Haziran İsviçre’de tarihsel olarak kadın mücadelesinin simgesi.
Yaklaşık 50 dernek, sendika ve siyasi gruptan oluşan NOG7 koalisyonu, 14 Haziran Pazar günü saat 16:00'da Mon Repos Parkı'ndan başlayacak kortejle, uluslararası örgütlerin merkezi Place des Nations'a yürüyecek. Kortejin başını Cenevre Feminist Grevi Kolektifi çekecek.
İsviçre'nin Romand bölgesi kantonlarından gelen tüm feminist kolektifler bu yıl dağınık şehir eylemlerini bırakıp tek bir büyük kortejde buluşmayı tercih etti.
Cenevre Kanton yönetimi güzergâhı ancak uzun müzakereler sonucunda onayladı, kortejin bazı güzergâhları kullanması yasaklandı.
NOG7 koalisyonunun mobilizasyonu yalnızca İsviçre sınırlarıyla kısıtlı tutulmuyor. Aktivist Théo, Cenevre'ye katılımcı toplamak amacıyla İsviçre'den Fransa'ya geçerek Toulouse Mirail Üniversitesi kampüsünde broşür dağıtıyor.
Sınav döneminde Fransa’ya geçen Théo Frei, RTS Info'ya şunları söyledi:
"İsviçre'den geldik; G7'ye karşı mobilizasyon için Fransa turundayız. Amaç 13-14 Haziran hafta sonu Cenevre'ye otobüs, tren, araç paylaşımıyla olabildiğince çok insan getirmek."
Beklentileri konusunda net olan Frei, "Onlarca binlerce kişi gelecek, uluslararası durum o kadar çılgın ki çok kitlesel olacağını düşünüyoruz" dedi.
G7 neden protesto ediliyor?
Bugün G7 üyesi ülkeler küresel GSYİH'nin yalnızca yüzde 43'ünü temsil ediyor; 1975'te bu oran yüzde 70'in üzerindeydi. Buna karşın yapı, büyük ekonomik ve diplomatik kararları tartışmaya devam ediyor.
G7'nin Çin ve Afrika gibi yükselen güçleri yapısal olarak dışladığı, kemer sıkma politikaları, silah ihracatı ve küresel vergi adaletsizliği aracılığıyla büyük sermayenin çıkarlarını savunduğu görülüyor.
NOG7 koalisyonu ise bu politikaların kadınları, göçmenleri, emekçileri ve küresel güneyin halklarını orantısız biçimde etkilediğini savunuyor.
2003: Cenevre sokağa çıktı
Évian G7’ye ilk kez ev sahipliği yapmıyor. 2003'te Cenevre'de düzenlenen gösteriler, Avrupa'nın dört bir yanından gelen yaklaşık 100 bin kişiyi bir araya getirmişti.
Gösterilerin ardından yaşanan olaylar yaklaşık dört gün sürdü, mağazalar zarar gördü, onlarca kişi gözaltına alındı, birkaç kişi yaralandı. Güvenlik harcamaları yalnızca 3 günlük zirve için 40 milyon İsviçre frangını aştı.
Adını vermek istemeyen bir motosiklet dükkanı sahibi, 2003'teki olayları şöyle aktarıyor: “Camları kırdılar, molotof attılar. 3-4 gün boyunca savaş gibiydi. Öğleden sonra saat 2'de dükkânı kapatmak zorunda kalıyorduk.”
Ancak genç aktivistler bu çerçevelemeye itiraz ediyor. 2003'te henüz 5 yaşında olan Théo Frei, şunları söyledi: 'Bize sürekli 2003'ten bahsediyorlar. Biz o dönemde yoktuk, o korkuyu taşımıyoruz."
G7'nin gölgesi yalnızca esnafa değil, uluslararası kurumlara da düştü. Cenevre'deki Maison de la Paix binası 13-14 Haziran hafta sonu tamamen kapalı kalacak. Bölgedeki pek çok uluslararası kurum da çalışanlarını eylemden önceki günlerde uzaktan çalışmaya yönlendirdi. Cenevre merkezindeki pek çok dükkan ise vitrinlerini tahta panellerle kapatıyor.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
14 Haziran'da iki öfke bir arada
Bu yıl iki güçlü mobilizasyon aynı tarihte buluştu. Feminist Grev Kolektifi, G7'nin Évian'a geleceğini öğrenir öğrenmez 14 Haziran'ı NOG7 eylemiyle birleştirmeye karar verdi.
Feminist Kolektife göre G7, salt bir ekonomi zirvesi değil, savaş, kemer sıkma ve borç kıskacı aracılığıyla Güney halklarını, özellikle kadınları derinden etkileyen bir güç bloğunun somutlaşması.
ABD, Fransa ve Almanya gibi G7 üyeleri 2021-2025 döneminde dünya silah ihracatının yüzde 60'ından fazlasını oluşturmasına rağmen kemer sıkma politikaları kadın yoğun sektörleri ve kamu hizmetlerini orantısız biçimde etkiliyor.
NOG7 kolektifinin sözcüsü Françoise Nyffeler şunları söyledi:
"Bu mobilizasyon yasaklarla durdurulamaz. İnsanlar hazır, öfkeli ve endişeli. Başından beri barışçıl ve herkesin katılabileceği bir gösteri istiyoruz. Bize göre bu politikaların karşısında durmak feminist mücadelenin ayrılmaz bir parçası.
Hepimiz özgür olmadıkça hiçbirimiz özgür değiliz. Bu yıl 14 Haziran, hem feminist grev hem de G7 karşıtı direniş için ortak bir buluşma noktasına dönüşecek."
Bu gönderiyi Instagram'da gör
Zirvede ne konuşulacak?
G7’nin gündemde küresel dengesizlikler, Ukrayna krizi, yapay zekâ, enerji güvenliği ve Orta Doğu çatışmaları yer alıyor.
Hindistan, Brezilya, Güney Kore, Kenya ve Suriye bu yıl davetli ülkeler arasında yer alıyor.
Zirve başlangıçta 14-16 Haziran olarak planlanmıştı ancak 14 Haziran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın 80. doğum gününe denk gelmesi nedeniyle Fransa, programı 1 gün erteleyerek 15-17 Haziran tarihleri arasında yeniden düzenledi. Trump'ın zirvede bizzat yer alacağı Beyaz Saray tarafından doğrulandı.
Ancak G7 masasında yer almayan kesimler de var: göçmen işçiler, bakım emekçileri, Filistin halkı, LGBTİ+ bireyler ve küresel güney toplulukları. NOG7 koalisyonu tam da bu kesimleri görünür kılmak için sokaklara çıkıyor.
Cenevre'de iki hazırlık: Biri barikat, biri kortej
Zirve Fransa topraklarında gerçekleşse de Évian'ın Cenevre'ye olan yakınlığı, İsviçre'yi olağandışı bir güvenlik yüküyle karşı karşıya bıraktı.
Federal Konsey, Fransa ile sınır kontrollerini yeniden uygulamaya koydu. Yaklaşık 4 bin İsviçre askeri, Cenevre, Vaud ve Valais kantonlarının polisine destek amacıyla konuşlandırıldı.
İsviçre ve Fransa Leman Gölü ve hava sahasındaki ortak operasyonlar için askeri işbirliği belgesi imzaladı. Sınır kapılarının büyük bölümü kapalı, hava sahası kısıtlı.
Cenevre ve Lozan'da Dünya Kupası için hazırlanan taraftar bölgeleri iptal edildi. Bastions Parkı da G7 süresince kapalı kalacak. Güvenlik operasyonunun maliyetinin yüzde 80'ini federal bütçe karşılayacak.
Eylemle ilgili tüm bilgilere NOG7 koalisyonunun sayfasından ve Feminist Grev Cenevre'nin web sitesinden ulaşılabilir.
14 Haziran İsviçre için ne anlama geliyor?
İsviçre, 1971'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan Avrupa'nın son ülkelerinden biri oldu. Cinsiyet eşitliği anayasada ancak 1981'de yer buldu. Kürtaj 2002'de yasal hale geldi, 14 haftalık ücretli annelik izni ise 2005'te yürürlüğe girdi.
14 Haziran 1991'de 500 bin kadın sokaklara çıktı. 1918 Genel Grevi'nden bu yana gerçekleşen en büyük siyasi hareket olarak tarihe geçti. 2019'da tekrarlanan grevden birkaç ay sonra yapılan seçimlerde parlamentodaki kadın oranı yüzde 32'den yüzde 42'ye yükseldi.
2023'ten itibaren eylem "kadınlar grevi"nden "feminist grev" adını aldı. Bu değişiklik, hareketin ücret eşitliği ve annelik haklarının ötesine geçerek ırk, sınıf, emperyalizm ve queer haklarını kapsayan kesişimsel bir mücadeleye dönüştüğünü yansıtıyor.
(MEÖ/HA)
Küresel adaletin yeni yolu: Servet vergisi, barış ve ulusötesi mücadele
Kadınların çalışma yükü erkekleri geçiyor, gelirden aldığı pay ise geride kalıyor
“Servet yeniden dağıtılmadan iklim krizi aşılamaz”
Cully’de bir köy, bir festival, bir dünya
"Sevgi sahiplik değildir": anaiis, Cully Jazz Festivali 2026